Bugun...

FETÖ MAĞDURU 100 AKADEMİSYEN İMZALI CUMHURBAŞKANINA MEKTUP

Türkiye'nin çeşitli üniversitelerindeki FETÖ mağduru akademisyenler grubu, FETÖ ile mücadeledeki aksaklıklar ve Yargının durumu ile ilgili kapsamlı dosyalarını hazırlayarak Cumhurbaşkanı'na gönderdi.Ancak mektubun verildiği tarihten bu yana kendilerine bir geri dönüş yapılmadı. Mektubu aşağıda yayınlıyoruz.
facebook-paylas
 Tarih: 28-02-2019 12:13:47  -   Güncelleme: 28-02-2019 12:57:47

FETÖ MAĞDURU 100 AKADEMİSYEN İMZALI CUMHURBAŞKANINA MEKTUP


Dosya konuları olarak, Akademisyenlerin  bazı saptamaları şu şekilde;
YÖK Kanunu madde 53 c/ 7 ye göre;  FETÖ  ve benzeri oluşum ve iltisaklılar hakkında yapılan şikayetleri,  savcılıklar kanunen re’sen karara bağlamak zorunda olmasına rağmen;  neden bu şikayet dilekçeleri halen daha Savcılıklar tarafından  (FETÖ kapsamında  tek bir kişinin bile KHK  ihracı yapılmamış)  YÖK kurumuna gönderilip, dipsiz bir dipfrizde bekletilmektedir? 

a) Savcılıklar neden  dosyaları suç tanımına göre işlem yapmayarak neden ağır ceza mahkemeleri dışındaki ceza mahkemelerine dosyaları göndermemektedir.

b) İlgili Devlet kurumlarından FETÖ kapsamında atılan kaç personelin  eş zamanlı savcılık suç duyuruları yapılmıştır?

c) İlgili devlet kurumları, kurum içi soruşturmalarda bizzat o kurumdaki  müşteki personelin tanık ifadelerine başvurmuşlar mıdır?
Üniversitelerde ve YÖK içinde  kapsamlı ve ince bir temizliğin yapılmadığını söyleyen Akademisyenler, Askeriyede uygulanan  Fetömetre uygulamasının Üniversitelerde de yapılması gerektiğini belirttiler.
 

ÇOK DEĞERLİ CUMHURBAŞKANIMIZ,

Biz Türkiye’nin farklı üniversitelerinde fetö ile mücadele eden 50’nin üzerinde akademisyen ve çalışanlar olarak bir araya geldik ve fetö ile mücadele etmek üzere bir platform oluşturduk. Üniversitelerde etkin bir fetö temizliğinin yapılmadığını, üst düzeyde fetöcülerin hala görevlerinde olduğunu, bunların fetöyle mücadele edenlere kumpaslarla mobbing uyguladığını sizinle paylaşmak, bilgi-belgeleri ulaştırmak üzere sizden randevu talep ediyoruz.  Şöyle ki;

Darbe sonrası üniversitelerde gerçek bir  FETÖ temizliği yapılmamış, üst konumundaki rektör, genel sekreter, dekan, daire başkanı, müdürlere dokunulmamış, FETÖ temizliği de bunlar eliyle yapılmış, FETÖ ile mücadele edenler de FETÖ’cü iftirası ile uzaklaştırılmış, böylece boşalan kadrolara hızlıca örgüt elemanları doldurulmaktadır.

FETÖ ile iltisakı tespit edilerek ihraç edilen bir rektörün yerine de YÖK, onun en yakın çalışma arkadaşını size tavsiye ederek sanki bir temizlik yapılıyormuş görüntüsü vermektedir. Örgüt maalesef, Üniversitelerde daha da güçlenerek kadrolaşmayı sürdürmektedir. Çeşitli adlar altında toplanan paralarla, örgüte himmet yardımının devam ettiği bilinmektedir.

Örgüt mensubu olmayan, yardım ve yataklığa boyun eğmeyen üniversite personelleri, görevinden uzaklaştırılabilmek için zulme dönüşen mobbing (yıldırma eylemleri) uygulanmaktadır. Öyle ki iftira, uydurma, sahte evrak, yalancı şahitlerle aleyhinde 45 civarında soruşturma açılmış personeller vardır. Bunlar sürgün edilmekte, pasif görevlere çekilmektedir.  

BİMER ve CİMER’e gönderilen ihbarlar doğrudan YÖK’e ulaştırılmakta, 15 Temmuz öncesi ve sonrası sürekli sümen altı etmesiyle bilinen YÖK, sadece milletvekilleri vb. güçlü kanallar vasıtasıyla gönderilen dosyaları incelemekte, fakat bunları da inceleme süresi devam ettiği gerekçesi ile, 3-4 yıl sürüncemede bırakmaktadır. Gelen belgelerde FETÖ’cülerin YÖK`te  güçlü olan kripto FETÖ’cüler tarafından korunup kollandığı anlatılmaktadır. Gezi Parkı Eylemlerine katılmaları için, öğrenci ve akademisyenleri yönlendirenlere dahi, YÖK tarafından işlem yapılmamıştır.  

Darbe sonrası fetöcü akademisyenler “HİCRET” tabir ettikleri şekilde başka üniversitelere kaydırılarak izleri yok edilmeye, haklarında açılmış soruşturmalar da, örtülmeye çalışılmaktadır. Aynı şekilde örgütün üniversitelerinde sözde yükseklisans ve doktora yapmış öğretim üyelerine de YÖK özellikle dokunmamaktadır.

FETÖ’nün hakim olduğu üniversite illerinde, rektörlerle kripto savcı ve hakimler ve YÖK arasında halen güçlü bir dayanışma vardır; Sizin “herkesin elini taşın altına koyarak, FETÖ’ye karşı ihbar ve suç duyuruları yapması yönündeki çağrınız ile, akademik personeller FETÖ kapsamında sahip olduğu bilgi ve belgeleri yetkili mercilere iletmiş, ancak  savcılar ve hakimler vasıtasıyla şikayet edenler hakkında iftira davaları açılmaktadır. FETÖ’cü olduğuna dair savcılık zabıtlarında ismi geçen, 17-25 Aralık’tan sonra talimat ile Bank Asya’ya para yatıran, sendikalarına üye olan, çocuklarını  FETÖ okullarına göndermeye devam eden, toplantılara katılan Doçent ve Profesörler hala görevlerindedir. İtirafçı örgüt mensuplarınca savcılıklara isimleri verilen üniversite imamlarına dahi dokunulamamaktadır.

Üniversite mensupları; Türkiye’nin değişik üniversitelerinden bir araya gelerek, üniversitelerimizin içine düşürüldüğü bu durumları tespit etmiş, bütün bu entrikaları dosyalar halinde belgelendirmiştir. Eğer kabul buyurursanız, bunları Zat-ı Alinize takdim etmek ve olup bitenleri gözler önüne sermek istiyoruz. Ülkemizin en uç noktalarındaki halkımızın sıkıntılarına göstermiş olduğunuz hassasiyeti biliyor ve bu samimi gayretinizi içtenlik ile takdir ediyoruz. Üniversite camiasının sıkıntılarını da dinlemeniz ümidiyle randevu talep ediyoruz.15.07.2018

 

                     Öğretim Üyesi ………….

                      IMZASIYLA

 

 

  Bu haber 1860 defa okunmuştur.

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Gündem Haberleri
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
resmi ilanlar
GAZETEMİZ
  ANKET Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
  NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
  HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI