Bugun...

KESK ''İnsanca Bir Yaşam ve Güvenceli İş için 27 Ağustos Salı Günü GÖREVDEYİZ!''

5 milyonu aşkın kamu emekçisini ve emeklisini kapsayan beşinci dönem toplu sözleşme görüşmeleri uyuşmazlık nedeniyle KESK''İnsanca Bir Yaşam ve Güvenceli İş talebimizle 27 Ağustos Salı Günü hizmet üretmiyoruz GÖREVDEYİZ!''dedi.
facebook-paylas
 Tarih: 27-08-2019 10:21:34

KESK ''İnsanca Bir Yaşam ve Güvenceli İş için 27 Ağustos Salı Günü GÖREVDEYİZ!''

KESK 'in yaptığı açıklama;

5 milyonu aşkın kamu emekçisini ve emeklisini kapsayan beşinci dönem toplu sözleşme görüşmeleri uyuşmazlıkla sonuçlanmıştır. Süreç bundan sonra Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nca sürdürülecektir. Bilindiği üzere konfederasyonlar, sendikalar toplu sözleşme tekliflerini 24 Temmuz'da Devlet Personel Başkanlığı'na vermiştir. Görüşmeler 1 Ağustos'ta başlamış, 16 Ağustos 2019 tarihinde yapılan toplantı oturumunda ise Kamu İşveren Heyeti adına Çalışma Bakanı hükümetin teklifini açıklamıştır. Söz konusu teklifte sadece maaş artışı rakamlarına yer verilmiştir. Kamu emekçilerinin hem genelde hem de hizmet kolları bağlamında yaşadığı yüzlerce soruna ilişkin tek cümle dahi edilmemiştir. Altışar aylık dilimlere bölünerek sunulan maaş artışı teklifinde ise,  2020 yılını ilk altı ayı için  %3,5 ikinci altı ayı için %3, 2021 yılının ilk altı ayı için  % 3, ikinci altı ayı için % 2,5 maaş zammı teklif edilmiştir. Yani, o günde vurguladığımız üzere beş milyonu aşkın kamu emekçisi ve emeklisi ile açıkça alay edilmiştir.

Ardından, mevcut anti demokratik toplu sözleşme sistemine bile aykırı olarak diğer konfederasyonlardan habersiz bir şekilde 19 Ağustos pazartesi gününün ilk saatlerinde Çalışma Bakanı ile yandaş konfederasyon Genel Başkanı arasında bir görüşme gerçekleştirilmiştir. Çalışma Bakanı görüşme sonrasında,  saat 02.16'de attığı tweet ile hükümetin teklifinin 2020 yılı için %4 + %4, 2021 yılı için ise %3+%3 olarak 'revize' edildiğini adeta bir müjde gibi sunmuştur.

Yıllardır hakim hale gelen tercih bu kez de değişmemiştir. İstihdam üretmediği rekor kıran işsizlik rakamları ile tescillenen bu yağma ekonomisinde bir avuç mutlu azınlığa yağmur olup akanlar bize damlayı çok görmüştür. Ödediğimiz vergilerle patronlara, yandaş müteahhitlere, bir avuç mutlu azınlığa  'kıyak' üstüne 'kıyak' yapmakta sınır tanımayanlar bize gelince yine 'kaynak yok, bütçe imkânlarımız kısıtlı' demiştir.

Bizler KESK olarak, Kamu alanında yıllardır 'dönüşüm', 'reform' diye cilalanarak hayata geçirilen tüm düzenlemelerin faturasını sadece kamu emekçileri olarak bizim değil, eşit, tarafsız, parasız bir kamu hizmeti alma hakkı ortadan kaldırılan tüm vatandaşların ödediğini tekrar tekrar anlatmaya çalıştık.

Sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi, ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması, gelir vergisi ve ek gösterge adaletsizliğine son verilmesi bir yıl önceki seçimlerde verilen 3.600 ek gösterge sözünün gereğinin yerine getirilmesi, maaşların insanca yaşamaya yetecek bir seviyeye çekilmesi başta olmak üzere kamu emekçilerinin temel taleplerini masaya taşıdık.

Kadrolu personel alımının durma noktasına geldiğini buna karşın sözleşmeli istihdamda bir patlama yaşandığını devletin resmi kurumlarının verileri ile açıkladık. 4/B statüsüne geçirilen 4/C'lilerin özellikle ek ödeme adaletsizliği konusu başta olmak üzere yaşadığı sorunların devam ettiğini, "4/B'li 4/C'liler" gibi ara bir statü oluşturulduğunu ifade ettik.

OECD ortalamasına göre bir kamu emekçisi 15 vatandaşa hizmet verirken Türkiye'de bir kamu emekçisinin 29 vatandaşa hizmet verdiğini yani Türkiye'de kamu emekçilerinin OECD ortalamasının iki katı kadar çalıştığını buna rağmen çalışanların mili gelirden aldığı pay bakımından Türkiye'nin 38 OECD ülkesi içinde sondan beşinci sırada yer aldığını bir daha anlattık. Hükümet yetkilileri tarafından sık sık dile getirilen "17 yıldır işçiyi, memuru, emekliyi enflasyona ezdirmedik"  söylemlerinin karşılığının olmadığını da anlatmaya çalıştık.

Bizi ezenin TÜİK vasıtası ile açıklanan çarpık enflasyon rakamları değil, bu rakamlarla perdelenmek istenen sokakta, pazarda, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyon olduğunu vurguladık. Maaşlarımızın, yıllardır bu çarpık rakamlara göre belirlenmesi,  hiçbir zaman tutmayan enflasyon hedeflerine göre artırılması sonucunda her geçen gün daha da eridiğini ifade ettik.

Hükümet kanadı tarafından sunulan neredeyse tüm rakamların abartılı olduğunu,  örneğin en düşük kamu emekçisi maaşının hali hazırda 3.700 TL değil, 3.055 TL olduğunu ifade ettik.  Geçmişteki kayıplarımızın karşılanması için en düşük kamu emekçisi maaşında yoksulluk sınırının temel alınmasını, kamuda yoksulluk sınırı altında maaş kalmaması gerektiğini kaydettik. Ama kamu işvereni yine anlamadı. Anlamazdan, duymazdan gelmeye devam etti.

Hiçbir konfederasyonun, sendikanın temsilcisinin değinmediği, değinmekten çekindiği OHAL KHK'leri ile yaşanan ihraçları da KESK olarak sadece biz masada gündeme getirdik. Hukukun, adaletin, iş güvencesinin herkese lazım olduğunun altını çizdik.  Sorgusuz-sualsiz,  hukuksuz ve keyfi olarak işinden ekmeğinden edilen kamu emekçileri için adalet istedik. Kısacası çizilen pembe tablolara rağmen kamu emekçilerinin, emeklilerin yaşadığı sorunların arttığını, özellikle OHAL döneminde ve devamında sorunların daha da derinleştirdiğini vurguladık.

Konfederasyonumuzun hükümet teklifinin yok hükmünde olduğunu açıklayarak tüm kamu emekçilerine ortak mücadele çağrısında bulunması ve tepkilerin artarak sürmesi,  yandaş konfederasyon yönetiminin sefalet zammı teklifini kabul etmesini zorlaştırmıştır. 

21 Ağustos itibari ile Kamu Görevlileri Hakem Kurulu süreci başlamıştır.  On bir üyesinden 7si doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanan, konfederasyonların önerdiği üç akademisyenden birinin bile Cumhurbaşkanınca belirlendiği söz konusu kurulun adil karar alması imkansızdır. Çünkü taraflar arasında hakemlik görevi yapması yani tarafsız olması gereken kurulun üyelerinin çoğunluğu toplu sözleşmede taraf olan kamu işvereni tarafından belirlenmektedir. Böyle bir Kuruldan kamu emekçilerinin lehine karar çıkmasını beklemek zordur. Nitekim uyuşmazlıkla sonuçlanan 2012-2013 yıllarını kapsayan ilk 'toplu sözleşme' de Hakem Kurulu hükümetin teklif ettiği maaş zammını sadece binde beş artırmış, hizmet kolu taleplerinin önemli bir bölümünü görmezden gelmiştir.

En başından beri dikkat çektiğimiz üzere grev hakkı ile tamamlanmayan, kapsamı sadece mali ve sosyal haklarla sınırlanan, demokratik, özlük hakların görmezden gelindiği, kamu emekçilerinin taleplerinin kapsama alınıp alınmayacağına kamu işvereninin karar verdiği, kamu emekçilerinin önemli bir bölümünü teşkil eden öğretmenlerin tatilde olduğu bir zaman dilimine sıkıştırılarak Hakem Kurulu süreci dahil bir ayla sınırlanan,  hükümete hem işveren hem hakem rolü verilen, bunlar yetmezmiş gibi 5 milyonu aşkın kamu emekçisinin ve emeklisinin beşte biri kadar üyesi olmasına rağmen en tepedeki isimden başlayarak mevcut siyasi iktidarın 'sendikamız' diye nitelendirmekten geri durmadığı bir yapının tek yetkili hale getirildiği, evrensel gerçek toplu pazarlık sistemi ile hiçbir ilgisi olmayan mevcut antidemokratik toplu sözleşme sistemi sürdükçe kamu emekçileri ve emeklikleri kaybetmeye devam edecektir.

Bu karanlık tablodan tek çıkış yolu yetkinin asıl sahiplerinin kamu emekçilerinin ve emekliklerinin ortak sorunları için bir araya gelmesinden, "hak verilmez mücadele ile alınır" ilkesi ile ortak mücadeleyi yükseltmesinden geçmektedir. En başından beri bu ilke doğrultusunda, kamu emekçilerinin ortak çıkarları için mücadele eden, bunun için bedeller ödeyen konfederasyonumuz KESK her zaman olduğu gibi bugün de üzerine düşen sorumluluğun gereğini yerine getirmeye hazırdır. Üzerimize düşen bu sorumluğun gereğini yerine getirmenin bir adımı olarak 27 Ağustos Salı günü üretimden gelen gücümüzü kullanarak tüm yurtta 1 gün iş bırakacağız. 27 Ağustos'ta "İNSANCA BİR YAŞAM VE GÜVENCELİ İŞ İÇİN GÖREVDE OLACAĞIZ!

Buradan tüm konfederasyonları, sendikaları,  hangi sendikanın üyesi olursa olsun ya da herhangi bir sendikanın üyesi olmasın tüm kamu emekçilerini bizi yok sayan, alay eden teklifler sunanlara karşı haklarımızı korumak için 27 Ağustos'ta omuz omuza vermeye, g(ö)reve çağırıyoruz.Dayanışmamızı, birliğimizi göstermek için Kadıköy Belediyesi işyerimizin önünde 27 Ağustos Salı günü saat 13.00'da buluşalım.

 

  Bu haber 206 defa okunmuştur.   Editör: Demet Öztürk

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Emek Haberleri
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
resmi ilanlar
GAZETEMİZ
  ANKET Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
  NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
  HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI