Bugun...
SON DAKİKA

Seyit Torun:CHP yerel yönetimde ‘halkkart’ uygulamasını başlattık

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun İmaj medya haber koordinatörü gazeteci Demet Öztürk'le gündemi değerlendirdi. Yerel yönetimlerde ki işleyişleri,kadınların belediyelerde çalışma oranını ve sosyal yardımlaşmada izlenilen yolu anlatan Torun''farklı uygulama ‘’halkkart’’ uygulaması başlattık. Yani bir nevi ‘’aile sigortası’’mantığıyla hareket ediyor belediyelerimiz.''dedi.Dış politikaya'da değinen Torun ''o mektubun özrü olmadan Amerika'ya gidilmemeliydi'' dedi.
facebook-paylas
 Tarih: 17-11-2019 11:38:58  -   Güncelleme: 17-11-2019 11:59:58

Seyit Torun:CHP yerel yönetimde ‘halkkart’ uygulamasını başlattık

İstanbul’da Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nün yetkilerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin elinden alınacağı yetkilerin Cumhurbaşkanlığına devri konuşuldu bunun gerçekleşme ihtimali var mı? Burada amaç nedir?

Burada amaç aslında vatandaşın iradesini gasp etmek sonuçta ne değişti de böyle bir karar alıyorsunuz? Hani orda Boğaziçi'nde imarda amacına uygun olmayan yapılar mı var ,ne var? Yani kendi döneminizde böyle bir ihtiyaç hissetmediğiniz İstanbul Büyükşehir Belediyesini CHP alınca niye ihtiyaç hissettiniz? Sonuçta zaten kontrol sizde yani özel bir birim var orada iki kurum var ola ki bir olumsuzluk olduğu takdirde müdahale edebilecek bir yapı var orada. Ama şimdi siz diyorsunuz ki benim müdahale etmem yetmez . İmar iznini de ben vereceğim iyi de sizin görevinizi orada seçilmiş bir Büyükşehir Belediye Başkanı var. Diyorsunuz ki gelirinide vermeyeceğim. İyi de orada.

seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı var ve İstanbul'u yönetiyor sonuçta vatandaşa hizmet ediyor.

 

Peki oranın gelirinin yokluğu İstanbul’u nasıl etkiler?

Boğaz geçişinden tutun da birçok konuda tabii ki gelirle ilgili sorun var elbetteki etkiler .Tabi ki  az veya çok olacaktır.Geliri kadar önemi olan ‘’yetki ‘’ sonuçta siz İstanbul Büyükşehir Belediye başkanına halk seçerek yetki vermiş.Siz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın kullanacağı yetkiyi Saraya alıyorsunuz bunu asla ve asla kabul etmiyoruz .

 

Olumlu bir yaklaşım olarak görmüyorsunuz.

 

Kesinlikle orada yetkili bir kurul var zaten şuana kadar çalışıyor yani burada. Ne değişti de böyle bir karar alıyorsunuz ?Bir olumsuzluk var?Orada bir problem yaşandığı da değiştiriyorsunuz kendi döneminizde böyle bir şeye ihtiyaç duymadınız şimdi niye ihtiyaç duyuyorsunuz.Bunu kabul etmek mümkün değil o yüzden bizde gerekli itirazımızı ortaya koyuyoruz.

 

Belediyeler atanan kayyumlarla ilgili düşünceniz nedir ?,Doğru bir yaklaşım mı ?,Haklılığı var mı?

 

Burada da antidemokratik bir uygulama var , yani seçimle gelen seçimle gider diyoruz biz .Eğer bir suç unsuru varsa, eğer Belediye Başkanı yasaya aykırı bir davranış ve eylemde bulunmuşsa kanun orada, mahkeme orada yargılarsınız ve ona göre eğer suçluysa da gereğini yaparsınız .Ama siz yasadan kaynaklı yetkiyi kullanarak hiçbir şekilde bir açıklama yapmadan görevden aldım, yerine de kayyum atadım diyorsunuz. Bu doğru değil yani bu demokrasiye vurulmuş bir darbedir,  yapılmış bir darbedir.  Bu oradaki iradeye karşı yapılmış bir harekettir.

Yerel yönetimlerde sizin söylemlerinizden  anladığım en büyük sorun şuanda demokrasi mi?

 Kesinlikle demokrasi.

Peki yerel yönetimlerde kadınlara ne kadar yer veriyorsunuz , CHP’li bütün belediyeler katarak soruyorum çalışma imkanları ,sosyal haklar veya farklı projeleriniz açısından yeterli mi?

Açıkçası görev verme anlamında çok da istediğimiz yerde değiliz aslında kadın adaylarımızı sayısını

artırmak için de ciddi bir gayret sarf ettik . Ama gerekli başvurunun yeterli olması gerekse bu anlamda yeterli bir sürecin olmasından dolayı istediğimiz oranda bir kadın adaya ulaşamadık.Kadın çalışanlarımız oran olarak oldukça  yüksek. Bu anlamda da birçok personel alımında pozitif ayrımcılık yapılıyor.

Sığınma evleriyle ilgili bir çalışmanız var mı ,projeleriniz var mı bütün belediyeleri kapsayan?

 

Biz ona sığınma evi demiyoruz ‘’kadın dayanışma evi diyoruz’’ ve birçok belediyemiz şuanda böyle birimleri oluşturma, bu alanda iyi bir mekan oluşturma çabası içindeler ve de birçok belediyemiz de şuanda yapıyor.

Avrupa'da sığınma evlerinde kişisel bakıma (manikür ,saç bakımı) kadar ödeme yapıyor. Bu tarz projelere nasıl bakıyorsunuz?

Kadının ihtiyaçları da giderilmeli onun psikolojisini de iyi anlamak lazım onun psikolojisinide iyi değerlendirmek lazım , motivasyonunu, moralini yükseltmek için belli şeyler yapılabilir olmalıdır da .

 

Bunu projelendirip sizlere daha sağlıklı birbirinden iyi hayat kalitesini arttıracak projeler geliştirilebilinir. Belli fonlar var bu fonlara başvuran arkadaşlarımızda var ama şunu Genel merkezde kurduğumuz bir fon birimi ile de bunu daha da geliştireceğiz.

 

CHP'nin yerel yönetimlerde sosyal yardımlaşma  çalışmaları nelerdir ?Etkili mi ?İşleyiş nasıl?

 

Onunla ilgili de farklı uygulama ‘’halkkart’’ uygulaması başlattık. Yani bi nevi ‘’aile sigortası’’mantığıyla hareket ediyor belediyelerimiz.

Ulusalda bir aile sigortası projemiz vardı aslında dokuz sosyal güvenlik uygulanması kurallarından biri Türkiye'de sekizi uygulanıyor ama bu dokuz'uncusu uygulanmıyor .Hastalıkla ,yaşlılıkla ilgili var sosyal güvence ve birçok konu var ama aslında aile sigortası da bunlardan biri .Türkiye'de maalesef bu anlamda bir uygulama yok bunu biz belediyelerimizde uyguluyoruz ‘’halkkart ‘’adı altında. Aylık kartlara belli miktar her belediyede değişiyor. Belediye imkanlarına göre veya içinde bulunduğu duruma göre evin kadını o kartı alıyor ve  neye ihtiyaç duyuyorsa onu satın alıyor yani illa yardım paketi almak durumunda değil ,ihtiyacı olmayan birşeyi almak durumunda karta yüklenen parayla acil ihtiyacı neyse ,neyi bir şekilde evine götürmek istiyorsa onu alıyor.

 

CHP'li belediyelerle diğer belediyeler arasındaki Fark nedir?

 

Bizim belediyelerimiz halkın yani bizim belediyelerimizin olduğu yerlerde halkın nefes alacağı alanlar çok fazla ve daha özgürler ve daha çok kültüre ,sanata yakınlar yeşil alan olarak çok ciddi rezervimiz var.Vatandaşın sorunlarının çözümünde vatandaşa daha yakın , vatandaşımızla bire bir karar alma mekanizmasında diyalog kuruyorlar.

 

Trump ve Erdoğan görüşmesini  nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

 Bunca yaşananadan sonra Amerika'ya gitmesini açıkçası doğru bulmuyoruz. Çünkü  o mektubun özrü olmadan Amerika'ya gidilmemeliydi. O mektup Cumhurbaşkanına değil Türk milletini temsil ediyorsa Cumhurbaşkanı Türk milletine yapılmış bir harekettir. Ama  AKP Genel Başkanı olarak kabul ediyorsa o bizi ilgilendirmez . Ama ‘’o mektup’’ Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına yazılmış bir mektuptu. O mektuptaki hakaret içeren ifadeleri içimize sindirmek mümkün değil. Bunun özürü dilenmeden Amerika’ya gitmeyi doğru bulmuyoruz. Gidildi geçmişte ne olduysa bugünde aynısı olacak gene vaatler, gene arka kapı diplomasisi ve süreç içerisinde en önemli sorunumuz olan Suriye de maalesef kazananın bizim olmadığımızda bir gerçek ortada . Çok fazla bir kazanımı elde edileceğini düşünmüyorum ama umarım eder yani elde etmesi ülke olarak da bizi mutlu eder ama görünen şu ki bugüne kadar yaşanılan süreçte ortada bu ülkenin dış politikası adına sadece bir hüsran var.

 

Doğu Akdeniz'deki sondaj çalışmaları konusunda ne yapılmalı, nasıl bir yol izlenilmeli, izlenen yol doğru mu?

 

Bakın orada yalnızlaştık. Sonuçta Katar ile orada bizim karşımızda yer aldı hani biz o süreci de doğru yönetmedik. Dış politika öyle meydan okunacak veya sadece iç politikaya malzeme olması amacıyla kullanılacak bir olay değil . Siz  iç politikada çiftçiyle ilgili bir konu alırsınız sadece bu tarım kesimini ilgilendirir. Sanayi ile ilgili bir karar alırsınız o sanayici kesimi ilgilendiren Milli Eğitimle ilgili bir karar alırsınız  o camiyayı ilgilendirir ama dış politika da aldığınız karar seksen iki milyonu İlgilendirir.

Atacağınız adımın birkaç hamle sonrasını görmek zorundasınız düşünmek zorundasınız yoksa anlık kararlar anlık uygulamalar hareketler ederseniz bu sürdürülebilir olmaz ve sorunları çözemezsiniz Doğu Akdeniz'deki olayda evet oradaki gazla ilgili bizim de mutlaka bir hakkımız olmalı orada mutlaka bizimde kazanımlarımız olmalı ama şimdi maalesef orada yalnızlaştık.

Sanki biz orada bir işgalci veya orada uluslararası hukuka uymayan ne iş yapıyor bir duruma düşürdüler.

 

Bu ateş büyürmü?

 

Umarım büyümez mutlaka diplomasi kullanılarak sorunun çözülmesi lazım.

 

 

  Bu haber 597 defa okunmuştur.   Editör: Demet Öztürk

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Röportaj Haberleri
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
resmi ilanlar
GAZETEMİZ
  ANKET Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
  NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
  HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI