Bugun...

Türkiye 2019’da büyümek istiyorsa, her kuruşu doğru kullanmalı..

Prof. Dr. Emre Alkin, son çeyrekteki daralmaya rağmen 2018’i büyümeyle tamamlayan Türkiye’nin 2019 yılında da az da olsa büyüyerek, ‘negatif büyüme’ tahmininde bulunanları yanıltabileceğini söyledi.
facebook-paylas
 Tarih: 11-03-2019 17:00:00

Türkiye 2019’da büyümek istiyorsa, her kuruşu doğru kullanmalı..

 

 

Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emre Alkin, 2018 dördüncü çeyrek ve yıllık büyüme verilerini değerlendirdi. Yılın son çeyreğinde çıkan yüzde 3’lük negatif büyümenin beklentiler dahilinde olduğunu kaydeden Alkin, “Ekonomistlerin son çeyrek tahminleri genelde yüzde 1-4 negatif büyüme arasında gidip geliyordu. Biz de Eylül 2018’de, yani son çeyreğe girilirken yaptığımız bir değerlendirmede yüzde 2.5-3.0 aralığında bir daralma tahmini ortaya koymuştuk. Ancak 2018’de en kötü ihtimalle % 2.5 büyürüz demiştik. Bu doğrulanmış oldu.” 

 

Alarm veren sektörler  

 

Büyüme rakamlarına bakıldığında imalat sanayii ve inşaatın alarm veren sektörler olarak dikkat çektiğini vurgulayan Prof. Dr. Akin, “Son çeyrekte imalat sanayiinde yüzde 7.4, inşaatta da yüzde 8.7’lik bir daralma var. Aslında biz bunları önceden hissettik. Nereden hissettik? Kapasite kullanım oranlarında, sanayi üretimi verilerinde, işsizlik oranlarında ve ayrıca perakende satış verilerinde. Bunların hepsi birden alarm veriyordu” dedi. 

 

Yıllık büyüme de şaşırtmadı 

 

Prof. Dr. Emre Alkin, yüzde 2.6’lık yıllık büyüme rakamının da beklentileri dahilinde gerçekleştiğini ifade etti. Alkin, 

“Çok daha kötümser beklentiler dile getirenler olmasına rağmen, biz daha eylül ayındaki değerlendirmelerimizde, en kötü şartlar altında bile Türkiye’nin 2018 yılında yüzde 2.5 büyüyeceğini dile getirmiştik. Bu tahminimiz de doğru çıkmış oldu” diye konuştu. 

 

Önümüze bakalım 

 

Geçen yılın son çeyreğine ait büyüme verilerine bakarken, geçmiş rakamların değerlendirildiğinin akıldan çıkarılmamasını isteyen Prof. Dr. Emre Alkin, “Bunlar 2018 yılına ait verilerdi. Buna göre analiz edilmesi lazım. Yani bunları şimdi yaşanıyormuş gibi yorumlamayalım. Ama eldeki veriler gösteriyor ki birinci çeyrekte de küçülme ihtimalimiz var” ifadelerini kullandı. 

 

Türkiye kötümserleri yanıltabilir 

 

Prof. Dr. Emre Alkin, büyüme verilerinin bundan sonra nereye gidebileceğine dair tahminlerini dile getirirken şunları söyledi: 

“Nasıl ki geçen yılın Eylül ayında, yıllık büyüme yüzde 2.5’ten düşük çıkmaz dediysem, şimdi de şunu söyleyeyim. 2018’in son çeyreğinde bu kadar kötü bir büyüme rakamının çıkması, matematiksel olarak 2019’un dördüncü çeyreğinde iyi bir rakam çıkmasına zemin hazırlamış oldu. Dolayısıyla IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşların Türkiye 2019 yılında negatif büyür tezleri doğru çıkmayabilir. Ama bunun için Türkiye’nin yılın ikinci yarısında toparlanması şart.” 

 

2019’da büyüme yüzde 0.5-1.0 çıkabilir 

 

Yaşanan bunca sıkıntıya rağmen, iyi bir yönetimle Türkiye ekonomisinin 2019’un tamamında büyüyebileceği tahmininde bulunan Prof. Dr. Emre Alkin şöyle konuştu: 

“Eldeki verilere bakarsak, 2019’un ilk ve ikinci çeyreklerinde de negatif büyüme ihtimali var. Ama üçüncü ve dördüncü çeyrekte toparlanma yaşanırsa 2019’u pozitif büyümeyle kapatma imkanı hala var. 2018 son çeyrekteki hızlı küçülmenin de yol açacağı matematiksel etkiyle bu yılki büyüme rakamı yüzde 0.5-1.0 aralığında çıkabilir. Ancak matematiksel düzeltmelerle övünemeyiz. Önemli olan, üretime, ihracata, istihdama katkı yapacak bir büyümenin ortaya koyulması.” 

 

Kaliteli büyüme için yapılması gerekenler 

 

Türkiye’nin istikrarlı ve kaliteli bir büyümeye ihtiyacı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Emre Alkin, bunun için neler yapılması gerektiğine ilişkin görüşlerini de şöyle dile getirdi: 

“Beklentileri doğru yönetmek lazım. İnsanların içinde hala bir umut var. Hükümetin, bu ümidi boşa çıkarmayacak adımlar atması lazım. Vergi uygulamaları ve kamusal destekler konusunda doğru adımlar atılmalı. Türkiye’nin harcayacağı veya israf edeceği, yanlış kullanacağı tek bir kuruş dahi yoktur. Verilen kredilerin ve desteklerin hepsi de değere dönüşmelidir. Türk özel sektörü de kaynak kullanımında basiretli davranmayı artık öğrenmeli, katma değer yaratan faaliyetlerle iştigal etmeli.”

 

  Bu haber 517 defa okunmuştur.   Editör: Demet Öztürk

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Ekonomi Haberleri
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
resmi ilanlar
GAZETEMİZ
  ANKET Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
  NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
  HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI