Avrupa Parlamentosu, iltica başvurularının daha hızlı değerlendirilmesini amaçlayan ve Avrupa Birliği genelinde “güvenli menşe ülkeler listesi” oluşturulmasını öngören düzenlemeleri kabul etti.
Genel Kurul’da yapılan oylamada düzenleme 408 oyla kabul edilirken, 184 milletvekili karşı oy kullandı, 60 milletvekili ise çekimser kaldı.
YEDİ ÜLKE İÇİN HIZLANDIRILMIŞ İLTİCA SÜRECİ
Yeni düzenleme kapsamında Bangladeş, Kolombiya, Mısır, Kosova, Hindistan, Fas ve Tunus vatandaşlarının iltica başvurularının daha hızlı incelenmesi öngörülüyor.
Bu ülkelerden yapılan başvurularda, kişinin geri gönderilmesi halinde zulüm veya ciddi zarar riski bulunduğunu kanıtlama yükümlülüğü başvuru sahibine ait olacak.
AB ADAY ÜLKELERİ DE “GÜVENLİ” SAYILACAK
Düzenleme, Avrupa Birliği’ne aday ülkelerin de kural olarak “güvenli menşe ülke” kabul edilmesini içeriyor. Ancak silahlı çatışma, yüksek iltica kabul oranları ya da temel hakları etkileyen yaptırımlar gibi istisnai durumlarda bu değerlendirme askıya alınabilecek.
“GÜVENLİ ÜÇÜNCÜ ÜLKE” UYGULAMASI GENİŞLİYOR
Milletvekilleri ayrıca, üye devletlerin belirli koşullar altında iltica başvurularını “güvenli üçüncü ülke” kavramı kapsamında değerlendirebilmesine imkan tanıyan düzenlemeyi de onayladı.
Buna göre başvuru sahibinin ilgili ülkeyle;
-
aile bağı,
-
önceki ikamet,
-
kültürel veya dilsel bağlantı,
-
ya da AB’ye gelirken bu ülkeden geçmiş olması
gibi ilişkilerinin bulunması halinde, iltica başvurusu bu ülkede incelenebilecek.
İNSAN HAKLARI ÖRGÜTLERİNDEN ELEŞTİRİ
Yeni düzenleme, Avrupa Birliği göç politikalarına ilişkin tartışmaların merkezinde yer alıyor. İnsan hakları örgütleri, “güvenli menşe ülke” ve “güvenli üçüncü ülke” uygulamalarının bireysel iltica başvurularının adil şekilde değerlendirilmesini zorlaştırabileceğini savunuyor.
Eleştiriler, özellikle listede yer alması planlanan bazı ülkelerde insan hakları ve hukukun üstünlüğüne ilişkin sorunların devam ettiği yönünde yoğunlaşıyor.
DESTEKLEYENLER: GÖÇ BASKISI AZALACAK
Düzenlemeyi destekleyenler ise yeni kuralların iltica sisteminin işleyişini hızlandıracağını ve üye devletler üzerindeki göç baskısını azaltmayı hedeflediğini belirtiyor.
Düzenlemelerin yürürlüğe girebilmesi için Avrupa Birliği Konseyinin de resmi onay vermesi gerekiyor.

