SON GELİŞMELER
lösev
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

AB Komisyonu'ndan İran’a nükleer ve balistik durdurma çağrısı

Haber görseli

Avrupa Birliği (AB) ve İsviçre, Orta Doğu’da tırmanan gerilime karşı diplomatik çözümün hayatiyetini vurgulayan güçlü bir ortak duruş sergiledi. Brüksel’de düzenlenen imza töreninde konuşan AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bölgedeki istikrarın sağlanması için İran’a yönelik net ve tavizsiz şartlarını sıraladı.

ORTA DOĞU’DA KALICI BARIŞIN TEK YOLU: DİPLOMASİ

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bölgedeki kırılgan durumun sona ermesi için diplomatik kanalların tek geçerli yol olduğunu ifade etti. Kalıcı bir çözümün ancak İran’ın nükleer ve balistik programlarını kesin olarak durdurmasıyla mümkün olacağını belirten von der Leyen, Tahran yönetiminin bölgedeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerine son vermesi gerektiğini vurguladı. Hafta sonu boyunca bölgeden dokuz liderin yanı sıra Avrupalı mevkidaşlarıyla da temas kurduğunu açıklayan Başkan, İran halkının kendi geleceğini belirleme hakkına verdikleri desteğin altını çizdi.

AVRUPA BİRLİĞİ’NDEN ÇOK BOYUTLU STRATEJİK TEDBİR

İran ve vekil güçlerinin gerçekleştirdiği saldırıları en sert şekilde kınayan von der Leyen, çatışmaların yayılmasını önlemek adına yoğun bir çaba içerisinde olduklarını kaydetti. AB Komisyonu’nun bölgedeki son gelişmelerin küresel yansımalarına karşı hazırlıklı olduğunu belirten Başkan; enerjiden güvenliğe, nükleer dosyalardan göç yönetimine kadar geniş bir yelpazede stratejik planlamaların ele alınacağını duyurdu. Avrupa’nın bu süreçte hem kendi sınırlarını hem de küresel istikrarı koruma vizyonuyla hareket edeceği mesajı verildi.

İSVİÇRE’DEN DİYALOG VE ARABULUCULUK TAAHHÜDÜ

İsviçre Konfederasyonu Başkanı Guy Parmelin ise Körfez ve Orta Doğu’daki tırmanıştan duydukları derin endişeyi dile getirdi. Taraflara sivillerin korunması ve kritik altyapının muhafaza edilmesi yönünde acil çağrıda bulunan Parmelin, İsviçre’nin diplomasiye geri dönülmesi noktasında her türlü desteği vermeye hazır olduğunu ifade etti. Parmelin, tarafların talep etmesi durumunda İsviçre’nin geleneksel arabuluculuk rolünü üstlenerek gerilimi düşürme sürecine aktif katkı sağlayabileceğini belirtti.