ABD merkezli yatırım bankası J.P. Morgan tarafından yayımlanan yeni çalışmaya göre, Avrupa Birliği genelindeki tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 60–70’i bozulmuş durumda. Bu tablonun, Birlik ekonomisine yıllık yaklaşık 50 milyar avroluk bir yük getirdiği tahmin ediliyor.
KÜRESEL GIDA TALEBİ HIZLA ARTIYOR
“İklim Sezgisi: Gıda Güvenliği – Isınan Bir Dünyada Tarım ve Gıdanın Geleceği” başlıklı rapora göre, mevcut nüfus artışı ve tüketim alışkanlıkları sürerse 2010’a kıyasla dünyada yüzde 80 daha fazla besin enerjisi üretilmesi gerekecek. Ekilebilir alanların neredeyse yarısı halihazırda tarımda kullanılırken, artan ihtiyacın tarım dışı arazileri devreye alarak karşılanamayacağı öngörülüyor. Bu nedenle raporda, verimlilik artışı için inovasyon ile etkin yönetimin birlikte uygulanmasının zorunlu olduğu vurgulanıyor.
VERİMLİLİK ARTIŞI YAVAŞLIYOR, ÇEVRESEL RİSKLER BÜYÜYOR
Çalışmada, tarımsal üretimde 1960’lardan bu yana sanayileşme ve teknolojik ilerlemeyle önemli artış sağlandığı, bu süreçte Çin, Hindistan ve Brezilya’nın öne çıktığı; ABD ve AB’nin ise daha sınırlı bir performans sergilediği ifade edildi.
Ancak “toplam faktör verimliliği”ni tehdit eden çevresel riskler giderek artıyor. Rapora göre en kritik başlıklar; toprak bozulması ve erozyon, su kalitesi ve miktarındaki düşüş, pestisit direnci ve yeni zararlılar ile iklim değişikliğinin bölgesel hava koşullarını değiştirmesi olarak sıralanıyor.
TOPRAK KAYBI VE SU SORUNU ÜRETİMİ BASKILIYOR
Araştırma, organik karbon kaybı ve üst toprak erozyonunun son yıllardaki üretim düşüşleriyle bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. ABD’de bazı mısır bölgelerinde verim kaybı yüzde 6’ya ulaşırken, AB’de tarım topraklarının büyük bölümünün bozulduğu ve bunun ciddi ekonomik sonuçlar doğurduğu belirtiliyor. Su kaynaklarındaki bozulmanın da üretkenliği düşürdüğü, maliyetleri artırdığı ve uzun vadede arazi değerlerini baskıladığı ifade ediliyor. Yer altı sularının gerilediği bölgelerde tarımsal kredi geri ödemelerinde gecikmelerin arttığına da dikkat çekiliyor.
AŞIRI HAVA OLAYLARI GIDA FİYATLARINI YUKARI ÇEKİYOR
Raporda, küresel ölçekte gıda fiyatlarındaki artışın önemli nedenlerinden birinin aşırı hava olayları olduğu vurgulandı. Farklı ülkelerde yaşanan kuraklık, sıcak hava dalgaları ve yoğun yağışların, patatesten zeytinyağına, sebzeden pirince kadar birçok üründe sert fiyat artışlarına yol açtığına işaret edildi.
“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ TOPRAK SAĞLIĞINI DOĞRUDAN ETKİLİYOR”
Türkiye Toprak Bilimi Derneği üyesi Erhan Akça, toprağın tuttuğu su miktarıyla dünyanın en büyük tatlı su rezervlerinden biri gibi düşünülebileceğini belirterek, iklim değişikliğinin toprak sağlığını doğrudan etkilediğini söyledi. Akça, nem kaybının doğal döngüleri bozduğunu ve bunun kuraklık olarak karşımıza çıktığını ifade ederek, organik karbon kaybı ile erozyonun toprağı savunmasız hale getiren başlıca unsurlar olduğunu vurguladı. Akdeniz havzasının iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgeler arasında yer aldığını belirten Akça, sıcaklık artışına paralel olarak Türkiye’nin bazı kesimlerinde yağışların ciddi ölçüde azalabileceğine dikkat çekti.
YENİLİKÇİ TARIM ÇIKIŞ YOLU OLABİLİR
Akça, sensör destekli sulama, dron kullanımı ve doğru gübreleme gibi uygulamaların hem su tasarrufu sağladığını hem de verimi artırdığını ifade etti. Aşırı kimyasal ve su kullanımının toprak yapısını bozduğunu hatırlatan Akça, biyolojik temelli ve ölçüme dayalı yöntemlerin yaygınlaşması gerektiğini söyledi. Uzmanlara göre, önümüzdeki 20–30 yılda gıda üretiminin yüzde 50–60 artırılması gerekiyor. Bunun yolunun ise sınırlı kaynaklarla daha fazla ürün elde etmeyi mümkün kılan yenilikçi tarım uygulamalarından geçtiği belirtiliyor.
Kaynak: AA
