ABD Başkanı Donald Trump’ın, Venezuela’ya düzenlenen saldırıların ardından ülkenin petrol endüstrisine “çok güçlü bir şekilde” dahil olacaklarını açıklaması, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip Venezuela’nın enerji kaynaklarını yeniden uluslararası gündemin merkezine taşıdı.
Trump yönetimi, aylar süren yoğun ekonomik ve askeri baskının ardından Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya karşı büyük çaplı bir operasyon düzenledi. Operasyonun ardından Maduro’nun yakalanarak ülke dışına çıkarılması, Venezuela’nın siyasi geleceği kadar petrol endüstrisinin akıbetine ilişkin belirsizlikleri de artırdı.
Trump, düzenlediği basın toplantısında ABD’li büyük petrol şirketlerinin Venezuela’da devreye sokulacağını, milyarlarca dolarlık yatırımla petrol altyapısının onarılacağını ve bunun ABD açısından ekonomik kazanç sağlayacağını dile getirdi.
DÜNYANIN EN BÜYÜK PETROL REZERVİ VENEZUELA’DA
Venezuela, dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip ülkesi olmasına rağmen, uzun süredir bu potansiyelinin oldukça altında üretim yapıyor.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre Venezuela, 2023 itibarıyla yaklaşık 303 milyar varil kanıtlanmış ham petrol rezervine sahip bulunuyor. Bu miktar, küresel petrol rezervlerinin yaklaşık yüzde 17’sine karşılık geliyor.
Rezervlerin büyük bölümü Orinoco Kuşağı’ndaki ekstra ağır ham petrolden oluşurken, bu tür petrolün çıkarılması ileri teknoloji ve teknik uzmanlık gerektiriyor.
ÜRETİMDE SERT DÜŞÜŞ: POTANSİYELİN ÇOK ALTINDA
Dev rezervlere rağmen Venezuela’nın petrol üretimi son yıllarda ciddi şekilde geriledi. Ülke, 2023’te günlük yaklaşık 742 bin varil petrol üretti. Bu rakam, 2013 seviyelerine kıyasla yüzde 70’e yakın bir düşüş anlamına geliyor.
Uzmanlara göre bu gerilemenin başlıca nedenleri arasında:
-
Bozulan petrol altyapısı
-
Uluslararası yaptırımlar
-
Yabancı yatırım eksikliği
-
Devlet petrol şirketi PDVSA’nın bütçe ve personel sorunları yer alıyor.
Özellikle Hugo Chavez ve Nicolas Maduro dönemlerinde PDVSA’nın sosyal programların finansmanında yoğun şekilde kullanılması, şirketin yeniden yatırım yapma kapasitesini sınırladı.
ÇİN, VENEZUELA PETROLÜNÜN EN BÜYÜK ALICISI
Venezuela, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) kurucu üyeleri arasında yer alıyor. Petrol sektörü 1970’lerde millileştirildi ve PDVSA kuruldu.
1990’lı yıllarda yabancı yatırımlara açılan sektör, 1999’da Hugo Chavez’in iktidara gelmesiyle yeniden devlet kontrolünün güçlendiği bir yapıya büründü. 2007’de ExxonMobil ve ConocoPhillips gibi büyük şirketler ülkeden çekildi.
Bugün Venezuela’da faaliyet gösteren tek ABD’li petrol şirketi Chevron olurken, şirket sınırlı bir ABD Hazine lisansı kapsamında faaliyet yürütüyor.
Geçmişte Venezuela petrolünün en büyük alıcısı ABD iken, yaptırımların ardından Çin ülkenin en büyük petrol müşterisi haline geldi.
ABD’NİN PETROL İHRACATINA YÖNELİK BASKISI ARTTI
ABD yönetimi, son dönemde Venezuela’nın petrol ihracatına yönelik baskısını artırdı. Trump, Aralık ayında Venezuela’ya giriş-çıkış yapan yaptırım altındaki petrol tankerlerine “tam ve eksiksiz abluka” uygulanması talimatı vermişti.
ABD, Venezuela açıklarında yaptırıma tabi bir petrol tankerine el koyarken, Trump yönetimi Venezuela’ya yönelik petrol ambargosunun tamamen yürürlükte kalacağını da açıklamıştı.
PETROL FİYATLARI VE KÜRESEL PİYASALAR NE BEKLİYOR?
ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırılarının küresel petrol piyasalarını nasıl etkileyeceği belirsizliğini koruyor. Hafta sonunda piyasalarda işlem yapılmaması nedeniyle etkilerin önümüzdeki günlerde daha net görülmesi bekleniyor.
Analistler, Venezuela’nın küresel petrol arzındaki payının şu an sınırlı olması nedeniyle kısa vadede petrol fiyatlarında sert bir etki beklemiyor. Ancak ülkedeki siyasi gelişmelerin ve olası bir rejim değişikliğinin, uzun vadede üretim ve ihracatı artırabilecek bir süreci tetikleyebileceği değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre, Amerikan şirketlerinin Venezuela petrol endüstrisine nasıl ve ne ölçüde dahil olacağı, önümüzdeki dönemde küresel enerji piyasalarının yakından izleyeceği başlıca başlıklar arasında yer alacak.
Kaynak: AA