Sosyal medya şirketlerinin algoritmalarını kullanıcıları daha uzun süre ekranda tutmaya odakladığına dikkat çekilirken, dijital dünyadan bilinçli biçimde uzaklaşmanın stres seviyelerini düşürdüğü ve dikkat süresini artırdığı belirtiliyor.
“DİKKAT EKONOMİSİ” GERÇEĞİ
Georgetown Üniversitesi Psikoloji Bölümünden Doçent Dr. Kostadin Kushlev, dijital detoksun bireylerin günlük yaşamı üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Kushlev, akıllı telefonlar ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla ekran başında geçirilen sürenin sürekli arttığını ifade ederek, sosyal medya şirketlerinin algoritmalar yoluyla kullanıcıları etkileme ve bağımlı kılma konusunda giderek daha başarılı hale geldiğini vurguladı.
Toplumun da zamanla akıllı cihazlara daha bağımlı hale geldiğini belirten Kushlev, yemek siparişinden habere, hatta kapı açmaya kadar birçok günlük işin telefonlar üzerinden yapılmasının ekran sürelerini ciddi biçimde artırdığını kaydetti.
“KULLANICININ DİKKATİ PARAYA DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR”
Kushlev, insanların ekranlardan kopmakta zorlanmasının tesadüf olmadığını ifade ederek, sosyal medya şirketlerinin ekonomik modeline işaret etti.
Bu modelde kullanıcı dikkatinin doğrudan gelir kaynağına dönüştüğünü belirten Kushlev, şirketlerin kullanıcıların mümkün olduğunca uzun süre platformda kalmasını hedeflediğini vurguladı.
BAĞIMLILIK YAPAN “DİJİTAL ATIŞTIRMALIKLAR”
Sosyal medya şirketlerinin zaman zaman algoritmalar üzerinde deneyler yaptığını ve kullanıcı dikkatini çekme konusunda giderek daha etkili yöntemler geliştirdiğini belirten Kushlev, dijital içeriklerin “dijital atıştırmalıklar” olarak tanımlandığını aktardı.
Bu içeriklerin kısa sürede tüketildiğini ancak güçlü bir bağımlılık etkisi yarattığını ifade eden Kushlev, bireylerin bunun kendileri için iyi olmayabileceğini bilmelerine rağmen kullanımı sürdürdüklerini belirtti.
EKRANDAN TAMAMEN KOPMADAN DA DETOKS MÜMKÜN
Modern yaşamda dijital detoksun ne kadar mümkün olduğu sorusuna da değinen Kushlev, birçok kişinin sosyal medyadan uzak kalmayı isteyebileceğini ancak bunu yaptıklarında sosyal ilişkileri ya da kariyer fırsatlarını kaybedecekleri endişesi taşıdıklarını ifade etti.
Kushlev, ekranlardan tamamen kopmadan da dijital detoksun mümkün olduğunu vurgulayarak, yatmadan önce veya uyanır uyanmaz sosyal medya kullanmamak, akşam yemeklerinde telefonu devre dışı bırakmak gibi basit sınırların etkili olabileceğini belirtti.
2 HAFTALIK ÇALIŞMADA EKRAN SÜRESİ YARIYA İNDİ
Dijital detoks üzerine yürüttüğü araştırmanın sonuçlarını paylaşan Kushlev, katılımcıların telefonlarına internet erişimini sınırlayan bir uygulama yüklendiğini ve sürecin iki hafta sürdüğünü aktardı.
Mutlak bir kopuş yaşanmadığını ancak buna rağmen ekran sürelerinin ortalama beş saatten iki buçuk saate düştüğünü belirten Kushlev, katılımcıların kendilerini daha mutlu ve insanlarla daha bağlantılı hissettiklerini ifade etti.
Bu süreçte bireylerin daha fazla okuduğu, yürüyüş yaptığı, egzersiz yaptığı, sosyal etkileşimlerinin arttığı ve daha iyi uyudukları gözlemlendi.
DİJİTAL DETOKS DİKKAT SÜRESİNİ ARTIRIYOR
İlk aşamada ekran kullanımını azaltmanın rahatsızlık verici bulunabildiğini belirten Kushlev, ancak en az bir hafta boyunca belirli platformlardan uzak kalmanın sağlık ve stres seviyeleri üzerinde belirgin olumlu etkiler yarattığını vurguladı.
Araştırmalarında iki haftanın sonunda katılımcıların dikkatlerini daha iyi kurabildiğini ve sürdürebildiğini gözlemlediklerini ifade eden Kushlev, özellikle kısa video içeriklerine maruz kalmanın odaklanmayı zorlaştırdığını belirtti.
“KISA VİDEOLAR BEYNİN ÖDÜL MERKEZİNİ ELE GEÇİRİYOR”
Kushlev, kısa video formatındaki platformların beynin ödül merkezini hedef aldığını vurgulayarak, bu uygulamaların dopamin sistemi üzerinde güçlü etkiler yarattığını ifade etti.
Dopaminin doğrudan ölçülemediğini ancak ekranların bağımlılık yapıcı etkisine dair güçlü bilimsel kanıtlar bulunduğunu belirten Kushlev, algoritmaların bu süreci daha da hızlandırdığını kaydetti.
