Astronot gibi giyindikleri koruyucu kıyafetlerden sırılsıklam çıkıyorlar

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi yoğun bakımında koronavirüsle mücadele eden sağlık çalışanları, her gün astronot gibi giyinip, koruyucu kıyafetin içinde terden sırılsıklam halde, hastaların beslenmesinden temizliğine tüm süreci titizlikle yürütüyor. Genç hastaların sayısının arttığı yoğun bakımın sorumlusu Prof. Dr. Murat Yılmaz, “Eve gitmiyorum, ama gidince de evde bir köşede oturup kendimi karantinaya alıyorum. Hastalar yağmur gibi yağıyor, ama sağlık çalışanları da yaprak gibi dökülüyor. Bu hastalığın yaşlısı genci kalmadı. En çok eski hastalarımızı ve hastalıkları özledim" dedi.
 Tarih: 20-09-2020 12:50:24   Güncelleme: 20-09-2020 12:56:24
Astronot gibi giyindikleri koruyucu kıyafetlerden sırılsıklam çıkıyorlar

 

Antalya'da İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde 7 kamu, 2 üniversite ve 18 özel hastane olmak üzere pandemi kriterlerini sağlayan 27 hastane yer alıyor. Bu hastanelerdeki 849 erişkin yoğun bakım yatağından 218'i, pandemi için ayrıldı. Binlerce sağlık personeli ise büyük özveriyle görev yapıyor.

Kent merkezindeki pandemi hastanelerinden biri olan Akdeniz Üniversitesi Hastanesi, Covid-19 vakasının Türkiye'de tespit edildiği 11 Mart'tan bu yana tüm tedbirleri üst seviyede alarak hastaları tedavi ediyor. Hastanede görev yapan sağlık çalışanları ise koronavirüsle savaşta en ön safta yer alıyor.

EVE GİTMEYİP HASTANEDE YATAN HEKİMLER VAR

Kimi yaşlı anne ve babasına kimi çocuklarına ve eşine virüs bulaştırma ihtimalinden dolayı çoğu zaman evlerine dahi gitmiyor. Hastanede doktor odalarında uyuyan ve burada ihtiyaçlarını karşılayan sağlık çalışanlarının tek amacı ise Covid-19 hastalarının rahat nefes alabilmesi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin 80 yoğun bakım yatak kapasitesinin 15'i, koronavirüs hastaları için ayrılmış durumda. Bu yatakların tamamı, aralarında 30'lu yaşlarda olanların da yer aldığı hastalarla dolu. 60 sağlık çalışanı, 24 saat süresince hastaların beslenmesinden tuvalet ihtiyaçlarına tüm ihtiyaçlarını karşıladığı gibi tedavilerini de üst seviyede gerçekleştiriyor.

SAVAŞÇILARIN SİLAHLARI: MASKE, TULUM, SİPERLİK

Sağlık çalışanları hastaları iyileştirirken kendilerini de virüse karşı üst seviyede korumaya çalışıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen siperlik, özellikli maske, tulumlar, koronavirüs savaşçılarının en önemli silahları. İstisnasız tüm çalışanlar, 15 yatağın bulunduğu Covid-19 yoğun bakım alanına girerken hava dahi geçirmeyen özel bir kumaştan üretilen tulumu giyip, bazen çift maske, bazen de özellikli maskeyle birlikte siperlik takıp eldiven giydikten sonra tedaviye başlıyor.

TERDEN ÖNLÜKLERİ SIRILSIKLAM OLUYOR

Sağlık çalışanları, birer astronotu andıran koruyucu kıyafet içinde saatlerce çalışıyor. Bazen uzun saatler üzerlerinde kalan koruyucu tulumu çıkardıklarında, iç kısımdaki önlüklerinin terden sırılsıklam olduğu görülüyor. Hastalar ise temas etmeyecek şekilde hazırlanan birbirlerinden ayrı tutulduğu cam bölmeli alanlarda tedavi görüyor. Sağlık çalışanları, bu tulum içerisindeyken insani ihtiyaçlarının hiçbirini gerçekleştiremiyor. Dinlenmek için tulumları çıkaran sağlık çalışanları, bu aşamada da mesafe ve maske kuralına dikkat ediyor.

HASTALAR YAĞMUR GİBİ YAĞIYOR, SAĞLIK ÇALIŞANLARI YAPRAK GİBİ DÖKÜLÜYOR

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Covid-19 yoğun bakım servisi sorumlusu Prof. Dr. Murat Yılmaz, 21 yıldır yoğun bakımda çalıştığını, ancak hiçbir dönemde bu kadar yoğunluk yaşamadıklarını anlattı. "Hastalar yağmur gibi yağıyor" diyen Prof. Dr. Murat Yılmaz, “Sağlık çalışanları adeta birer yaprak gibi dökülüyor. Ekibimizden karantinaya alınanlar oluyor. Çalışan sayımız giderek azalıyor. Sınırsız enerjimiz yok. Zor şartlarda çalışıyoruz. Önlem almadan dışarıda gezen vatandaşları görünce üzülüyoruz" dedi.

'EVİMDE KENDİME KARANTİNA UYGULUYORUM'

“Sevdiklerimize sevgimizi şu dönemde uzak kalarak gösterebiliriz" diyen Prof. Dr. Yılmaz, yoğunluk dışında zaman zaman eve gidebildiğini, eve gittiğinde de kendine karantina uyguladığını söyledi. Çocuklarından, ailesinden uzak kalmak zorunda olduğu için üzüldüğünü anlatan Prof. Dr. Murat Yılmaz, “Eve gidince eşim kapının önünde tüm kıyafetlerimi çıkarttırıp makineye atıyor. Duş alıp salonda kendimi karantinaya alıyorum. Ailemi düşünüyorum. İnsanların da kendilerini, ailelerini, bizleri düşünmesi lazım" diye konuştu.

YOĞUN BAKIMDA GENÇ HASTA SAYISI ARTTI

Hastalığın sadece yaşlıları etkilemediğini, yoğun bakıma gelen ve entübe edilen genç hastalar olduğunu da anlatan Prof. Dr. Yılmaz, gençlerin gençliklerine güvenmemesi gerektiğini kaydetti. 33 yaşında bir hastanın yoğun bakıma geldiğinde kendisiyle görüştüğünü anlatan Prof. Dr. Yılmaz, “Yusuf isminde hastamla görüştüğümde bana 'Hocam ben bütün işlerime devam ettim. Hiç önlem almadım. Bu hastalık yaşlılar için tehlikeli diye düşündüm' dedi. Şu anda 33, 45, 37, yaşlarında hastalar var. 50 yaşın altında 7 hastamız var. Bu hastalıkta genç yaşlı kalmadı" ifadelerini kullandı.

'EN ÇOK ESKİ HASTALIKLARI VE HASTALARIMI ÖZLEDİ'

Sağlık çalışanları, tüm günlerini Covid-19'la savaşarak geçirirken, koronavirüs öncesindeki yaşamlarını ise özlemle anımsıyor. Koronavirüs öncesinde hastanede görev yaparken gün içerisinde kimi içtiği sadece Türk kahvesini özlerken, kimi bir bardak çayı özlüyor. Kimi ise mola verdiklerinde yediği bir çikolatayı hatırlayıp, artık bunları tulum ve maskelerden ayrılamadıkları için yapamadıkları için özlem duyduklarını dile getiriyor. Prof. Dr. Murat Yılmaz ise en çok eski hastalarını ve eski hastalıkları, tedavisi olan hastalıkları özlediğini dile getirdi. Tulum ve maske olmadan önce tedavisi devam eden hastalarının yanına gittiğinde onların gözüne bakıp moral verdiğini anlatan Prof. Dr. Yılmaz, “Şimdi hastanın yanına bu kıyafetlerle giriyoruz. Eskisi kadar rahat muayene edemiyorum. Duygularımızı karşılıklı rahat ifade edemiyoruz. Eski hastalıkları ve hastalarımı özledim. İnsan hastalıkları özler mi? Evet, bu dönemde eski hastalıkları özledim" diye konuştu.

Antalya'da İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde 7 kamu, 2 üniversite ve 18 özel hastane olmak üzere pandemi kriterlerini sağlayan 27 hastane yer alıyor. Bu hastanelerdeki 849 erişkin yoğun bakım yatağından 218'i, pandemi için ayrıldı. Binlerce sağlık personeli ise büyük özveriyle görev yapıyor.

Kent merkezindeki pandemi hastanelerinden biri olan Akdeniz Üniversitesi Hastanesi, Covid-19 vakasının Türkiye'de tespit edildiği 11 Mart'tan bu yana tüm tedbirleri üst seviyede alarak hastaları tedavi ediyor. Hastanede görev yapan sağlık çalışanları ise koronavirüsle savaşta en ön safta yer alıyor.

EVE GİTMEYİP HASTANEDE YATAN HEKİMLER VAR

Kimi yaşlı anne ve babasına kimi çocuklarına ve eşine virüs bulaştırma ihtimalinden dolayı çoğu zaman evlerine dahi gitmiyor. Hastanede doktor odalarında uyuyan ve burada ihtiyaçlarını karşılayan sağlık çalışanlarının tek amacı ise Covid-19 hastalarının rahat nefes alabilmesi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin 80 yoğun bakım yatak kapasitesinin 15'i, koronavirüs hastaları için ayrılmış durumda. Bu yatakların tamamı, aralarında 30'lu yaşlarda olanların da yer aldığı hastalarla dolu. 60 sağlık çalışanı, 24 saat süresince hastaların beslenmesinden tuvalet ihtiyaçlarına tüm ihtiyaçlarını karşıladığı gibi tedavilerini de üst seviyede gerçekleştiriyor.

SAVAŞÇILARIN SİLAHLARI: MASKE, TULUM, SİPERLİK

Sağlık çalışanları hastaları iyileştirirken kendilerini de virüse karşı üst seviyede korumaya çalışıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen siperlik, özellikli maske, tulumlar, koronavirüs savaşçılarının en önemli silahları. İstisnasız tüm çalışanlar, 15 yatağın bulunduğu Covid-19 yoğun bakım alanına girerken hava dahi geçirmeyen özel bir kumaştan üretilen tulumu giyip, bazen çift maske, bazen de özellikli maskeyle birlikte siperlik takıp eldiven giydikten sonra tedaviye başlıyor.

TERDEN ÖNLÜKLERİ SIRILSIKLAM OLUYOR

Sağlık çalışanları, birer astronotu andıran koruyucu kıyafet içinde saatlerce çalışıyor. Bazen uzun saatler üzerlerinde kalan koruyucu tulumu çıkardıklarında, iç kısımdaki önlüklerinin terden sırılsıklam olduğu görülüyor. Hastalar ise temas etmeyecek şekilde hazırlanan birbirlerinden ayrı tutulduğu cam bölmeli alanlarda tedavi görüyor. Sağlık çalışanları, bu tulum içerisindeyken insani ihtiyaçlarının hiçbirini gerçekleştiremiyor. Dinlenmek için tulumları çıkaran sağlık çalışanları, bu aşamada da mesafe ve maske kuralına dikkat ediyor.

HASTALAR YAĞMUR GİBİ YAĞIYOR, SAĞLIK ÇALIŞANLARI YAPRAK GİBİ DÖKÜLÜYOR

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Covid-19 yoğun bakım servisi sorumlusu Prof. Dr. Murat Yılmaz, 21 yıldır yoğun bakımda çalıştığını, ancak hiçbir dönemde bu kadar yoğunluk yaşamadıklarını anlattı. "Hastalar yağmur gibi yağıyor" diyen Prof. Dr. Murat Yılmaz, “Sağlık çalışanları adeta birer yaprak gibi dökülüyor. Ekibimizden karantinaya alınanlar oluyor. Çalışan sayımız giderek azalıyor. Sınırsız enerjimiz yok. Zor şartlarda çalışıyoruz. Önlem almadan dışarıda gezen vatandaşları görünce üzülüyoruz" dedi.

'EVİMDE KENDİME KARANTİNA UYGULUYORUM'

“Sevdiklerimize sevgimizi şu dönemde uzak kalarak gösterebiliriz" diyen Prof. Dr. Yılmaz, yoğunluk dışında zaman zaman eve gidebildiğini, eve gittiğinde de kendine karantina uyguladığını söyledi. Çocuklarından, ailesinden uzak kalmak zorunda olduğu için üzüldüğünü anlatan Prof. Dr. Murat Yılmaz, “Eve gidince eşim kapının önünde tüm kıyafetlerimi çıkarttırıp makineye atıyor. Duş alıp salonda kendimi karantinaya alıyorum. Ailemi düşünüyorum. İnsanların da kendilerini, ailelerini, bizleri düşünmesi lazım" diye konuştu.

YOĞUN BAKIMDA GENÇ HASTA SAYISI ARTTI

Hastalığın sadece yaşlıları etkilemediğini, yoğun bakıma gelen ve entübe edilen genç hastalar olduğunu da anlatan Prof. Dr. Yılmaz, gençlerin gençliklerine güvenmemesi gerektiğini kaydetti. 33 yaşında bir hastanın yoğun bakıma geldiğinde kendisiyle görüştüğünü anlatan Prof. Dr. Yılmaz, “Yusuf isminde hastamla görüştüğümde bana 'Hocam ben bütün işlerime devam ettim. Hiç önlem almadım. Bu hastalık yaşlılar için tehlikeli diye düşündüm' dedi. Şu anda 33, 45, 37, yaşlarında hastalar var. 50 yaşın altında 7 hastamız var. Bu hastalıkta genç yaşlı kalmadı" ifadelerini kullandı.

'EN ÇOK ESKİ HASTALIKLARI VE HASTALARIMI ÖZLEDİ'

Sağlık çalışanları, tüm günlerini Covid-19'la savaşarak geçirirken, koronavirüs öncesindeki yaşamlarını ise özlemle anımsıyor. Koronavirüs öncesinde hastanede görev yaparken gün içerisinde kimi içtiği sadece Türk kahvesini özlerken, kimi bir bardak çayı özlüyor. Kimi ise mola verdiklerinde yediği bir çikolatayı hatırlayıp, artık bunları tulum ve maskelerden ayrılamadıkları için yapamadıkları için özlem duyduklarını dile getiriyor. Prof. Dr. Murat Yılmaz ise en çok eski hastalarını ve eski hastalıkları, tedavisi olan hastalıkları özlediğini dile getirdi. Tulum ve maske olmadan önce tedavisi devam eden hastalarının yanına gittiğinde onların gözüne bakıp moral verdiğini anlatan Prof. Dr. Yılmaz, “Şimdi hastanın yanına bu kıyafetlerle giriyoruz. Eskisi kadar rahat muayene edemiyorum. Duygularımızı karşılıklı rahat ifade edemiyoruz. Eski hastalıkları ve hastalarımı özledim. İnsan hastalıkları özler mi? Evet, bu dönemde eski hastalıkları özledim" diye konuştu.

 Antalya'da İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde 7 kamu, 2 üniversite ve 18 özel hastane olmak üzere pandemi kriterlerini sağlayan 27 hastane yer alıyor. Bu hastanelerdeki 849 erişkin yoğun bakım yatağından 218'i, pandemi için ayrıldı. Binlerce sağlık personeli ise büyük özveriyle görev yapıyor.

Kent merkezindeki pandemi hastanelerinden biri olan Akdeniz Üniversitesi Hastanesi, Covid-19 vakasının Türkiye'de tespit edildiği 11 Mart'tan bu yana tüm tedbirleri üst seviyede alarak hastaları tedavi ediyor. Hastanede görev yapan sağlık çalışanları ise koronavirüsle savaşta en ön safta yer alıyor.

EVE GİTMEYİP HASTANEDE YATAN HEKİMLER VAR

Kimi yaşlı anne ve babasına kimi çocuklarına ve eşine virüs bulaştırma ihtimalinden dolayı çoğu zaman evlerine dahi gitmiyor. Hastanede doktor odalarında uyuyan ve burada ihtiyaçlarını karşılayan sağlık çalışanlarının tek amacı ise Covid-19 hastalarının rahat nefes alabilmesi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin 80 yoğun bakım yatak kapasitesinin 15'i, koronavirüs hastaları için ayrılmış durumda. Bu yatakların tamamı, aralarında 30'lu yaşlarda olanların da yer aldığı hastalarla dolu. 60 sağlık çalışanı, 24 saat süresince hastaların beslenmesinden tuvalet ihtiyaçlarına tüm ihtiyaçlarını karşıladığı gibi tedavilerini de üst seviyede gerçekleştiriyor.

SAVAŞÇILARIN SİLAHLARI: MASKE, TULUM, SİPERLİK

Sağlık çalışanları hastaları iyileştirirken kendilerini de virüse karşı üst seviyede korumaya çalışıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen siperlik, özellikli maske, tulumlar, koronavirüs savaşçılarının en önemli silahları. İstisnasız tüm çalışanlar, 15 yatağın bulunduğu Covid-19 yoğun bakım alanına girerken hava dahi geçirmeyen özel bir kumaştan üretilen tulumu giyip, bazen çift maske, bazen de özellikli maskeyle birlikte siperlik takıp eldiven giydikten sonra tedaviye başlıyor.

TERDEN ÖNLÜKLERİ SIRILSIKLAM OLUYOR

Sağlık çalışanları, birer astronotu andıran koruyucu kıyafet içinde saatlerce çalışıyor. Bazen uzun saatler üzerlerinde kalan koruyucu tulumu çıkardıklarında, iç kısımdaki önlüklerinin terden sırılsıklam olduğu görülüyor. Hastalar ise temas etmeyecek şekilde hazırlanan birbirlerinden ayrı tutulduğu cam bölmeli alanlarda tedavi görüyor. Sağlık çalışanları, bu tulum içerisindeyken insani ihtiyaçlarının hiçbirini gerçekleştiremiyor. Dinlenmek için tulumları çıkaran sağlık çalışanları, bu aşamada da mesafe ve maske kuralına dikkat ediyor.

HASTALAR YAĞMUR GİBİ YAĞIYOR, SAĞLIK ÇALIŞANLARI YAPRAK GİBİ DÖKÜLÜYOR

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Covid-19 yoğun bakım servisi sorumlusu Prof. Dr. Murat Yılmaz, 21 yıldır yoğun bakımda çalıştığını, ancak hiçbir dönemde bu kadar yoğunluk yaşamadıklarını anlattı. "Hastalar yağmur gibi yağıyor" diyen Prof. Dr. Murat Yılmaz, “Sağlık çalışanları adeta birer yaprak gibi dökülüyor. Ekibimizden karantinaya alınanlar oluyor. Çalışan sayımız giderek azalıyor. Sınırsız enerjimiz yok. Zor şartlarda çalışıyoruz. Önlem almadan dışarıda gezen vatandaşları görünce üzülüyoruz" dedi.

'EVİMDE KENDİME KARANTİNA UYGULUYORUM'

“Sevdiklerimize sevgimizi şu dönemde uzak kalarak gösterebiliriz" diyen Prof. Dr. Yılmaz, yoğunluk dışında zaman zaman eve gidebildiğini, eve gittiğinde de kendine karantina uyguladığını söyledi. Çocuklarından, ailesinden uzak kalmak zorunda olduğu için üzüldüğünü anlatan Prof. Dr. Murat Yılmaz, “Eve gidince eşim kapının önünde tüm kıyafetlerimi çıkarttırıp makineye atıyor. Duş alıp salonda kendimi karantinaya alıyorum. Ailemi düşünüyorum. İnsanların da kendilerini, ailelerini, bizleri düşünmesi lazım" diye konuştu.

YOĞUN BAKIMDA GENÇ HASTA SAYISI ARTTI

Hastalığın sadece yaşlıları etkilemediğini, yoğun bakıma gelen ve entübe edilen genç hastalar olduğunu da anlatan Prof. Dr. Yılmaz, gençlerin gençliklerine güvenmemesi gerektiğini kaydetti. 33 yaşında bir hastanın yoğun bakıma geldiğinde kendisiyle görüştüğünü anlatan Prof. Dr. Yılmaz, “Yusuf isminde hastamla görüştüğümde bana 'Hocam ben bütün işlerime devam ettim. Hiç önlem almadım. Bu hastalık yaşlılar için tehlikeli diye düşündüm' dedi. Şu anda 33, 45, 37, yaşlarında hastalar var. 50 yaşın altında 7 hastamız var. Bu hastalıkta genç yaşlı kalmadı" ifadelerini kullandı.

'EN ÇOK ESKİ HASTALIKLARI VE HASTALARIMI ÖZLEDİ'

Sağlık çalışanları, tüm günlerini Covid-19'la savaşarak geçirirken, koronavirüs öncesindeki yaşamlarını ise özlemle anımsıyor. Koronavirüs öncesinde hastanede görev yaparken gün içerisinde kimi içtiği sadece Türk kahvesini özlerken, kimi bir bardak çayı özlüyor. Kimi ise mola verdiklerinde yediği bir çikolatayı hatırlayıp, artık bunları tulum ve maskelerden ayrılamadıkları için yapamadıkları için özlem duyduklarını dile getiriyor. Prof. Dr. Murat Yılmaz ise en çok eski hastalarını ve eski hastalıkları, tedavisi olan hastalıkları özlediğini dile getirdi. Tulum ve maske olmadan önce tedavisi devam eden hastalarının yanına gittiğinde onların gözüne bakıp moral verdiğini anlatan Prof. Dr. Yılmaz, “Şimdi hastanın yanına bu kıyafetlerle giriyoruz. Eskisi kadar rahat muayene edemiyorum. Duygularımızı karşılıklı rahat ifade edemiyoruz. Eski hastalıkları ve hastalarımı özledim. İnsan hastalıkları özler mi? Evet, bu dönemde eski hastalıkları özledim" diye konuştu.

 Antalya'da İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde 7 kamu, 2 üniversite ve 18 özel hastane olmak üzere pandemi kriterlerini sağlayan 27 hastane yer alıyor. Bu hastanelerdeki 849 erişkin yoğun bakım yatağından 218'i, pandemi için ayrıldı. Binlerce sağlık personeli ise büyük özveriyle görev yapıyor.

Kent merkezindeki pandemi hastanelerinden biri olan Akdeniz Üniversitesi Hastanesi, Covid-19 vakasının Türkiye'de tespit edildiği 11 Mart'tan bu yana tüm tedbirleri üst seviyede alarak hastaları tedavi ediyor. Hastanede görev yapan sağlık çalışanları ise koronavirüsle savaşta en ön safta yer alıyor.

EVE GİTMEYİP HASTANEDE YATAN HEKİMLER VAR

Kimi yaşlı anne ve babasına kimi çocuklarına ve eşine virüs bulaştırma ihtimalinden dolayı çoğu zaman evlerine dahi gitmiyor. Hastanede doktor odalarında uyuyan ve burada ihtiyaçlarını karşılayan sağlık çalışanlarının tek amacı ise Covid-19 hastalarının rahat nefes alabilmesi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin 80 yoğun bakım yatak kapasitesinin 15'i, koronavirüs hastaları için ayrılmış durumda. Bu yatakların tamamı, aralarında 30'lu yaşlarda olanların da yer aldığı hastalarla dolu. 60 sağlık çalışanı, 24 saat süresince hastaların beslenmesinden tuvalet ihtiyaçlarına tüm ihtiyaçlarını karşıladığı gibi tedavilerini de üst seviyede gerçekleştiriyor.

SAVAŞÇILARIN SİLAHLARI: MASKE, TULUM, SİPERLİK

Sağlık çalışanları hastaları iyileştirirken kendilerini de virüse karşı üst seviyede korumaya çalışıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen siperlik, özellikli maske, tulumlar, koronavirüs savaşçılarının en önemli silahları. İstisnasız tüm çalışanlar, 15 yatağın bulunduğu Covid-19 yoğun bakım alanına girerken hava dahi geçirmeyen özel bir kumaştan üretilen tulumu giyip, bazen çift maske, bazen de özellikli maskeyle birlikte siperlik takıp eldiven giydikten sonra tedaviye başlıyor.

TERDEN ÖNLÜKLERİ SIRILSIKLAM OLUYOR

Sağlık çalışanları, birer astronotu andıran koruyucu kıyafet içinde saatlerce çalışıyor. Bazen uzun saatler üzerlerinde kalan koruyucu tulumu çıkardıklarında, iç kısımdaki önlüklerinin terden sırılsıklam olduğu görülüyor. Hastalar ise temas etmeyecek şekilde hazırlanan birbirlerinden ayrı tutulduğu cam bölmeli alanlarda tedavi görüyor. Sağlık çalışanları, bu tulum içerisindeyken insani ihtiyaçlarının hiçbirini gerçekleştiremiyor. Dinlenmek için tulumları çıkaran sağlık çalışanları, bu aşamada da mesafe ve maske kuralına dikkat ediyor.

HASTALAR YAĞMUR GİBİ YAĞIYOR, SAĞLIK ÇALIŞANLARI YAPRAK GİBİ DÖKÜLÜYOR

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Covid-19 yoğun bakım servisi sorumlusu Prof. Dr. Murat Yılmaz, 21 yıldır yoğun bakımda çalıştığını, ancak hiçbir dönemde bu kadar yoğunluk yaşamadıklarını anlattı. "Hastalar yağmur gibi yağıyor" diyen Prof. Dr. Murat Yılmaz, “Sağlık çalışanları adeta birer yaprak gibi dökülüyor. Ekibimizden karantinaya alınanlar oluyor. Çalışan sayımız giderek azalıyor. Sınırsız enerjimiz yok. Zor şartlarda çalışıyoruz. Önlem almadan dışarıda gezen vatandaşları görünce üzülüyoruz" dedi.

'EVİMDE KENDİME KARANTİNA UYGULUYORUM'

“Sevdiklerimize sevgimizi şu dönemde uzak kalarak gösterebiliriz" diyen Prof. Dr. Yılmaz, yoğunluk dışında zaman zaman eve gidebildiğini, eve gittiğinde de kendine karantina uyguladığını söyledi. Çocuklarından, ailesinden uzak kalmak zorunda olduğu için üzüldüğünü anlatan Prof. Dr. Murat Yılmaz, “Eve gidince eşim kapının önünde tüm kıyafetlerimi çıkarttırıp makineye atıyor. Duş alıp salonda kendimi karantinaya alıyorum. Ailemi düşünüyorum. İnsanların da kendilerini, ailelerini, bizleri düşünmesi lazım" diye konuştu.

YOĞUN BAKIMDA GENÇ HASTA SAYISI ARTTI

Hastalığın sadece yaşlıları etkilemediğini, yoğun bakıma gelen ve entübe edilen genç hastalar olduğunu da anlatan Prof. Dr. Yılmaz, gençlerin gençliklerine güvenmemesi gerektiğini kaydetti. 33 yaşında bir hastanın yoğun bakıma geldiğinde kendisiyle görüştüğünü anlatan Prof. Dr. Yılmaz, “Yusuf isminde hastamla görüştüğümde bana 'Hocam ben bütün işlerime devam ettim. Hiç önlem almadım. Bu hastalık yaşlılar için tehlikeli diye düşündüm' dedi. Şu anda 33, 45, 37, yaşlarında hastalar var. 50 yaşın altında 7 hastamız var. Bu hastalıkta genç yaşlı kalmadı" ifadelerini kullandı.

'EN ÇOK ESKİ HASTALIKLARI VE HASTALARIMI ÖZLEDİ'

Sağlık çalışanları, tüm günlerini Covid-19'la savaşarak geçirirken, koronavirüs öncesindeki yaşamlarını ise özlemle anımsıyor. Koronavirüs öncesinde hastanede görev yaparken gün içerisinde kimi içtiği sadece Türk kahvesini özlerken, kimi bir bardak çayı özlüyor. Kimi ise mola verdiklerinde yediği bir çikolatayı hatırlayıp, artık bunları tulum ve maskelerden ayrılamadıkları için yapamadıkları için özlem duyduklarını dile getiriyor. Prof. Dr. Murat Yılmaz ise en çok eski hastalarını ve eski hastalıkları, tedavisi olan hastalıkları özlediğini dile getirdi. Tulum ve maske olmadan önce tedavisi devam eden hastalarının yanına gittiğinde onların gözüne bakıp moral verdiğini anlatan Prof. Dr. Yılmaz, “Şimdi hastanın yanına bu kıyafetlerle giriyoruz. Eskisi kadar rahat muayene edemiyorum. Duygularımızı karşılıklı rahat ifade edemiyoruz. Eski hastalıkları ve hastalarımı özledim. İnsan hastalıkları özler mi? Evet, bu dönemde eski hastalıkları özledim" diye konuştu.

 Antalya'da İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde 7 kamu, 2 üniversite ve 18 özel hastane olmak üzere pandemi kriterlerini sağlayan 27 hastane yer alıyor. Bu hastanelerdeki 849 erişkin yoğun bakım yatağından 218'i, pandemi için ayrıldı. Binlerce sağlık personeli ise büyük özveriyle görev yapıyor.

Kent merkezindeki pandemi hastanelerinden biri olan Akdeniz Üniversitesi Hastanesi, Covid-19 vakasının Türkiye'de tespit edildiği 11 Mart'tan bu yana tüm tedbirleri üst seviyede alarak hastaları tedavi ediyor. Hastanede görev yapan sağlık çalışanları ise koronavirüsle savaşta en ön safta yer alıyor.

EVE GİTMEYİP HASTANEDE YATAN HEKİMLER VAR

Kimi yaşlı anne ve babasına kimi çocuklarına ve eşine virüs bulaştırma ihtimalinden dolayı çoğu zaman evlerine dahi gitmiyor. Hastanede doktor odalarında uyuyan ve burada ihtiyaçlarını karşılayan sağlık çalışanlarının tek amacı ise Covid-19 hastalarının rahat nefes alabilmesi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin 80 yoğun bakım yatak kapasitesinin 15'i, koronavirüs hastaları için ayrılmış durumda. Bu yatakların tamamı, aralarında 30'lu yaşlarda olanların da yer aldığı hastalarla dolu. 60 sağlık çalışanı, 24 saat süresince hastaların beslenmesinden tuvalet ihtiyaçlarına tüm ihtiyaçlarını karşıladığı gibi tedavilerini de üst seviyede gerçekleştiriyor.

SAVAŞÇILARIN SİLAHLARI: MASKE, TULUM, SİPERLİK

Sağlık çalışanları hastaları iyileştirirken kendilerini de virüse karşı üst seviyede korumaya çalışıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen siperlik, özellikli maske, tulumlar, koronavirüs savaşçılarının en önemli silahları. İstisnasız tüm çalışanlar, 15 yatağın bulunduğu Covid-19 yoğun bakım alanına girerken hava dahi geçirmeyen özel bir kumaştan üretilen tulumu giyip, bazen çift maske, bazen de özellikli maskeyle birlikte siperlik takıp eldiven giydikten sonra tedaviye başlıyor.

TERDEN ÖNLÜKLERİ SIRILSIKLAM OLUYOR

Sağlık çalışanları, birer astronotu andıran koruyucu kıyafet içinde saatlerce çalışıyor. Bazen uzun saatler üzerlerinde kalan koruyucu tulumu çıkardıklarında, iç kısımdaki önlüklerinin terden sırılsıklam olduğu görülüyor. Hastalar ise temas etmeyecek şekilde hazırlanan birbirlerinden ayrı tutulduğu cam bölmeli alanlarda tedavi görüyor. Sağlık çalışanları, bu tulum içerisindeyken insani ihtiyaçlarının hiçbirini gerçekleştiremiyor. Dinlenmek için tulumları çıkaran sağlık çalışanları, bu aşamada da mesafe ve maske kuralına dikkat ediyor.

HASTALAR YAĞMUR GİBİ YAĞIYOR, SAĞLIK ÇALIŞANLARI YAPRAK GİBİ DÖKÜLÜYOR

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Covid-19 yoğun bakım servisi sorumlusu Prof. Dr. Murat Yılmaz, 21 yıldır yoğun bakımda çalıştığını, ancak hiçbir dönemde bu kadar yoğunluk yaşamadıklarını anlattı. "Hastalar yağmur gibi yağıyor" diyen Prof. Dr. Murat Yılmaz, “Sağlık çalışanları adeta birer yaprak gibi dökülüyor. Ekibimizden karantinaya alınanlar oluyor. Çalışan sayımız giderek azalıyor. Sınırsız enerjimiz yok. Zor şartlarda çalışıyoruz. Önlem almadan dışarıda gezen vatandaşları görünce üzülüyoruz" dedi.

'EVİMDE KENDİME KARANTİNA UYGULUYORUM'

“Sevdiklerimize sevgimizi şu dönemde uzak kalarak gösterebiliriz" diyen Prof. Dr. Yılmaz, yoğunluk dışında zaman zaman eve gidebildiğini, eve gittiğinde de kendine karantina uyguladığını söyledi. Çocuklarından, ailesinden uzak kalmak zorunda olduğu için üzüldüğünü anlatan Prof. Dr. Murat Yılmaz, “Eve gidince eşim kapının önünde tüm kıyafetlerimi çıkarttırıp makineye atıyor. Duş alıp salonda kendimi karantinaya alıyorum. Ailemi düşünüyorum. İnsanların da kendilerini, ailelerini, bizleri düşünmesi lazım" diye konuştu.

YOĞUN BAKIMDA GENÇ HASTA SAYISI ARTTI

Hastalığın sadece yaşlıları etkilemediğini, yoğun bakıma gelen ve entübe edilen genç hastalar olduğunu da anlatan Prof. Dr. Yılmaz, gençlerin gençliklerine güvenmemesi gerektiğini kaydetti. 33 yaşında bir hastanın yoğun bakıma geldiğinde kendisiyle görüştüğünü anlatan Prof. Dr. Yılmaz, “Yusuf isminde hastamla görüştüğümde bana 'Hocam ben bütün işlerime devam ettim. Hiç önlem almadım. Bu hastalık yaşlılar için tehlikeli diye düşündüm' dedi. Şu anda 33, 45, 37, yaşlarında hastalar var. 50 yaşın altında 7 hastamız var. Bu hastalıkta genç yaşlı kalmadı" ifadelerini kullandı.

'EN ÇOK ESKİ HASTALIKLARI VE HASTALARIMI ÖZLEDİ'

Sağlık çalışanları, tüm günlerini Covid-19'la savaşarak geçirirken, koronavirüs öncesindeki yaşamlarını ise özlemle anımsıyor. Koronavirüs öncesinde hastanede görev yaparken gün içerisinde kimi içtiği sadece Türk kahvesini özlerken, kimi bir bardak çayı özlüyor. Kimi ise mola verdiklerinde yediği bir çikolatayı hatırlayıp, artık bunları tulum ve maskelerden ayrılamadıkları için yapamadıkları için özlem duyduklarını dile getiriyor. Prof. Dr. Murat Yılmaz ise en çok eski hastalarını ve eski hastalıkları, tedavisi olan hastalıkları özlediğini dile getirdi. Tulum ve maske olmadan önce tedavisi devam eden hastalarının yanına gittiğinde onların gözüne bakıp moral verdiğini anlatan Prof. Dr. Yılmaz, “Şimdi hastanın yanına bu kıyafetlerle giriyoruz. Eskisi kadar rahat muayene edemiyorum. Duygularımızı karşılıklı rahat ifade edemiyoruz. Eski hastalıkları ve hastalarımı özledim. İnsan hastalıkları özler mi? Evet, bu dönemde eski hastalıkları özledim" diye konuştu.

 Antalya'da İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde 7 kamu, 2 üniversite ve 18 özel hastane olmak üzere pandemi kriterlerini sağlayan 27 hastane yer alıyor. Bu hastanelerdeki 849 erişkin yoğun bakım yatağından 218'i, pandemi için ayrıldı. Binlerce sağlık personeli ise büyük özveriyle görev yapıyor.

Kent merkezindeki pandemi hastanelerinden biri olan Akdeniz Üniversitesi Hastanesi, Covid-19 vakasının Türkiye'de tespit edildiği 11 Mart'tan bu yana tüm tedbirleri üst seviyede alarak hastaları tedavi ediyor. Hastanede görev yapan sağlık çalışanları ise koronavirüsle savaşta en ön safta yer alıyor.

EVE GİTMEYİP HASTANEDE YATAN HEKİMLER VAR

Kimi yaşlı anne ve babasına kimi çocuklarına ve eşine virüs bulaştırma ihtimalinden dolayı çoğu zaman evlerine dahi gitmiyor. Hastanede doktor odalarında uyuyan ve burada ihtiyaçlarını karşılayan sağlık çalışanlarının tek amacı ise Covid-19 hastalarının rahat nefes alabilmesi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin 80 yoğun bakım yatak kapasitesinin 15'i, koronavirüs hastaları için ayrılmış durumda. Bu yatakların tamamı, aralarında 30'lu yaşlarda olanların da yer aldığı hastalarla dolu. 60 sağlık çalışanı, 24 saat süresince hastaların beslenmesinden tuvalet ihtiyaçlarına tüm ihtiyaçlarını karşıladığı gibi tedavilerini de üst seviyede gerçekleştiriyor.

SAVAŞÇILARIN SİLAHLARI: MASKE, TULUM, SİPERLİK

Sağlık çalışanları hastaları iyileştirirken kendilerini de virüse karşı üst seviyede korumaya çalışıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen siperlik, özellikli maske, tulumlar, koronavirüs savaşçılarının en önemli silahları. İstisnasız tüm çalışanlar, 15 yatağın bulunduğu Covid-19 yoğun bakım alanına girerken hava dahi geçirmeyen özel bir kumaştan üretilen tulumu giyip, bazen çift maske, bazen de özellikli maskeyle birlikte siperlik takıp eldiven giydikten sonra tedaviye başlıyor.

TERDEN ÖNLÜKLERİ SIRILSIKLAM OLUYOR

Sağlık çalışanları, birer astronotu andıran koruyucu kıyafet içinde saatlerce çalışıyor. Bazen uzun saatler üzerlerinde kalan koruyucu tulumu çıkardıklarında, iç kısımdaki önlüklerinin terden sırılsıklam olduğu görülüyor. Hastalar ise temas etmeyecek şekilde hazırlanan birbirlerinden ayrı tutulduğu cam bölmeli alanlarda tedavi görüyor. Sağlık çalışanları, bu tulum içerisindeyken insani ihtiyaçlarının hiçbirini gerçekleştiremiyor. Dinlenmek için tulumları çıkaran sağlık çalışanları, bu aşamada da mesafe ve maske kuralına dikkat ediyor.

HASTALAR YAĞMUR GİBİ YAĞIYOR, SAĞLIK ÇALIŞANLARI YAPRAK GİBİ DÖKÜLÜYOR

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Covid-19 yoğun bakım servisi sorumlusu Prof. Dr. Murat Yılmaz, 21 yıldır yoğun bakımda çalıştığını, ancak hiçbir dönemde bu kadar yoğunluk yaşamadıklarını anlattı. "Hastalar yağmur gibi yağıyor" diyen Prof. Dr. Murat Yılmaz, “Sağlık çalışanları adeta birer yaprak gibi dökülüyor. Ekibimizden karantinaya alınanlar oluyor. Çalışan sayımız giderek azalıyor. Sınırsız enerjimiz yok. Zor şartlarda çalışıyoruz. Önlem almadan dışarıda gezen vatandaşları görünce üzülüyoruz" dedi.

'EVİMDE KENDİME KARANTİNA UYGULUYORUM'

“Sevdiklerimize sevgimizi şu dönemde uzak kalarak gösterebiliriz" diyen Prof. Dr. Yılmaz, yoğunluk dışında zaman zaman eve gidebildiğini, eve gittiğinde de kendine karantina uyguladığını söyledi. Çocuklarından, ailesinden uzak kalmak zorunda olduğu için üzüldüğünü anlatan Prof. Dr. Murat Yılmaz, “Eve gidince eşim kapının önünde tüm kıyafetlerimi çıkarttırıp makineye atıyor. Duş alıp salonda kendimi karantinaya alıyorum. Ailemi düşünüyorum. İnsanların da kendilerini, ailelerini, bizleri düşünmesi lazım" diye konuştu.

YOĞUN BAKIMDA GENÇ HASTA SAYISI ARTTI

Hastalığın sadece yaşlıları etkilemediğini, yoğun bakıma gelen ve entübe edilen genç hastalar olduğunu da anlatan Prof. Dr. Yılmaz, gençlerin gençliklerine güvenmemesi gerektiğini kaydetti. 33 yaşında bir hastanın yoğun bakıma geldiğinde kendisiyle görüştüğünü anlatan Prof. Dr. Yılmaz, “Yusuf isminde hastamla görüştüğümde bana 'Hocam ben bütün işlerime devam ettim. Hiç önlem almadım. Bu hastalık yaşlılar için tehlikeli diye düşündüm' dedi. Şu anda 33, 45, 37, yaşlarında hastalar var. 50 yaşın altında 7 hastamız var. Bu hastalıkta genç yaşlı kalmadı" ifadelerini kullandı.

'EN ÇOK ESKİ HASTALIKLARI VE HASTALARIMI ÖZLEDİ'

Sağlık çalışanları, tüm günlerini Covid-19'la savaşarak geçirirken, koronavirüs öncesindeki yaşamlarını ise özlemle anımsıyor. Koronavirüs öncesinde hastanede görev yaparken gün içerisinde kimi içtiği sadece Türk kahvesini özlerken, kimi bir bardak çayı özlüyor. Kimi ise mola verdiklerinde yediği bir çikolatayı hatırlayıp, artık bunları tulum ve maskelerden ayrılamadıkları için yapamadıkları için özlem duyduklarını dile getiriyor. Prof. Dr. Murat Yılmaz ise en çok eski hastalarını ve eski hastalıkları, tedavisi olan hastalıkları özlediğini dile getirdi. Tulum ve maske olmadan önce tedavisi devam eden hastalarının yanına gittiğinde onların gözüne bakıp moral verdiğini anlatan Prof. Dr. Yılmaz, “Şimdi hastanın yanına bu kıyafetlerle giriyoruz. Eskisi kadar rahat muayene edemiyorum. Duygularımızı karşılıklı rahat ifade edemiyoruz. Eski hastalıkları ve hastalarımı özledim. İnsan hastalıkları özler mi? Evet, bu dönemde eski hastalıkları özledim" diye konuştu.

 Antalya'da İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde 7 kamu, 2 üniversite ve 18 özel hastane olmak üzere pandemi kriterlerini sağlayan 27 hastane yer alıyor. Bu hastanelerdeki 849 erişkin yoğun bakım yatağından 218'i, pandemi için ayrıldı. Binlerce sağlık personeli ise büyük özveriyle görev yapıyor.

Kent merkezindeki pandemi hastanelerinden biri olan Akdeniz Üniversitesi Hastanesi, Covid-19 vakasının Türkiye'de tespit edildiği 11 Mart'tan bu yana tüm tedbirleri üst seviyede alarak hastaları tedavi ediyor. Hastanede görev yapan sağlık çalışanları ise koronavirüsle savaşta en ön safta yer alıyor.

EVE GİTMEYİP HASTANEDE YATAN HEKİMLER VAR

Kimi yaşlı anne ve babasına kimi çocuklarına ve eşine virüs bulaştırma ihtimalinden dolayı çoğu zaman evlerine dahi gitmiyor. Hastanede doktor odalarında uyuyan ve burada ihtiyaçlarını karşılayan sağlık çalışanlarının tek amacı ise Covid-19 hastalarının rahat nefes alabilmesi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin 80 yoğun bakım yatak kapasitesinin 15'i, koronavirüs hastaları için ayrılmış durumda. Bu yatakların tamamı, aralarında 30'lu yaşlarda olanların da yer aldığı hastalarla dolu. 60 sağlık çalışanı, 24 saat süresince hastaların beslenmesinden tuvalet ihtiyaçlarına tüm ihtiyaçlarını karşıladığı gibi tedavilerini de üst seviyede gerçekleştiriyor.

SAVAŞÇILARIN SİLAHLARI: MASKE, TULUM, SİPERLİK

Sağlık çalışanları hastaları iyileştirirken kendilerini de virüse karşı üst seviyede korumaya çalışıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen siperlik, özellikli maske, tulumlar, koronavirüs savaşçılarının en önemli silahları. İstisnasız tüm çalışanlar, 15 yatağın bulunduğu Covid-19 yoğun bakım alanına girerken hava dahi geçirmeyen özel bir kumaştan üretilen tulumu giyip, bazen çift maske, bazen de özellikli maskeyle birlikte siperlik takıp eldiven giydikten sonra tedaviye başlıyor.

TERDEN ÖNLÜKLERİ SIRILSIKLAM OLUYOR

Sağlık çalışanları, birer astronotu andıran koruyucu kıyafet içinde saatlerce çalışıyor. Bazen uzun saatler üzerlerinde kalan koruyucu tulumu çıkardıklarında, iç kısımdaki önlüklerinin terden sırılsıklam olduğu görülüyor. Hastalar ise temas etmeyecek şekilde hazırlanan birbirlerinden ayrı tutulduğu cam bölmeli alanlarda tedavi görüyor. Sağlık çalışanları, bu tulum içerisindeyken insani ihtiyaçlarının hiçbirini gerçekleştiremiyor. Dinlenmek için tulumları çıkaran sağlık çalışanları, bu aşamada da mesafe ve maske kuralına dikkat ediyor.

HASTALAR YAĞMUR GİBİ YAĞIYOR, SAĞLIK ÇALIŞANLARI YAPRAK GİBİ DÖKÜLÜYOR

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Covid-19 yoğun bakım servisi sorumlusu Prof. Dr. Murat Yılmaz, 21 yıldır yoğun bakımda çalıştığını, ancak hiçbir dönemde bu kadar yoğunluk yaşamadıklarını anlattı. "Hastalar yağmur gibi yağıyor" diyen Prof. Dr. Murat Yılmaz, “Sağlık çalışanları adeta birer yaprak gibi dökülüyor. Ekibimizden karantinaya alınanlar oluyor. Çalışan sayımız giderek azalıyor. Sınırsız enerjimiz yok. Zor şartlarda çalışıyoruz. Önlem almadan dışarıda gezen vatandaşları görünce üzülüyoruz" dedi.

'EVİMDE KENDİME KARANTİNA UYGULUYORUM'

“Sevdiklerimize sevgimizi şu dönemde uzak kalarak gösterebiliriz" diyen Prof. Dr. Yılmaz, yoğunluk dışında zaman zaman eve gidebildiğini, eve gittiğinde de kendine karantina uyguladığını söyledi. Çocuklarından, ailesinden uzak kalmak zorunda olduğu için üzüldüğünü anlatan Prof. Dr. Murat Yılmaz, “Eve gidince eşim kapının önünde tüm kıyafetlerimi çıkarttırıp makineye atıyor. Duş alıp salonda kendimi karantinaya alıyorum. Ailemi düşünüyorum. İnsanların da kendilerini, ailelerini, bizleri düşünmesi lazım" diye konuştu.

YOĞUN BAKIMDA GENÇ HASTA SAYISI ARTTI

Hastalığın sadece yaşlıları etkilemediğini, yoğun bakıma gelen ve entübe edilen genç hastalar olduğunu da anlatan Prof. Dr. Yılmaz, gençlerin gençliklerine güvenmemesi gerektiğini kaydetti. 33 yaşında bir hastanın yoğun bakıma geldiğinde kendisiyle görüştüğünü anlatan Prof. Dr. Yılmaz, “Yusuf isminde hastamla görüştüğümde bana 'Hocam ben bütün işlerime devam ettim. Hiç önlem almadım. Bu hastalık yaşlılar için tehlikeli diye düşündüm' dedi. Şu anda 33, 45, 37, yaşlarında hastalar var. 50 yaşın altında 7 hastamız var. Bu hastalıkta genç yaşlı kalmadı" ifadelerini kullandı.

'EN ÇOK ESKİ HASTALIKLARI VE HASTALARIMI ÖZLEDİ'

Sağlık çalışanları, tüm günlerini Covid-19'la savaşarak geçirirken, koronavirüs öncesindeki yaşamlarını ise özlemle anımsıyor. Koronavirüs öncesinde hastanede görev yaparken gün içerisinde kimi içtiği sadece Türk kahvesini özlerken, kimi bir bardak çayı özlüyor. Kimi ise mola verdiklerinde yediği bir çikolatayı hatırlayıp, artık bunları tulum ve maskelerden ayrılamadıkları için yapamadıkları için özlem duyduklarını dile getiriyor. Prof. Dr. Murat Yılmaz ise en çok eski hastalarını ve eski hastalıkları, tedavisi olan hastalıkları özlediğini dile getirdi. Tulum ve maske olmadan önce tedavisi devam eden hastalarının yanına gittiğinde onların gözüne bakıp moral verdiğini anlatan Prof. Dr. Yılmaz, “Şimdi hastanın yanına bu kıyafetlerle giriyoruz. Eskisi kadar rahat muayene edemiyorum. Duygularımızı karşılıklı rahat ifade edemiyoruz. Eski hastalıkları ve hastalarımı

Etiketler
  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER HABERLER Haberleri
  1. İzmir'de son durum: 17 ölü, 709 yaralı İzmir'de son durum: 17 ölü, 709 yaralı

    Kuşadası'nda depremde 35 kişi yaralandı Kuşadası'nda depremde 35 kişi yaralandı

    Nihat Hatipoğlu'nun köşe yazısı yine tepki çekti Nihat Hatipoğlu'nun köşe yazısı yine tepki çekti

    Seferihisar’da deniz çekildi Seferihisar’da deniz çekildi

    2 katı çöken binada kurtarma çalışmaları sürüyor 2 katı çöken binada kurtarma çalışmaları sürüyor

    Fadime Talu, enkazdan böyle çıkarıldı Fadime Talu, enkazdan böyle çıkarıldı

    Şaka yapmak isterken arkadaşını öldürdü Şaka yapmak isterken arkadaşını öldürdü

    İzmir'de eğitime 1 hafta ara İzmir'de eğitime 1 hafta ara

    Süper Lig'de yarın oynanacak maçların muhtemel 11'leri Süper Lig'de yarın oynanacak maçların muhtemel 11'leri

    Göztepe Kulübü enkaz altındaki bir ismi açıkladı Göztepe Kulübü enkaz altındaki bir ismi açıkladı

    Deprem, Sisam Adası'nı vurdu: 2 ölü 19 yaralı Deprem, Sisam Adası'nı vurdu: 2 ölü 19 yaralı

  1. Bitcoin 13,000 doların üzerinde Bitcoin 13,000 doların üzerinde

    Pandemi dijital dünyayı nasıl değiştirecek? Pandemi dijital dünyayı nasıl değiştirecek?

    Hülya Koçyiğit ile “Hayatım Sinema” söyleşisi Hülya Koçyiğit ile “Hayatım Sinema” söyleşisi

    İstiklal Caddesi'nde yoğunluk İstiklal Caddesi'nde yoğunluk

    İkinci Göbeklitepe: Kahin Tepe İkinci Göbeklitepe: Kahin Tepe

    Adrenalin tutkunlarının yeni adresi: Beypazarı Adrenalin tutkunlarının yeni adresi: Beypazarı

    Kurtuluş'ta mahalleli simitçisine sahip çıktı Kurtuluş'ta mahalleli simitçisine sahip çıktı

    Sorunlu kredilerde artış olacak Sorunlu kredilerde artış olacak

    Bağcılar’da e-ticaret sektörüne personel alımı Bağcılar’da e-ticaret sektörüne personel alımı

    Fenerbahçe - Trabzonspor: 3-1 Fenerbahçe - Trabzonspor: 3-1

    Basketbolda günün maçları tamamlandı Basketbolda günün maçları tamamlandı

  1. Taşeronluktan Zirveye: Bir Başarı Hikayesi Taşeronluktan Zirveye: Bir Başarı Hikayesi

    CHP'li Kaya: "12 Eylül’de alınan kararların sancısını hala yaşama.. CHP'li Kaya:

    Namık Havutça : Öğretmenler yine mutsuz, yine umutsuz…. Namık Havutça : Öğretmenler yine mutsuz, yine umutsuz….

    CHP'li Yılmazkaya: YÖK yanlış karardan dönmeli! CHP'li Yılmazkaya: YÖK yanlış karardan dönmeli!

    Türkiye'nin ilk cep uydusu uzayda 4 yıl 8 ay görev yapacak Türkiye'nin ilk cep uydusu uzayda 4 yıl 8 ay görev yapacak

    “Yumurta anne sütünden sonra en kıymetli proteindir" “Yumurta anne sütünden sonra en kıymetli proteindir

    63 ışık yılı uzaklıktaki dış gezegenin fotoğrafı paylaşıldı.. 63 ışık yılı uzaklıktaki dış gezegenin fotoğrafı paylaşıldı

    Amadeus'un Salieri'si Selçuk Yöntem, ayakta alkışlandı Amadeus'un Salieri'si Selçuk Yöntem, ayakta alkışlandı

    NASA’nın ay keşfi için hazırlanan Artemis anlaşmasına 8 ülke imza.. NASA’nın ay keşfi için hazırlanan Artemis anlaşmasına 8 ülke imza attı

    İlaç dağıtan robot geliştirdiler İlaç dağıtan robot geliştirdiler

    Kenan İmirzalıoğlu ve Sinem Kobal çiftinin bebeğinin ismi belli o.. Kenan İmirzalıoğlu ve Sinem Kobal çiftinin bebeğinin ismi belli oldu

PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Alanyaspor 6 5 0 1 15 2 16 +13
2 Fenerbahçe 6 4 0 2 10 5 14 +5
3 Galatasaray 7 4 2 1 9 5 13 +4
4 Fatih Karagümrük 7 3 2 2 14 8 11 +6
5 Kasımpaşa 7 3 2 2 8 6 11 +2
6 Çaykur Rizespor 6 2 2 2 9 8 8 +1
7 Gaziantep FK 7 1 1 5 9 10 8 -1
8 Antalyaspor 6 2 2 2 6 8 8 -2
9 Yeni Malatyaspor 6 2 2 2 6 9 8 -3
10 Göztepe 6 1 1 4 10 7 7 +3
11 Başakşehir FK 6 2 3 1 7 7 7 0
12 Beşiktaş 5 2 2 1 8 9 7 -1
13 Sivasspor 5 2 2 1 5 6 7 -1
14 BB Erzurumspor 6 2 3 1 8 11 7 -3
15 Hatayspor 4 2 1 1 3 6 7 -3
16 Konyaspor 5 1 1 3 5 3 6 +2
17 Kayserispor 5 2 3 0 4 8 6 -4
18 Gençlerbirliği 6 1 3 2 4 7 5 -3
19 Trabzonspor 7 1 4 2 9 14 5 -5
20 Denizlispor 6 1 3 2 5 10 5 -5
21 MKE Ankaragücü 5 0 4 1 4 9 1 -5
Takım O G M B A Y P AV
1 Tuzlaspor 7 5 0 2 16 7 17 +9
2 İstanbulspor 7 5 1 1 15 6 16 +9
3 Adana Demirspor 7 4 1 2 14 6 14 +8
4 Samsunspor 7 4 1 2 11 7 14 +4
5 Ankara Keçiörengücü 7 4 2 1 8 6 13 +2
6 Altınordu 7 4 2 1 11 10 13 +1
7 Adanaspor 8 3 2 3 13 9 12 +4
8 Giresunspor 7 3 2 2 11 11 11 0
9 Altay 6 3 2 1 10 4 10 +6
10 Bursaspor 8 3 4 1 16 15 10 +1
11 Balıkesirspor 8 3 4 1 8 12 10 -4
12 Akhisarspor 7 2 2 3 6 5 9 +1
13 Ümraniyespor 8 2 4 2 9 15 8 -6
14 Menemenspor 7 1 3 3 6 11 6 -5
15 Bandırmaspor 7 1 4 2 6 11 5 -5
16 Ankaraspor 7 1 5 1 4 12 4 -8
17 Boluspor 8 0 5 3 6 12 3 -6
18 Eskişehirspor 7 0 4 3 2 13 3 -11
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 8 6 1 1 16 8 19 +8
2 Turgutluspor 8 6 2 0 8 8 18 0
3 Serik Belediyespor 8 4 1 3 12 5 15 +7
4 Kırşehir Belediyespor 8 4 2 2 7 5 14 +2
5 Sakaryaspor 8 3 1 4 10 6 13 +4
6 Tarsus İdman Yurdu 8 3 2 3 14 11 12 +3
7 Etimesgut Belediyespor 8 3 2 3 7 4 12 +3
8 Van Spor 8 3 2 3 5 5 12 0
9 Karacabey Belediyespor 8 3 3 2 8 8 11 0
10 Mamak FK 8 3 3 2 7 10 11 -3
11 Kırklarelispor 8 2 2 4 7 3 10 +4
12 1922 Konyaspor 8 3 4 1 8 5 10 +3
13 Pendikspor 8 3 4 1 11 9 10 +2
14 Elazığspor 8 3 4 1 11 14 10 -3
15 Pazarspor 8 3 4 1 12 17 10 -5
16 Sivas Belediyespor 7 2 2 3 13 9 9 +4
17 Bayburt Özel İdare Spor 7 3 4 0 6 8 9 -2
18 Kastamonuspor 8 1 4 3 8 15 6 -7
19 Bodrumspor 8 1 5 2 9 12 5 -3
20 Kardemir Karabükspor 8 0 7 1 3 20 1 -17
Takım O G M B A Y P AV
1 1928 Bucaspor 6 5 1 0 13 4 15 +9
2 Diyarbekirspor 6 5 1 0 9 3 15 +6
3 Arnavutköy Belediye 6 4 0 2 9 5 14 +4
4 Fatsa Belediyespor 6 4 2 0 8 5 12 +3
5 Çankaya FK 6 4 2 0 8 6 12 +2
6 Belediye Derincespor 6 2 1 3 7 5 9 +2
7 Edirnespor 6 3 3 0 8 9 9 -1
8 Ofspor 5 2 1 2 8 7 8 +1
9 Yeşilyurt Belediyespor 5 2 2 1 8 6 7 +2
10 Kızılcabölükspor 6 2 3 1 9 9 7 0
11 Artvin Hopaspor 6 2 3 1 8 10 7 -2
12 1877 Alemdağspor 6 1 3 2 4 9 5 -5
13 Kemerspor 2003 6 1 4 1 6 10 4 -4
14 Nevşehir Belediyespor 6 1 4 1 4 8 4 -4
15 Payasspor 6 1 4 1 3 7 4 -4
16 Manisaspor 6 0 5 1 4 13 1 -9
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 01/11/2020 Çaykur Rizespor vs Kayserispor
 01/11/2020 Konyaspor vs Başakşehir FK
 01/11/2020 Beşiktaş vs Yeni Malatyaspor
 02/11/2020 Antalyaspor vs Fenerbahçe
 02/11/2020 Hatayspor vs Sivasspor
 06/11/2020 Gaziantep FK vs Beşiktaş
 07/11/2020 Kasımpaşa vs Antalyaspor
 07/11/2020 Alanyaspor vs Trabzonspor
 07/11/2020 BB Erzurumspor vs Göztepe
 07/11/2020 Fenerbahçe vs Konyaspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 01/11/2020 Ankara Keçiörengücü vs İstanbulspor
 01/11/2020 Eskişehirspor vs Akhisarspor
 01/11/2020 Adana Demirspor vs Samsunspor
 06/11/2020 Altay vs Balıkesirspor
 07/11/2020 Bandırmaspor vs Giresunspor
 07/11/2020 Ümraniyespor vs Tuzlaspor
 07/11/2020 Adanaspor vs Menemenspor
 07/11/2020 Ankaraspor vs Bursaspor
 08/11/2020 Eskişehirspor vs Ankara Keçiörengücü
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 11/11/2020 Etimesgut Belediyespor vs Turgutluspor
 11/11/2020 Eyüpspor vs Bayburt Özel İdare Spor
 11/11/2020 Karacabey Belediyespor vs Sivas Belediyespor
 11/11/2020 Kastamonuspor vs Kardemir Karabükspor
 11/11/2020 Kırklarelispor vs Pendikspor
 11/11/2020 Pazarspor vs Kırşehir Belediyespor
 11/11/2020 Sakaryaspor vs Bodrumspor
 11/11/2020 Tarsus İdman Yurdu vs Elazığspor
 11/11/2020 Van Spor vs Mamak FK
 11/11/2020 1922 Konyaspor vs Serik Belediyespor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 01/11/2020 Artvin Hopaspor vs Manisaspor
 01/11/2020 Edirnespor vs Payasspor
 01/11/2020 Fatsa Belediyespor vs Kemerspor 2003
 01/11/2020 Kızılcabölükspor vs Belediye Derincespor
 01/11/2020 Nevşehir Belediyespor vs Arnavutköy Belediye
 01/11/2020 Yeşilyurt Belediyespor vs Diyarbekirspor
 01/11/2020 1877 Alemdağspor vs 1928 Bucaspor
 12/11/2020 Arnavutköy Belediye vs Kızılcabölükspor
HABER ARŞİVİ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI