Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Lideri Devlet Bahçeli, Türkiye’nin önündeki en kritik meselelerden biri olarak terörle mücadeleyi gösterdi. Van Gazetesi köşe yazarı Taner Dilce’ye göre Bahçeli’nin son dönemdeki açıklamaları, sadece güvenlik boyutunu değil, toplumsal birlik ve kardeşlik perspektifini de ön plana çıkarıyor. Lider, “Terörsüz Türkiye” vizyonunu, devletin kudretiyle hayata geçirilebilecek bir hedef olarak tanımlıyor ve bu hedefin, Türkiye’nin siyasi ve sosyal yaşamında yeni bir kırılma noktası oluşturduğunu ifade ediyor.
İÇ CEPHEYİ GÜÇLENDİRME GEREKLİLİĞİ
Bahçeli, Türkiye’nin dış tehditlere karşı direncini artırmanın yolunun, içerideki birliği ve güvenliği sağlamaktan geçtiğini vurguluyor. Dilce’nin yazısında aktarıldığı üzere, MHP Lideri’ne göre “Terörsüz Türkiye” demek, enerjisini iç çekişmelere, silahlı çatışmalara ve kaynak kaybına harcayan bir ülkeden; teknolojide, sanayide ve ekonomide güçlü bir Türkiye’ye geçiş anlamına geliyor. Bu strateji, terör örgütlerine ve onları destekleyen küresel güçlere verilen en güçlü mesaj niteliğinde görülüyor.
KARDEŞLİK HUKUKU VE TOPLUMSAL KUCAKLAŞMA
Bahçeli, terörle mücadelenin yalnızca güvenlik meselesi olmadığını, toplumsal bir kucaklaşma boyutu olduğunu da ortaya koyuyor. Köşe yazısına göre MHP lideri, Kürt kökenli vatandaşların terörün gölgesinden tamamen ayrılması ve devletin eşit bireyleri olarak kabul edilmesini temel hedef olarak belirliyor. Bahçeli’nin "Bizim kardeşliğimiz bir tercih değil, kader birliğidir" sözleri, bu vizyonun merkezinde yer alıyor. Toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren ve dışlayıcı olmayan bir yaklaşımı öne çıkaran Bahçeli, bu vizyonla Türkiye Yüzyılı’nın temel ilkelerini de tanımlıyor.
STRATEJİK VE TARİHİ ÖNEMİ
Bahçeli’nin vizyonu, Türkiye’nin sadece güvenlik ve iç huzur açısından değil, aynı zamanda ekonomik ve teknolojik alanda da güçlü bir şekilde konumlanmasını hedefliyor. Dilce’nin yazısına göre liderin yaklaşımı, terörün tasfiye edildiği bir ortamda, gençlerin üretime ve topluma kazandırıldığı, adalet ve liyakatin hüküm sürdüğü bir Türkiye inşa etmeyi amaçlıyor. Bu perspektif, devlete karşı duyulan güveni artıracak ve bölücü hayalleri bertaraf edecek stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.
SONUÇ: BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN YENİ YOL HARİTASI
Taner Dilce’nin yazısında vurgulandığı gibi Bahçeli, Türkiye’nin terör kaynaklı sorunlarından kurtulması için bir yol açıyor. Bu yol, silahın susup fikirlerin konuştuğu, bölücü hayallerin yerini büyük Türkiye idealinin aldığı bir iklimi işaret ediyor. "Terörsüz Türkiye" vizyonu, sadece bir slogan değil; devletin kararlılığı ve milletin iradesiyle gerçekleşecek, yeni ve güçlü bir Türkiye’nin başlangıcını simgeliyor. Bu hedef, Türkiye’nin ulusal birliği ve gelecekteki istikrarı açısından kritik bir dönemeç olarak öne çıkıyor.
