Lancet Komisyonu tarafından hazırlanan kapsamlı çalışma, 2025-2100 döneminde insan sağlığını ve yaşamını tehdit edebilecek 17 büyük küresel riski ortaya koydu. 35 uzmanın üç yıllık çalışmasıyla hazırlanan raporda nükleer çatışma ve yapay zekanın kötü amaçlı kullanımı, gerçekleşme ihtimalleri düşük olsa da sonuçları insanlığın varlığını tehdit edebilecek riskler arasında gösterildi. Araştırmada 204 ülke ve bölgeye ilişkin veriler değerlendirildi.
NÜKLEER ÇATIŞMA İÇİN 133 MİLYON ÖLÜM HESABI
Almanya'nın Berlin kentinde düzenlenen Dünya Sağlık Zirvesi'nde kamuoyuyla paylaşılan çalışmada, nükleer çatışmanın önlenmesi halinde 2100 yılına kadar yaklaşık 133 milyon ölümün engellenebileceği hesaplandı.
Bunun yaklaşık 9,35 milyar yıllık sağlıklı yaşam kaybının önlenmesi anlamına gelebileceği belirtildi. Yapay zekanın kötü amaçlarla kullanılmasından kaynaklanabilecek risklerin azaltılması halinde ise yaklaşık 10,4 milyar yıllık sağlıklı yaşam kaybının önüne geçilebileceği öngörüldü.
Raporda nükleer çatışmaların atmosfer üzerindeki etkileriyle geniş çaplı kıtlığa yol açabileceğine dikkat çekildi. Yapay zeka destekli biyolojik tehditlerin de ağır sonuçlar doğurabileceği değerlendirildi.
Araştırmacılar, nükleer savaş ve yapay zekanın kötü amaçlı kullanımı gibi senaryolara ilişkin tahminlerde belirsizliğin yüksek olduğuna da dikkat çekti. Bu risklere yönelik hesaplamaların sınırlı tarihsel veri nedeniyle uzman değerlendirmeleri ve olasılık modellerine daha fazla dayandığı belirtildi.
OBEZİTE VE EŞİTSİZLİKTE MİLYARLARCA YILLIK KAYIP
Komisyon yalnızca düşük olasılıklı felaket senaryolarını değil, halihazırda dünya genelinde sağlığı etkileyen sorunları da değerlendirdi.
Obezitenin etkisini azaltmaya yönelik politikaların 2100 yılına kadar yaklaşık 23,1 milyar yıllık sağlıklı yaşam kaybını önleyebileceği hesaplandı. Eğitim seviyesinin yükseltilmesiyle yaklaşık 16,1 milyar, gelir eşitsizliğinin azaltılmasıyla ise 13,8 milyar yıllık sağlık kaybının önüne geçilebileceği tahmin edildi.
İklim değişikliği de raporun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Küresel sıcaklık artışının 4,4 derece yerine yaklaşık 1,8 dereceyle sınırlandırılması halinde aşırı sıcaklık ve hava kirliliği gibi doğrudan etkilerden kaynaklanabilecek yaklaşık 1,89 milyar yıllık sağlıklı yaşam kaybının engellenebileceği belirtildi.
Sağlık alanındaki uluslararası yardımların ciddi biçimde azalması da önemli risklerden biri olarak gösterildi. Böyle bir senaryoda ortaya çıkabilecek önlenebilir sağlık yükünün yaklaşık yüzde 70'inin Sahra Altı Afrika'da hissedilebileceği hesaplandı.
İNSANLIĞIN ÖNÜNDE 17 BÜYÜK TEHDİT VAR
Raporda obezite, düşük eğitim seviyesi, gelir eşitsizliği, yapay zekanın kötü amaçlı kullanımı, nükleer çatışma, iklim değişikliği, hava kirliliği, antimikrobiyal direnç ve çocuklarda yetersiz beslenme küresel tehditler arasında sıralandı.
Geleneksel çatışmalar, sağlık için kalkınma yardımlarındaki azalma, yüksek alkol tüketimi, yüksek tansiyon, doğal yollarla ortaya çıkabilecek pandemiler, ruh sağlığı sorunları, sigara kullanımı ve sağlıksız yaşlanma da listede yer aldı.
Komisyon üyeleri, çalışmanın insanları korkutmak amacıyla hazırlanmadığını vurguladı. Raporda hükümetlerin tehditleri önceden görmesi, önleyici politikalar geliştirmesi ve olası krizlere hazırlık için kaynak ayırması gerektiği belirtildi.
Çalışmada 2100 yılı insanlığın kesin olarak yok olacağı bir tarih olarak gösterilmedi. Bunun yerine 2025-2100 döneminde farklı tehditlerin oluşturabileceği sağlık yükleri ve bunların alınacak önlemlerle ne ölçüde azaltılabileceği modellendi.
Araştırmacılar, söz konusu risklerin birbirinden bağımsız olmadığını ve bazı tehditlerin diğerlerinin etkisini artırabileceğini de vurguladı. Komisyona göre bugünden alınacak önlemler, gelecek yıllarda milyarlarca yıllık sağlıklı yaşam kaybının önlenmesini sağlayabilir.