Yapay zekânın siber saldırılarda daha fazla kullanılmaya başlaması, kripto para ve blockchain sistemlerinin güvenliği konusunda da soru işaretlerini artırdı. Ethereum'un kurucu ortağı Vitalik Buterin ise yapay zekâ destekli saldırıların kripto güvenliğini kaçınılmaz olarak çökerteceği görüşüne karşı çıktı. Buterin'e göre aynı teknoloji, saldırıların yanı sıra yazılımları daha güvenli hale getirmek için de kullanılabilir.
YAPAY ZEKÂ SALDIRGANLARA KALICI ÜSTÜNLÜK SAĞLAR MI?
Buterin, saldırganların yapay zekâ sayesinde siber güvenlik alanında kalıcı bir avantaj elde edeceği düşüncesine katılmadığını belirtti. Doğru sistemlerin kurulması ve daha güçlü doğrulama araçlarının geliştirilmesi halinde avantajın savunma tarafına geçebileceğini savundu.
Buterin'in önerisinin merkezinde matematiksel doğrulama bulunuyor. Bu yöntemde bir yazılımın önceden belirlenen güvenlik koşullarını karşılayıp karşılamadığı matematiksel kanıtlarla sınanıyor. Buterin'e göre gelişmiş yapay zekâ, yalnızca belirli güvenlik açıklarını aramak yerine karmaşık programların tamamının bu yöntemle kontrol edilmesini mümkün hale getirebilir.
Bu yaklaşım, yapay zekânın saldırganlardan önce güvenlik açığı bulmasının ötesine geçiyor. Hedef, açıkları tek tek tespit etmek yerine yazılımın tamamının belirlenen güvenlik şartlarını karşılayıp karşılamadığını doğrulamak.
BİR YAZILIMIN GÜVENLİ OLDUĞU NASIL KANITLANACAK?
Buterin'e göre bunun önündeki temel sorunlardan biri, öncelikle “güvenliğin” ne anlama geldiğinin açık şekilde tanımlanması. Saldırganların sisteme hangi yollarla müdahale edebileceği, bilgilerin nasıl sızabileceği ve yazılım ya da donanım bileşenlerinin bozulması halinde neler yaşanabileceği bu tanımın içinde yer alıyor.
Güvenlik koşullarının insanlar tarafından kolay anlaşılabilir hale getirilmesi de yaklaşımın önemli parçalarından biri. Buterin, özellikle önemli bileşenlerde bu koşulların incelenmesinin kodun tamamını doğrudan taramaktan daha yönetilebilir olabileceğini düşünüyor.
Peki bu yöntem her yazılımda aynı ölçüde uygulanabilir mi? Buterin'e göre hayır. Kullanıcı arayüzü gibi bazı alanlarda güvenlik tanımı, kodun kendisi kadar kapsamlı hale gelebilir. Mesajlaşma protokolleri, yalıtılmış çalışma ortamları ve kriptografik sistemlerde ise yöntemin daha belirgin avantajlar sağlayabileceğini ifade ediyor.
KRİPTO PARA GÜVENLİĞİ NASIL DEĞİŞEBİLİR?
Geçmişte doğrulama işlemlerinin zor ve sınırlı olması nedeniyle geliştiriciler çoğunlukla güvenlik açısından önemli gördükleri kod parçalarını kontrol ediyordu. Ancak programın başka bir bölümündeki hata da tüm sistemi tehlikeye atabiliyor.
Buterin, modern yapay zekânın programın tamamının doğrulanması için yeni imkanlar sağlayabileceğini savunuyor. Böyle bir sistemde güvenlik, yalnızca saldırganlardan önce açık bulma yarışına bağlı kalmayacak. Yazılımın en başından daha dayanıklı hale getirilmesi hedeflenecek.
Bu yaklaşım özellikle daha yüksek işlem kapasitesi ve daha fazla gizlilik hedefleyen blockchain ağları açısından önem taşıyor. Ağların ve yazılımların karmaşıklığı arttıkça, yalnızca belirli kod parçalarının değil sistemin bütününün güvenliğinin sınanması gündeme geliyor.
Buterin, Ethereum'un önümüzdeki yıllarda programların tamamını kapsayan yapay zekâ destekli doğrulama yaklaşımını takip etmeyi planladığını da belirtti. Bu noktada asıl soru, yapay zekânın kripto para sistemlerine saldırıları hızlandırıp hızlandırmayacağından çok, aynı teknolojinin savunma tarafında ne kadar etkili kullanılabileceği olacak.