SON GELİŞMELER
lösev
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Bilimde cam tavan: Kadın mucitler buluş yapıyor, patentlerde görünmüyor

Haber görseli

Avrupa Patent Ofisi (EPO) tarafından yayımlanan rapor, bilim dünyasında kadınların katkısı ile patent sahipliği arasındaki çarpıcı farkı ortaya koydu. Tıp ve sağlık alanındaki buluşların yüzde 54’ünde kadın araştırmacıların imzası bulunmasına rağmen, resmi patent kayıtlarında kadın mucit oranının yalnızca yüzde 13 civarında kaldığı belirtildi.

EPO verilerine göre bu tablo, bilim dünyasında kadınların görünürlüğünü sınırlayan yapısal sorunlara işaret ediyor.

TIP VE SAĞLIKTA DÖNÜŞÜMÜN ARKASINDA KADINLAR VAR

Son yıllarda sağlık alanındaki önemli bilimsel gelişmelerde kadın araştırmacıların etkisi dikkat çekiyor. 2023 Nobel Tıp Ödülü sahibi Katalin Karikó, geliştirdiği mRNA teknolojisiyle COVID-19 aşılarının yanı sıra kanser ve kalp hastalıklarına yönelik tedavi çalışmalarının önünü açtı. Ayrıca Rochelle Niemeijer’in yapay zekâ destekli hızlı enfeksiyon testi ve Laura van’t Veer’in meme kanserinde gereksiz kemoterapiyi önlemeye yardımcı olan genetik testi, sağlık teknolojilerinde önemli yenilikler arasında gösteriliyor.

Uzmanlar, kadın bilim insanlarının özellikle endometriozis, adet sağlığı ve menopoz gibi uzun süre yeterince araştırılmayan alanlara odaklanmasının küresel sağlık araştırmalarını daha kapsayıcı hale getirdiğini belirtiyor.

“SIZINTILI BORU HATTI” SORUNU

Rapora göre bilimdeki temel sorun kadınların alana girmesi değil, kariyer basamaklarında ilerlerken karşılaştıkları engeller. Avrupa Birliği’nde bilim ve mühendislik alanlarında çalışan kadın sayısı 2008’de 3,4 milyon iken 2024’te 7,9 milyona yükseldi. Tıp bilimlerinde araştırmacıların yüzde 54’ünü kadınlar oluşturuyor. Ancak bilim dünyasında “sızıntılı boru hattı” olarak adlandırılan durum nedeniyle kadınların eğitim ve araştırma aşamasındaki yüksek oranı, üst düzey yönetim ve liderlik pozisyonlarında hızla düşüyor.

“MATİLDA ETKİSİ”: KADINLARIN BULUŞLARI GÖRÜNMEZ OLABİLİYOR

EPO Sürdürülebilirlik Direktörü Roberta Romano-Götsch, Euronews Health’e yaptığı açıklamada kadın mucit oranındaki artışın oldukça yavaş ilerlediğini söyledi.

1970’lerde yüzde 2 seviyesinde olan kadın mucit oranının bugün ancak yüzde 13,8’e ulaştığını belirten Romano-Götsch, bu durumun bilim dünyasında “Matilda Etkisi” olarak bilinen olguyla ilişkili olduğunu ifade etti. Romano-Götsch, “Kadınlar bilgi üretimine büyük katkı sağlıyor ancak patent başvurularında mucit olarak isimleri yeterince yer almıyor. Bu sadece eşitlik meselesi değil, aynı zamanda inovasyon ve rekabet gücü açısından da önemli bir sorun” değerlendirmesinde bulundu.

TÜRKİYE’DE KADIN BİLİM MİRASI

Türkiye’de kadın bilim insanlarının katkısı da dikkat çekiyor. Cumhuriyet döneminin ilk kadın doktorlarından Safiye Ali ile başlayan bilimsel mirasın, günümüzde Canan Dağdeviren gibi araştırmacıların geliştirdiği giyilebilir sağlık teknolojileriyle sürdüğü belirtiliyor.

Uzmanlar, kadınların inovasyon ekosisteminde daha fazla yer almasının hem araştırma kapasitesini hem de teknolojik gelişimi güçlendireceğini vurguluyor.