SON GELİŞMELER
lösev
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Biyogazdan elektrik yetmedi: Şimdi hedef gaz şebekesi

Haber görseli

Türkiye’de biyogaz tesisleri şu anda ürettikleri gazı yakarak elektrik üretiyor ve bu elektriği şebekeye satıyor. 2025 yılı verilerine göre Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 2,58’i biyogazdan karşılanıyor. Bu oran, her 100 kişiden yaklaşık 3’ünün elektriğinin biyogazdan geldiği anlamını taşıyor.

Fakat enerji piyasasında son dönemde konuşulan başlık elektrik üretimi değil. Asıl tartışma, biyogazın yakılarak elektriğe dönüştürülmesi yerine arıtılarak gaz olarak sisteme kazandırılması.

GAZ OLARAK ŞEBEKEYE VERMEK MÜMKÜN MÜ?

Biyogaz arıtıldığında metan oranı yükseltilmiş biyometan elde ediliyor. Teknik olarak doğal gaz kalitesine yaklaştırılabilen bu gazın doğrudan doğal gaz şebekesine verilmesi gündeme geliyor.

Bu yaklaşım, enerji sisteminin farklı bir katmanına geçiş anlamını taşırken elektrik üretmek yerine gaz üretmek; enerji piyasasında daha geniş bir kullanım alanına işaret ediyor.

DOĞAL GAZIN SİSTEMDEKİ AĞIRLIĞI DEVAM EDİYOR

Türkiye’de elektrik üretiminde doğal gazın payı 2025 itibarıyla yaklaşık yüzde 24 seviyesinde. Geçmiş yıllarda bu oran yüzde 40-45 bandına kadar çıkmıştı. Oran düşmüş olsa da doğal gaz sistem açısından kritik bir kaynak olmayı devam ettiriyor.

Elektrik üretiminde kullanılan doğal gazın önemli bölümü ithal ediliyor. Bu nedenle gaz tarafında yerli üretim potansiyeli taşıyan her alternatif, enerji arz güvenliği açısından büyük önem taşıyor.

Biyometan modeli burada devreye giriyor. Tarımsal atıklardan, hayvansal atıklardan ve organik atıklardan elde edilen gazın arıtılarak sisteme kazandırılması, ithal doğal gaza kısmi alternatif oluşturma potansiyeli taşıyor.

ELEKTRİK YERİNE GAZ ÜRETMENİN FARKI

Biyogazdan elektrik üretildiğinde enerji elektrik şebekesi üzerinden sisteme giriyor. Biyometan modelinde ise gaz doğrudan gaz altyapısına entegre edilebiliyor. Bu durum, gazın depolanabilmesi ve sanayi ile ısınmada doğrudan kullanılabilmesi gibi başlıkları gündeme taşıyor.

Bu sebeple biyometan tartışması, yalnızca bir üretim tercihi değil; enerjinin hangi formda sisteme gireceğine ilişkin bir yön değişimi olarak değerlendiriliyor.

AVRUPA’DA YÖNELİM GAZA DOĞRU

Avrupa’da çok sayıda biyogaz tesisi elektrik üretimi yerine biyometan üretimine yönelmiş durumda. Enerji güvenliği ve arz çeşitlendirme politikaları çerçevesinde gazın şebekeye doğrudan verilmesi modeli yaygınlaşıyor.

Türkiye’de ise süreç henüz başlangıç aşamasında. Mevzuatta biyometanın doğal gaz statüsünde açık bir tanımı bulunmuyor. Bu sebeple teknik uygunluk kadar hukuki çerçevenin de netleşmesi gerekiyor.

SÜREÇ HENÜZ BAŞINDA

Biyometanın şebekeye entegrasyonu teknik olarak mümkün görülse de, uygulamanın ilerleyebilmesi için önce biyometanın doğal gaz piyasası içinde nasıl konumlanacağına dair net bir çerçeveye ihtiyaç duyuluyor. Bu çerçeve netleşmeden tarife, fiyatlandırma ve ticari model gibi başlıkların ilerlemesi beklenmiyor. Bu nedenle gözler bir sonraki aşamada mevzuatın biyometana nasıl alan açacağına çevrilmiş durumda.

Haber Merkezi: Beyza Kum