SON GELİŞMELER
lösev
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Biyometan: Çevre projesi mi, enerji stratejisi mi?

Haber görseli

Türkiye’nin tarımsal atık kapasitesi uzun süredir enerji politikalarının “potansiyel” başlığı altında konuşuluyor. Ancak potansiyelin yatırım gerçekliğine dönüşebilmesi için yalnızca teknik imkanlar yeterli değil. Asıl belirleyici unsur, hukuki netlik ve gelir modelinin tanımlanması.

Enerji politikaları üzerine değerlendirmelerde bulunan Ali Rıza Öner’e göre Türkiye’nin hayvansal gübre, bitkisel artık, agro-endüstriyel yan ürün ve mezbaha atıkları dikkate alındığında 10–15 milyar metreküp seviyesine yaklaşabilecek teorik biyogaz kapasitesi bulunuyor. Bunun önemli bir kısmı biyometana dönüştürülebilir nitelikte.

Türkiye’nin yıllık doğal gaz tüketimi 50–55 milyar metreküp bandında. Bu tablo, biyometanın orta vadede toplam arzın yüzde 8 ila 15’i arasında katkı sağlayabileceğini gösteriyor. Bu oran tek başına ithalatı bitirmez; ancak arz güvenliği açısından stratejik bir denge unsuru oluşturabilir.

ASIL DÜĞÜM: MEVZUAT MI, GELİR MODELİ Mİ?

Biyometan üretimi teknik olarak mümkün. Türkiye’de yaklaşık 200 biyogaz tesisi zaten faaliyette. Ancak bu tesislerin büyük bölümü elektriğe odaklı çalışıyor.

Sorun teknik kapasite eksikliğinden çok düzenleyici çerçevenin net olmaması.

Mevcut doğal gaz mevzuatında biyometanın şebekeye enjeksiyonu açık ve kapsamlı biçimde tanımlanmış değil. Ölçüm standartları, kalite kriterleri, gazın ayrı izlenebilirliği ve enerji içeriği hesaplaması gibi başlıklar yatırımcı açısından belirsizlik oluşturuyor.

Öner’e göre burada iki başlık birlikte ilerlemek zorunda: Doğal gaz mevzuatının biyometanı açık şekilde tanımlaması ve gelir modelinin yatırımcı açısından öngörülebilir hale gelmesi.

Teknik altyapı kurulabilir. Ancak fiyat yapısı netleşmeden finansman bulunması zor.

YEKDEM BENZERİ MODEL OLMADAN SEKTÖR BÜYÜR MÜ?

Elektrik tarafında uygulanan YEKDEM modeli yatırımcı için referans çerçeve oluşturmuştu. Biyometan tarafında ise benzer bir alım garantisi bulunmuyor. Uzman değerlendirmelerine göre sürdürülebilir bir model için: En az 15 yıl süreli alım garantisi, döviz bazlı ya da dövize endeksli referans fiyat, şebeke enjeksiyonunun açık kurallarla tanımlanması gerekli.

Biyometan tesisleri yüksek ilk yatırım maliyetine sahip. Ekipman büyük ölçüde döviz bazlı. TL bazlı ve değişken fiyat yapısı finansal riski artırıyor. Bu sebeple yatırımın bankacılık sistemi tarafından finanse edilebilmesi için uzun vadeli fiyat istikrarı şart.

MEVCUT TESİSLER DÖNÜŞEBİLİR Mİ?

Türkiye’nin avantajı sıfırdan başlıyor olmaması. Mevcut biyogaz tesislerinin bir kısmı gaz saflaştırma üniteleri ekleyerek yenilenebilir doğal gaz üretimine geçebilir.

Bu dönüşüm:

Elektriğe göre daha yüksek katma değer

Doğrudan gaz şebekesine entegrasyon

Sanayi ve ulaşımda kullanım imkanı

Daha güçlü karbon azaltım etkisi

Anlamını taşıyor. Yani mesele yeni yatırım kadar mevcut altyapının evrilmesi.

ZAMAN FAKTÖRÜ

Avrupa Birliği, 2030 hedefleri doğrultusunda biyometanı stratejik bir gaz kaynağı olarak konumlandırmış; yatırım teşvikleri, garanti mekanizmaları ve şebeke standartlarını büyük ölçüde netleştirmiş durumda. Türkiye’de benzer bir düzenleyici çerçeve gecikirse yatırımın başka ülkelere kayması, tarımsal atık potansiyelinin değerlendirilmemesi ve karbon piyasalarında rekabet avantajının kaybedilmesi riski ortaya çıkabilir. Bu sebeple biyometan artık yalnızca çevresel bir proje değil; enerji, tarım ve sanayi politikalarının kesişim noktasında yer alan stratejik bir başlık olarak görülüyor.

Haber Merkezi: Beyza Kum