CHP'den ayrılarak AK Parti'ye katılan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın da CHP’den istifa etmesinin ardından dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Özarslan'ın AK Parti'ye katılacağı yönünde söylentilerin olduğu bir dönemde konuşan Çerçioğlu, CHP’de artık sağlıklı bir çalışma zemini kalmadığını belirterek ayrılık sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
İSTİFAYA GİDEN SÜRECİ ANLATTI
Çerçioğlu, Kuşadası Belediyesi’nin Kuşadası Merkezi kapsayan 565 futbol sahası büyüklüğündeki bir alan için imar planı revizyonu talep ettiğini belirtti. Revizyonun önce Kuşadası Belediye Meclisi’nde, ardından Büyükşehir Belediye Meclisi’nde görüşüldüğünü aktardı.
Kuşadası Belediye Meclisi’nin kabul ettiği revizyonun, kanuna aykırılık gerekçesiyle Büyükşehir Belediye Meclisi’nde reddedildiğini belirten Çerçioğlu, ret kararının ardından bazı medya organlarında kendisi ve ailesine yönelik ağır hakaretlerin başladığını ifade etti.
"REVİZYONU REDDETTİK, HAKARETLER BAŞLADI"
Çerçioğlu, şöyle devam etti:
"Bir CHP'li ilçe belediyesinin teklifinin, CHP'li bir büyükşehir meclisince reddedilmesi takdir edersiniz ki çok sık rastlanan bir durum değildir. İşte tam da bu ret kararından sonra bir kısım medyada bana ve aileme yönelik çok ağır hakaretler başladı.
Bu hakaretler öyle bir düzeye ulaştı ki; 9 Nisan 2025 tarihinde, yanımda mesleği şehir plancılığı olan genel sekreterim ve bir başka belediye bürokratımızla CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e giderek bu durumu anlattık. Bu revizyonu neden reddettiğimizi, bu retten sonra nasıl hakaretlere maruz bırakıldığımı kendisine ifade ettik. Kendisi ne yazık ki hiçbir makul tepki vermedi, yalnızca dinlemekle yetindi. Kısa bir süre sonra da bir Aydın ziyareti gerçekleştirdi. Ancak bu ziyarette Aydın merkeze gelmek yerine Kuşadası'nda miting yaparak adeta Kuşadası'nda yapılan her şeyin arkasındayım dedi."
"CHP GENEL BAŞKANI BU SÜREÇTE YAPMASI GEREKENİ YAPMADI"
"Devamında da Didim ilçemizde bir heykel açılışı yaparak Aydın'dan ayrıldı. CHP Genel Başkanı bu süreçte yapması gerekeni yapmadı. Örneğin 2013 yılında, Büyükşehir Belediyesi olmadan önce, kapanan bir belde belediyemiz 6360 sayılı yasa gereği imara ilişkin kararlarını bize yollaması gerekmesine rağmen göndermedi.
Bunun üzerine o günün Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na kararda imar mevzuatına aykırılıklar da olduğunu telefonla bildirdim. Sayın Kılıçdaroğlu da 'Gereğini yap, savcılığa bildir' dedi. Biz de öyle yaptık. Kemal Bey'in tavrı buydu. Bütün bunların sonunda, artık Cumhuriyet Halk Partisi'nde bir çalışma ortamının kalmadığını da görmüş olduk."

