İran ve ABD-İsrail arasındaki savaş Türkiye’nin kapısına kadar dayandı. Geçtiğimiz günlerde Türkiye hava sahasına yönelen füzelerin NATO unsurları tarafından düşürülmesi, savunma sistemlerini yeniden tartışmaya açtı. Manşet Haber'e özel açıklamalarda bulunan CHP Dış Politika Koordinatörü İlhan Uzgel, Milli Savunma Bakanlığına seslenerek, "S-400'ler şimdi kullanılmayacaksa ne zaman kullanılacak?" ifadelerini kullandı.
"TÜRKİYE'YE FÜZE GELİYOR, S-400'LER HANGARDA DURUYOR"
Türkiye’ye yönelen füzelerin NATO tarafından düşürüldüğünü hatırlatan Uzgel, 2,5 milyar dolarlık S-400 yatırımının akıbetini sorguladı. Hükümetin "savunma ihtiyacı" gerekçesiyle aldığı sistemlerin ihtiyaç anında devreye girmemesinin kabul edilemez olduğunu ifade eden Uzgel, şöyle konuştu:
"Bu kriz bize önemli bir şeyi gösterdi: Türkiye’nin güçlü bir hava savunma sistemi yok. Türkiye’ye yönelen iki füze NATO radarları tarafından tespit edildi ve Amerikan gemileri tarafından imha edildi. Bu ciddi bir problem.
Türkiye hava savunma ihtiyacı gerekçesiyle S-400 sistemi satın aldı. Ancak bu sistem hâlâ hangarda duruyor. Savaşın hemen yanı başımızda olduğu bir ortamda ve Türkiye’nin hava sahasına füze girmişken bu sistemin kullanılmaması kabul edilemez. Savunma Bakanlığının bu konuda bir açıklama yapması gerekir. Bu mobil bir sistemdir ve gerektiğinde hızla konuşlandırılabilir. Eğer S-400 şimdi kullanılmayacaksa ne zaman kullanılacak?"
"TÜRKİYE BÖLGEDE ETKİSİZLEŞTİ": KIBRIS'TA "BİZ DE VARIZ" SİYASETİ
Doğu Akdeniz’deki askeri hareketliliği yorumlayan Uzgel, Türkiye’nin bölge jeopolitiğinde izole olduğunu ve etkisizleştiğini savundu. Batılı ülkelerin Kıbrıs’taki üslerini kullanmaya başlamasıyla bölgenin bir güç gösterisi alanına dönüştüğünü belirten Uzgel, Türkiye’nin hamlelerini bir "takipçi" siyaseti olarak tanımladı:
"Batılı ülkeler askeri takviye yaptı. Kıbrıs’taki İngiliz üsleri Amerikan kullanımına açılınca, bu bölgeye yönelik muhtemel füze ya da drone saldırısı ihtimali doğdu. Böyle durumlarda birçok aktör "biz de buradayız" mesajı vermek ister. Fransa ve Yunanistan da hızlı hareket etti. Türkiye de biraz gecikmeli olsa da bu denklemin bir parçası olduğunu göstermek istedi. Bu çok abartılı bir durum değil. Sonuçta Kıbrıs Türkiye’ye oldukça yakın ve Yunanistan bir askeri hamle yaparsa Türkiye’nin de karşılık vermesi beklenir."
BARIŞ MASASI İSTANBUL'DA KURULSAYDI…
Uzgel’e göre Türkiye, bu kriz sürecinde daha güçlü bir diplomatik rol üstlenebilirdi. Hükümet kanadından gelen "İstanbul’da masa kurulsaydı böyle olmazdı" şeklindeki açıklamaları rasyonel bulmadığını ifade eden Uzgel, Türkiye’nin şu an taraflara çözüm dikte edebilecek bir konumda olmadığını söyledi. Amerika’nın müzakereyi bir çözüm aracı değil, müdahale öncesi oyalama stratejisi olarak gördüğünü vurgulayan Uzgel, şöyle konuştu:
"İstanbul’da masa kurulsaydı böyle olmazdı diyenler tamamen hayal görüyor. Nerede toplandığının bir önemi yok ki anlaşamadıktan sonra. Hükümet, 'buradan diplomatik prim alalım' peşinde koşuyor."
"İSLAM ÜLKELERİ ORTAK BİR DURUŞ SERGİLEYEBİLİRDİ"
CHP iktidarında izlenecek dış politika vizyonuna dair ipuçları veren Uzgel’e göre; bölgesel diplomasi mekanizmalarının devreye girmesi, Ortadoğu’daki gerilimin büyümesini önleyebilirdi. Hükümetin Trump karşısında "edilgen, hatta ezik" bir tutum sergilediğini savunan Uzgel, yapılabilecek diplomatik hamleleri şöyle anlattı:
"Örneğin İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler bir zirveye çağrılabilir ve bölgesel bir diplomatik baskı oluşturulabilirdi. Çünkü bölge ülkeleri de bu savaşın içinde olmak istemiyor. Ticaret duruyor, turizm zarar görüyor, insanlar hayatını kaybediyor.
Türkiye sadece "taraflar burada toplansın" diyerek diplomatik prim elde etmeye çalışmamalıydı. Daha güçlü bir diplomatik girişim yapılabilirdi. Bölge ülkeleri ve uluslararası kuruluşlar birlikte hareket ederek savaşa karşı güçlü bir direnç hattı oluşturabilirdi."