Pekin yönetimi, Meksika hükümetinin ülkedeki Çin yatırımlarına ilişkin başlattığı ekonomik güvenlik soruşturmasıyla ilgili kaygılarını kamuoyuna duyurdu. Çin Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, tek taraflı uygulamalara ve korumacı tedbirlere karşı oldukları vurgulandı. Bakanlık, ekonomik ve ticari sorunların siyasallaştırılmasına veya uluslararası ilişkilerde bir araç haline getirilmesine karşı olduklarını belirterek, bu tür adımların uluslararası ticaret ve yatırım ortamını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. Açıklamada, Çin’in Meksika ile sürdürülen ekonomik ve ticari ilişkilerin akılcı, objektif ve kapsamlı bir bakış açısıyla yürütülmesini beklediği kaydedildi.
ÇİN, MEŞRU HAKLARINI KORUYACAĞINI BİLDİRDİ
Çin Ticaret Bakanlığı, Meksika’nın daha önce Çin’e yönelik ticaret ve yatırım engelleri kapsamında başlattığı soruşturmanın sonuçlarının yakında açıklanacağını hatırlattı. Açıklamada, Çin’in haklarını ve çıkarlarını korumak amacıyla gerekli önlemleri alacağı belirtilirken, uluslararası ticarette adil ve öngörülebilir bir ortamın önemine dikkat çekildi. Pekin yönetimi, Meksika’nın piyasa kurallarına ve rekabet ilkesine uyarak Çin dahil tüm ülkelerden şirketlere eşit fırsatlar sunması gerektiğini vurguladı. Açıklama, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir mesaj niteliği taşıyor.
MEKSİKA İLE TİCARİ İLİŞKİLERDE TARİFE VE ENGELLER SORUNU
Çin ayrıca, 25 Eylül 2025’te Meksika’nın serbest ticaret anlaşması yapmadığı ülkelere yönelik gümrük tarifelerini artırma planını ve Çin yatırımlarına karşı uyguladığı kısıtlamaları hatırlattı. Çin ve Meksika, ABD’nin ticaret politikaları kapsamında Başkan Donald Trump döneminde tarife artışlarının hedefi olmuş ve iki ülke arasında ekonomik ilişkiler, küresel ticaret gündeminin yakından takip edilen başlıkları arasında yer almıştı. Pekin yönetimi, Meksika’nın ekonomik kararlarının uluslararası ticaret normları çerçevesinde olması gerektiğini belirterek, karşılıklı ticari ilişkilerde gerginliğin büyümesini önlemek için diplomatik ve ekonomik yollarla çözüm arayışlarının devam etmesini beklediğini ifade etti.