Ziraat Yüksek Mühendisi Alparslan Tekbaş, Manşet Haber’e yaptığı değerlendirmede, 2026 Dünya Ekonomik Forumu’nda tarımın yalnızca bir üretim faaliyeti olarak değil; ulusal güvenlik, teknoloji ve finansın kesişim noktasında ele alındığını belirtti.
Tekbaş, İsviçre’nin Davos kentinde bu yıl “diyalog ruhu” temasıyla gerçekleştirilen zirvede, tarım başlığının artık bir uyarı niteliği taşıdığını vurguladı.
ROMANTİK TARIM DÖNEMİ BİTTİ, SİSTEM TARIMI DÖNEMİ BAŞLADI
Zirvede verilen mesajların net olduğunun altını çizen Tekbaş, geleneksel ve romantize edilen tarım anlayışının sona erdiğini, bunun yerine sistem temelli, veri odaklı tarım modelinin ön plana çıktığını söyledi.
Tarımın artık yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı olarak görülmediğini belirten Tekbaş, gıda üretiminin devletlerin güvenlik stratejileriyle birlikte ele alındığını aktardı.
TARIMSAL ZEKA VE DİJİTAL İKİZ VURGUSU
Davos’ta en çok öne çıkan kavramlardan birinin “Tarımsal Zeka – Agricultural Intelligence” olduğunu kaydeden Tekbaş, 2050 yılında 10 milyar insanın beslenmesi için daha fazla tarım alanına değil, mevcut toprağın dijital ortamda modellenmesine ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Bu kapsamda dijital ikiz teknolojilerinin önem kazandığını belirten Tekbaş, yapay zekanın tarımda artık zorunlu bir ölçeklenme aşamasına geçtiğine dikkat çekti.
YAPAY ZEKA İLE VERİMLİLİKTE YÜZDE 28 ARTIŞ
Tekbaş, Microsoft CEO’su Satya Nadella’nın zirvede yaptığı değerlendirmelere atıfta bulunarak, yapay zeka destekli tarım uygulamalarının ekim alanlarını büyütmeden yalnızca veri kullanımıyla verimliliği yüzde 28 artırabildiğini belirtti.
Bu yaklaşımın, tarımda sürdürülebilirliğin temel unsurlarından biri olarak öne çıktığının altını çizdi.
GIDA GÜVENLİĞİ ULUSAL GÜVENLİKLE AYNI CÜMLEDE
Bu yıl Davos’ta tarımın ilk kez bir köy nostaljisi çerçevesinde değil, ulusal güvenliğin temel unsurlarından biri olarak ele alındığını vurgulayan Tekbaş, gıda güvenliği kavramının savunma doktrinleriyle birlikte değerlendirildiğini ifade etti.
Tekbaş, gıda arzını kontrol edemeyen ülkelerin sınır güvenliğini sağlamasının tek başına yeterli olmayacağı yönünde güçlü mesajlar verildiğini vurguladı.
ÇİFTÇİ MERKEZDE OLMADAN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK MÜMKÜN DEĞİL
Zirveye damga vuran başlıklardan birinin PepsiCo’nun “Önce Çiftçiler” yaklaşımı olduğunu söyleyen Tekbaş, sürdürülebilir gıda sistemlerinin çiftçi merkeze alınmadan kurulamayacağının altının çizildiğini aktardı.
Bu kapsamda güven konusunun ön plana çıktığını ifade eden Tekbaş, çiftçilerin sahadan kopuk, masa başında alınan kararlardan yorulduğunu söyledi.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORLARLA SINIRLI KALMAMALI
Tekbaş, Davos’tan yayılan mesajların sürdürülebilirliğin yalnızca şirket raporlarında yer alan bir kavram olmaması gerektiğini gösterdiğini belirtirken; değişimin, çiftçinin geçim kaynağını riske atmadan ve çiftçiyle birlikte yürütülmesi gerektiğinin vurgulandığını kaydetti.
TARIM İKLİM KRİZİNİN PARÇASI DEĞİL, ÇÖZÜMÜ
Zirvede tarımın yalnızca emisyon kaynağı olarak değil, iklim krizinin çözüm unsurlarından biri olarak ele alındığını söyleyen Tekbaş, onarıcı ve yenileyici tarım uygulamalarının artık bir tercih değil, zorunlu bir geçiş olarak tanımlandığını aktardı.
Toprak bozulması ve su kıtlığının artık gelecekte değil, günlük yaşamda hissedildiğine dikkat çekildiğini vurguladı.
ANADOLU’NUN KADİM BİLGİSİNE VURGU
Tekbaş, toprak sağlığını iyileştirme, su tutma kapasitesini artırma ve biyoçeşitliliği koruma konularında Anadolu çiftçisinin binlerce yıllık bilgi birikimine sahip olduğunu belirtti. Eksik olan unsurun, bu bilginin modern finansman ve teknolojiyle buluşturulması olduğunu kaydetti.
ÇEVRE HİZMETİ OLARAK TARIM MODELİ
PepsiCo’nun Brezilya’da uyguladığı “uygulama karşılığı ödeme” modeline değinen Tekbaş, toprağı iyileştiren ve suyu koruyan çiftçilerin ödüllendirildiği bu yaklaşımın tarımı aynı zamanda bir çevre hizmeti haline getirdiğini ifade etti.
TEKNOLOJİ YATIRIMI İÇİN FİNANSAL GÜVENCE
Tekbaş, zirveden çıkan önemli derslerden birinin, çiftçinin finansal güvenliği sağlanmadan yapılan teknoloji yatırımlarının etkisiz kalacağı olduğunu vurguladı.
Tekbaş bu kapsamda, Davos’ta tarımsal dönüşüm için şu üç unsurun zorunlu olarak tanımlandığını söyledi:
*Geçiş sürecindeki risklerin yalnızca çiftçiye yüklenmediği adil finansman modelleri
*Yerel koşullara uygun mühendislik temelli teknik rehberlik
*Çiftçinin anlayabileceği, ölçülebilir ve net kriterler
TÜRKİYE İÇİN SOMUT ÇÖZÜMLER
Tarımsal zekânın Türkiye açısından soyut bir gelecek senaryosu olmadığını vurgulayan Tekbaş, bu yaklaşımın Konya Ovası’ndaki obruk sorunundan GAP bölgesindeki sürdürülebilirliğe kadar pek çok kritik başlık için çözüm sunduğunu belirtti.
GIDA ARZI VE MAKROEKONOMİK İSTİKRAR
Nijerya ve Hindistan gibi ülkelerin zirvedeki çıkışlarının, gıda arzının makroekonomik istikrar ve rejim güvenliğiyle ne kadar iç içe geçtiğini gösterdiğini aktaran Tekbaş, bu başlığın zirvenin ana mesajlarından biri olduğunu ifade etti.
TARIMSAL ATIKLARDAN ENERJİ ÜRETİMİ GÜNDEMDE
Tekbaş, Hindistan örneğinde olduğu gibi tarımsal atıklardan enerji üretimi projelerinin çiftçiyi yalnızca gıda üreticisi değil, aynı zamanda enerji tedarikçisi konumuna taşıdığının altını çizdi.
Davos 2026’nın küresel ölçekte bir tarımsal evrimin başlangıcı olarak değerlendirildiğini belirterek, geleceğin tarımı teknolojiyle dönüştüren, suyu veriyle yöneten ve çiftçiyi vazgeçilmez ortak olarak gören ülkelerin şekillendireceğini söyledi.
TARIM ARTIK VERİ, ENERJİ VE GÜVENLİKTİR
Tarımın artık yalnızca toprağı sürmek anlamına gelmediğini vurgulayan Tekbaş, tarımın aynı zamanda veri, enerji, finansman ve güvenlik başlığı altında ele alındığının altını çizdi.
PepsiCo gibi küresel şirketlerin çiftçiyi tedarikçi değil, vazgeçilmez ortak olarak konumlandırmasının önemli bir mesaj olduğunu hatırlayan Tekbaş, sistemin en zayıf halkası güçlendirilmeden sürdürülebilirliğin sağlanamayacağını dile getirdi.
SU VARSA HAYAT VAR
Tekbaş, ziraat mühendislerinin teknik bilgiyi çiftçinin tecrübesiyle birleştirmeye hazır olduğunu belirterek, finans kuruluşları, kamu ve özel sektörün Davos’taki iş birliği ruhunu Anadolu tarlalarına taşıması halinde gelecek nesillere bereketli havzalar bırakılabileceğini ifade etti.
“Su varsa hayat var, su varsa çiftçi var ve su varsa hepimiz için gıda var” dedi.
Haber Merkezi: Beyza Kum