DEM Parti, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan Ortak Rapor Taslağı’na muhalefet şerhi koydu. Parti, özellikle taslakta kullanılan kavramlar ve sürecin adlandırılmasına yönelik farklı görüşlerini gerekçeleriyle açıkladı.
DEM Parti, hazırlık sürecinde uzlaşma zemini için yapıcı bir rol üstlendiklerini belirterek, “Ortak Rapor Taslağının hazırlık sürecinde DEM Parti olarak ısrarla uzlaşma zeminini zorladığımızın, bunun için yapıcı bir rol üstlenmek konusunda özenli hareket ettiğimizin bilinmesini isteriz” ifadelerini kullandı.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE" TANIMINA İTİRAZ
Parti, taslakta yer alan “Terörsüz Türkiye süreci”, “terör örgütü” ve “terör belası” gibi kavramların kullanılmasını uygun bulmadığını bildirdi. Sürecin adı konusunda siyasi partiler arasında uzlaşı bulunmadığını belirten DEM Parti, mevcut süreci “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak tanımladıklarını açıkladı.
Muhalefet şerhinde, “Anılan nedenlerle sürecin adının Ortak Rapor Taslağında ‘Terörsüz Türkiye’ olarak ifade edilmesinin doğru olmadığını” belirtilerek, bunun yerine “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi” süreci adının kullanılmasının gerektiği ifade edildi.
"KÜRT MESELESİ TERÖR KAVRAMI İLE ANILAMAZ"
DEM Parti, Kürt meselesinin “terör” kavramı ile tanımlanamayacağını vurguladı. Metinde, “Kürt meselesi vardır ve bu bir terör sorunu olarak görülemez” ifadesine yer verildi. Sorunun siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel ve tarihsel boyutları bulunduğu belirtildi.
Ayrıca, “Ortak gelecek, acıları ortaklaştırmakla ve paylaşmakla mümkündür” denilerek, rapor dilinin tek taraflı olmaması gerektiği kaydedildi.
ÖCALAN'A YÖNELİK TANIMLAMAYA ELEŞTİRİ
Muhalefet şerhinde, sürecin yürütücülerinden biri olarak ifade edilen Abdullah Öcalan’a yönelik kullanılan kavramlara da itiraz edildi. Metinde, “Sayın Öcalan’ın ve mücadelesinin taslak raporda ısrarla ‘terör’, ‘terör örgütü’ gibi kavramlarla birlikte tanımlanmasını, sürecin hukuku ve gereklilikleri noktasında doğru bulmamaktayız” ifadeleri yer aldı.
"ÇOK DİLLİLİK İLE BARIŞILMALI"
Taslağın “Hak ve Özgürlüklerin Genişletilmesi ile İlgili Düzenlemeler” bölümüne ilişkin değerlendirmede, doğuştan gelen hakların anadili ve kimlik/kültür haklarını kapsadığı belirtildi.
Metinde, “Anadili, yalnızca bir iletişim aracı değil; düşünme biçimini, öğrenme süreçlerini, duygulanım dünyasını ve toplumsal aidiyet hissini belirleyen kurucu bir unsurdur” denildi. Başta Kürtçe olmak üzere farklı anadillerine yönelik kısıtlamaların kaldırılması ve “çok dillilik ile barışılması gerektiği” ifade edildii.
Muhalefet şerhi, Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Meral Danış Beştaş, Hakkı Saruhan Oluç, Celal Fırat ve Cengiz Çiçek’in imzasıyla paylaşıldı.

