ABD ile İran arasında tırmanan gerilimde diplomasi cephesi giderek zayıflıyor. Cenevre’de yürütülen görüşmelerin, İran açısından eşit bir müzakere zemini sunmadığını belirten Ekonomist Levent Işık, Manşet Haber’e yaptığı değerlendirmede sürecin tek taraflı baskıya dönüştüğünü söyledi.
Işık’a göre Trump yönetimi, herhangi bir Birleşmiş Milletler kararı ya da uluslararası hukuki dayanak olmaksızın hareket ederek küresel sistemi ciddi bir sınavdan geçiriyor.
İNGİLTERE’DEN DİKKAT ÇEKEN RET
ABD’nin bu yaklaşımı, müttefikler arasında da rahatsızlık yaratmış durumda. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, hukuki bir zemin bulunmadığı gerekçesiyle ülkesine ait Diego Garcia Üssü’nün Amerikan ordusu tarafından kullanılmasına izin vermedi.
Ancak Levent Işık’a göre bu tür çekinceler Washington’da karşılık bulmuyor. Işık, Trump’ın dış politikada müttefik hassasiyetlerini dikkate almadığını vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Trump, daha önce Venezuela’da olduğu gibi bugün de kimseden izin alma ihtiyacı duymadan hareket ediyor.”
AVRUPA’DA SESSİZLİK VE ETKİSİZLİK
Işık, Avrupa ülkelerinin yaşanan gelişmelere karşı sessiz ve etkisiz bir tutum sergilediğine dikkat çekti. Bu durumun, Avrupa’nın küresel krizlerde ortak ve güçlü bir siyasi irade ortaya koymakta zorlandığını bir kez daha gösterdiğini ifade etti.
TRUMP’IN İÇ SIKINTISI DIŞ KRİZİ BESLİYOR
Ekonomist Işık’a göre Washington’un agresif dış politikasının arkasında Trump’ın iç politikada yaşadığı sıkışmışlık yatıyor. Epstein dosyası, bozulmaya başlayan ekonomik göstergeler, Yüksek Mahkeme kararları ve düşen kamuoyu desteği, Trump üzerindeki baskıyı artırıyor. Anketlerde uzun süredir yüzde 40’ın altında seyreden halk desteği ve yaklaşan ara seçimlerde Kongre çoğunluğunu kaybetme riski, Trump’ı dış politikada daha sert hamlelere yöneltiyor.
NETANYAHU İDDİASI VE “MAKSİMUM BASKI” STRATEJİSİ
Kulislerde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun elindeki bazı gizli belgelerle Trump üzerinde baskı kurduğu iddiaları da konuşuluyor. Ancak Levent Işık, Trump’ın politikalarını düzensiz değil, aksine 2016’dan bu yana tutarlı bir “maksimum baskı” stratejisinin devamı olarak değerlendirmek gerektiğini vurguluyor. Kasım Süleymani suikastından, İran nükleer tesislerine yönelik hava saldırılarına kadar atılan tüm adımların bu çizginin parçaları olduğunu belirtiyor.
KÜRESEL FELAKET SENARYOSU: PETROL, GÖÇ VE EKONOMİK ŞOK
Uzmanlara göre yapılacak yanlış bir hamle, çatışmayı Orta Doğu ile sınırlı bırakmayabilir. İran’ın vekil güçleri üzerinden ABD ve İsrail hedeflerine saldırması halinde kriz, Orta ve Güney Asya’ya kadar yayılabilir. Işık, özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanması ihtimalinin küresel ekonomi için yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Petrol ve doğalgaz sahalarının hedef alınması durumunda, petrol fiyatlarının 150 doların üzerine çıkması ihtimali masada. Bu senaryo, başta Avrupa ve Çin olmak üzere enerjiye bağımlı ülkeleri ve Türkiye’yi derinden sarsacak yeni bir ekonomik krizi tetikleyebilir.
YENİ BİR GÖÇ DALGASI KAPIDA MI?
Uzun soluklu bir savaş ihtimali, yalnızca ekonomik değil, insani bir krizi de beraberinde getirebilir. Levent Işık’a göre milyonlarca İranlının ülkelerini terk ederek Türkiye üzerinden Avrupa’ya yönelmesi, bölgede kalıcı bir istikrarsızlık yaratabilir.
Haber: Melisa Altuntaş

