Avrupa Birliği (AB), dünya genelinde yaklaşık nüfusun üçte ikisinin düşünce, vicdan, din veya inanç özgürlüğünün ciddi şekilde ihlal edildiği ülkelerde yaşadığına dikkat çekerek, devletlere "din veya inanç temelindeki ayrımcılık ve şiddetle mücadele etme" çağrısında bulundu.
AÇIKLAMA MİLLETİMİZİ HATIRLATTI
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas tarafından AB adına yapılan açıklama, "Din veya İnanç Temelli Şiddet Eylemleri Mağdurlarını Anma Uluslararası Günü" dolayısıyla İngilizce, Arapça ve Çince yayımlandı. Açıklamada, düşünce, vicdan, din veya inanç özgürlüğünün İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde güvence altına alınan temel haklardan biri olduğu hatırlatıldı.
Bu kapsamda, dünya nüfusunun yaklaşık üçte ikisinin söz konusu hakkın ciddi şekilde ihlal edildiği ülkelerde yaşadığı ifade edildi. Milyonlarca birey, sahip olduğu ya da atfedilen din veya inanç dolayısıyla veya herhangi bir dine ya da inanca sahip olamamaları nedeniyle her gün hoşgörüsüzlüğe, ayrımcılığa, nefret söylemine, düşmanlığa ve şiddete maruz kalmaktadır.
ÖZEL GİRİŞİMLER HAYATA GEÇİRİLDİ
Açıklamada, birçok bireyin bu nedenlerden dolayı hayatını kaybettiği vurgulandı. AB, antisemitizm ve İslamofobiyle mücadeleye yönelik özel girişimler geliştirmiştir. Aynı zamanda, Hristiyanlar ve diğer dini topluluk üyelerine yönelik ayrımcılık ve şiddete karşı da mücadele ettiklerini belirtilmiştir.
AB Komisyonu, bu yıl üçüncü ülkelerle iletişim kurarak din veya inanç temelindeki ayrımcılık ve zulüm konularında farkındalık artırmak amacıyla Din veya İnanç Özgürlüğünün Teşviki Özel Temsilcisi atadığını hatırlatmıştır. Tüm devletlere, din veya inanç temelinde ayrımcılık ve şiddeti ortadan kaldırmak için harekete geçme çağrısında bulunulmuştur.
Ayrımcılık ve şiddet devam ettiği sürece, tüm din ve inanç mensupları için özgürlük, saygı, hoşgörü ve barışın norm haline gelmesi gerektiği vurgulanmıştır.