Avrupa Birliği (AB), dış sınırlarında ortaya çıkabilecek ani ve kitlesel göç hareketlerine karşı yeni bir düzenleme hazırlıyor. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, üye ülkelerin sınır güvenliğine yönelik ciddi tehditlere daha hızlı müdahale edebilmesini sağlayacak Avrupa acil müdahale çerçevesinin yıl sonuna kadar sunulacağını açıkladı. Von der Leyen, düzensiz göç ve iltica başvurularındaki düşüşe rağmen sınır güvenliğinde yeni önlemlere ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
AB'DEN GÖÇ VE SINIR GÜVENLİĞİ İÇİN YENİ PLAN
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Fransa'nın Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Parlamentosu Genel Kurulunda konuştu. 15-16 Ekim tarihlerindeki AB Liderler Zirvesi'nin sonuçlarının değerlendirildiği oturumda göç politikaları, sınır güvenliği, Rusya'ya yönelik yaptırımlar ve Ukrayna'ya sağlanan destek ele alındı.
Von der Leyen, üye ülkelerin dış sınırlarda karşılaşabilecekleri ciddi tehditlere hızlı yanıt verebilmesi amacıyla yeni bir Avrupa acil müdahale çerçevesi hazırladıklarını bildirdi. Düzenlemenin yıl sonuna kadar sunulmasının planlandığını belirten von der Leyen, sınır güvenliğinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların süreceğini ifade etti.
YASA DIŞI SINIR GEÇİŞLERİNDE YÜZDE 56 DÜŞÜŞ
Von der Leyen, Avrupa Birliğinin düzensiz göçle mücadelede elde ettiği sonuçlara ilişkin verileri de paylaştı. AB'ye yasa dışı sınır geçişlerinin son iki yılda yüzde 56 azaldığını belirten von der Leyen, yıl başından itibaren kaydedilen düşüşün ise yüzde 34 olduğunu açıkladı.
Aynı dönemde iltica başvurularında yüzde 19 gerileme yaşandığını bildiren von der Leyen, bu sonuçları önemli bir başarı olarak değerlendirdi. Ancak göç hareketlerinin kısa sürede değişebileceğine işaret ederek üye ülkelerin yeni tehditlere hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.
RUSYA VE BELARUS'A GÖÇ SUÇLAMASI
AB Komisyonu Başkanı, 31 Temmuz'da İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Sebte'de (Ceuta) yaşanan düzensiz göç girişimini örnek gösterdi. Von der Leyen, bu gelişmenin AB'nin dış sınırlarında yeni tehditlerin hızla ortaya çıkabileceğini gösterdiğini belirtti.
Rusya ve Belarus'un göç hareketlerini siyasi baskı aracı olarak kullandığını öne süren von der Leyen, devletlerin ve devlet dışı aktörlerin ani ve kitlesel insan hareketleri organize edebildiğini savundu. Bu girişimlerle sınır yetkililerinin zor durumda bırakılmasının, toplumda paniğe yol açılmasının ve AB ülkeleri arasında ayrılık oluşturulmasının amaçlandığını ileri sürdü.
Von der Leyen, 12 Haziran'da yürürlüğe giren AB Göç ve İltica Paktı'nın eksiksiz uygulanması gerektiğini de vurguladı. Avrupa Birliği sınır ajansı Frontex'in yetkilerini artırmayı amaçlayan yeni düzenlemenin sunulacağını hatırlattı.
RUSYA'YA ENERJİ YAPTIRIMLARI DEVAM EDECEK
Oturumda Rusya'ya uygulanan enerji yaptırımları da gündeme geldi. Von der Leyen, Avrupa Birliğinin Moskova'ya yönelik yaptırımlardaki tutumunun değişmediğini belirterek, "Güncel tartışmalar ışığında şunu çok net şekilde ifade etmek istiyorum, bu yaptırımlar, Rusya savaşı durdurana dek yürürlükte kalacaktır." dedi.
Rusya'nın Avrupa için güvenilir bir enerji tedarikçisi olmadığını savunan von der Leyen, Moskova'nın enerji bağımlılığını baskı aracı olarak kullandığını ifade etti.
Von der Leyen, "Edindiğimiz tecrübeler, Rusya'nın enerji bağımlılığını dilediği an diğerlerine şantaj yapmak için silah olarak kullanabildiğini göstermiştir. Bu, Avrupa'nın kesinlikle unutmayacağı bir derstir." diye konuştu.
AB'DEN UKRAYNA'YA DESTEĞİN ARTIRILMASI ÇAĞRISI
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ise konuşmasında Ukrayna'ya sağlanan uluslararası yardımlara değindi. Costa, Avrupa Birliği ve üye ülkelerin Ukrayna'ya verilen dış desteğin yüzde 80'ini karşıladığını belirtti.
Uluslararası ortaklara Kiev'e yönelik yardımlarını artırma çağrısında bulunan Costa, Ukrayna'nın güvenliğinin Avrupa'nın güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu savundu.
Rusya'nın Avrupa'daki faaliyetlerine de değinen Costa, "Rusya'nın hibrit savaş kampanyası, sabotaj eylemleri, Avrupa hava sahasına ve kara sularına yönelik saldırıları, Ukrayna'nın güvenliğinin Avrupa'nın güvenliği olduğunu bize hatırlatıyor." ifadelerini kullandı.
Costa, Moskova'ya söz konusu eylemlere son verme çağrısında bulundu.