Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, küresel ısınmanın 1,5 derece sınırını aşmasının artık önlenemeyeceğini belirterek dünya ülkelerine iklim değişikliğiyle mücadelede hızlı hareket etme çağrısında bulundu. BM Çevre Programının (UNEP) 2026 Emisyon Açığı Raporu'na göre mevcut iklim politikaları yetersiz kalırken küresel sıcaklık artışının 2,6 ila 2,8 dereceye ulaşabileceği öngörülüyor. Guterres, sera gazı emisyonlarının azaltılması için hükümetlerin daha güçlü önlemler alması gerektiğini vurguladı.
BM'DEN 1,5 DERECE SINIRI İÇİN UYARI
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde UNEP tarafından hazırlanan yıllık Emisyon Açığı Raporu'nu değerlendirdi.
Video mesaj yayımlayan Guterres, dünya genelinde etkisini artıran aşırı hava olaylarına işaret ederek küresel sıcaklık artışının 1,5 derece sınırını aşmasının artık kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Guterres, "Dünya artık 1,5 derecelik sınırı aşmaktan kaçınamaz ve sonuçları şimdiden yıkıcı" sözleriyle iklim krizinin ulaştığı boyuta vurgu yaptı.
Ölümcül sellerin, aşırı sıcak hava dalgalarının ve şiddetli orman yangınlarının iklim değişikliğinin sonuçları arasında yer aldığını belirtti.
İklim krizinin ekonomik faaliyetleri olumsuz etkilediğini ve eşitsizlikleri derinleştirdiğini ifade eden Guterres, küresel ısınmaya en az katkıda bulunan toplumların sonuçlardan daha ağır etkilendiğini kaydetti.
BM Genel Sekreteri, sıcaklık artışının 1,5 dereceyi aşmasının ardından yüzyıl sonundan önce yeniden bu sınırın altına inilmesinin mümkün olduğunu belirtti.
Bunun için küresel sera gazı emisyonlarının 2030'a kadar yüzde 18, 2035'e kadar ise yüzde 45 azaltılması gerektiğini açıkladı.
GUTERRES: HÜKÜMETLER DAHA HIZLI HAREKET ETMELİ
BM Genel Sekreteri, mevcut ulusal iklim planlarının küresel ısınmayı sınırlandırmak için yeterli olmadığını ifade etti.
Sera gazı emisyonlarının yüksek seviyelerde kalmaya devam ettiğini belirten Guterres, "Ancak emisyonlar rekor seviyelerde kalmaya devam ediyor. Ulusal iklim planları ve mevcut politikalar tehlikeli derecede yetersiz kalıyor ve 2,6 ila 2,8 derece ısınmaya işaret ediyor." dedi.
Küresel ısınmanın etkilerini azaltmak için gerekli teknolojilerin mevcut olduğunu vurgulayan Guterres, güneş enerjisindeki büyümeye dikkat çekti.
Güneş enerjisi kullanımının on yıl öncesine kıyasla yedi kat daha hızlı arttığını aktaran Guterres, iklim politikalarının sonuç vermeye başladığını belirtti.
Guterres, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Güneş enerjisi kullanımı, on yıl öncesine göre yedi kat daha hızlı büyüdü. İklim politikaları şimdiden sonuç veriyor. Emisyon açığı artık bir liderlik sorunu. Dünyanın bu açığı kapatmak için ne zamanı ne de bahaneleri kaldı. Hükümetler çok daha ileri gitmeli ve daha hızlı hareket etmeli."
İklim hedeflerine ulaşılması için fosil yakıtlardan uzaklaşılması gerektiğini belirten Guterres, temiz enerji yatırımlarının artırılmasını ve enerji verimliliğinin geliştirilmesini istedi.
Metan emisyonlarının azaltılmasının da önemine değinen BM Genel Sekreteri, yüksek miktarda sera gazı salımına neden olan G20 ülkelerinin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Guterres, gelişmekte olan ülkelere uygun maliyetli iklim finansmanı sağlanması ve bu ülkelerin borç yüklerinin hafifletilmesi çağrısında bulundu.
BM Genel Sekreteri, "İklim adaleti bundan daha azını talep etmez. Her derecenin küçük bir kısmı bile önemlidir. Her gecikme yılı, geri dönüş yolunu daha da zorlaştırır. Şimdi bu açığı kapatalım." ifadelerini kullandı.
COP31 ÖNCESİ ÜLKELERE İKLİM EYLEMİ ÇAĞRISI
UNEP İcra Direktörü Inger Andersen da 2026 Emisyon Açığı Raporu'nun sonuçlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Andersen, küresel sıcaklık artışını 1,5 derecenin altında tutma olanağının ortadan kalktığını ancak Paris Anlaşması'nın en iddialı hedefinden vazgeçilmemesi gerektiğini belirtti.
İklim krizinin etkilerinin sıcaklık artışındaki her yükselişle daha da ağırlaşacağını ifade eden Andersen, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Vazgeçemeyiz. 1,5 derece üzerindeki her ek derece ve her ek yıl, bu yıl ülkeleri kasıp kavuran ölümcül seller, sıcak hava dalgaları ve orman yangınları gibi iklim etkilerini artıracaktır. Bu rapor, hedefe hala ulaşabileceğimizi gösteriyor."
Paris Anlaşması'nın kabul edilmesinden bu yana yenilenebilir elektrik kapasitesinin beklenenden üç kat daha hızlı büyüdüğünü aktaran Andersen, güneş enerjisi kurulumlarındaki artışın ise öngörülerin yedi katına ulaştığını söyledi.
Kömür ve petrolden sağlanan toplam enerji arzının da tahmin edilenden daha yavaş büyüdüğünü belirten Andersen, buna karşın fosil yakıtlardan uzaklaşma konusunda yeterli ilerleme kaydedilemediğini vurguladı.
İklim politikalarının güçlendirilmesiyle mevcut gidişatın değiştirilebileceğini ifade eden Andersen, "Ülkeler, geri dönüş noktasının şimdi başladığını anlamalıdır." dedi.
Kasım ayında Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi'ne de değinen Andersen, ülkelerin sıcaklık artışını mümkün olan en düşük seviyede tutmak için emisyon azaltım çalışmalarını hızlandırması gerektiğini belirtti.
G20 ülkelerinden daha güçlü liderlik beklediğini dile getiren Andersen, küresel ısınmanın 1,5 derece sınırını aşmasının ardından yeniden bu seviyenin altına inilmesi için ülkelerin iklim eylemlerini artırması çağrısını yineledi.