Filistin Devlet Başkanlığı, Mescid-i Aksa'nın "sadece Müslümanlara ait bir ibadet mekanı" olduğunu ifade ederek, İsrail'in sürdürdüğü ihlal ve saldırıların tehlikesine karşı toplumun dikkatini çekti. Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, bu açıklama Mescid-i Aksa'nın 1969 yılında uğradığı yangının 57. yılı münasebetiyle yapıldı. Açıklamada, Mescid-i Aksa'nın "ulusal ve dini meselelerin merkezinde yer almayı sürdüreceği" belirtildi.
Kudüs'ün Arap ve İslami kimliğinin kalıcı bir sembolü olduğu ifade edilen açıklamada, Mescid-i Aksa'nın filistinlilerin tarihsel haklarının bir göstergesi olduğu vurgulandı.
MESCİD-İ AKSA'NIN KORUNMASI GEREKİYOR
Açıklamada, Mescid-i Aksa'nın, 144 dönümlük alanı ile kutsallığının ve tarihsel statüsünün korunması gerektiği, bunun yanı sıra yapılan tüm zararlı girişimlerin reddedilmesi gerektiği vurgulandı.
İsrail ve fanatik Yahudilerin Mescid-i Aksa'ya yönelik "baskınlar, Talmudi ritüel uygulamaları ve ibadet edenlere getirilen kısıtlamalar" gibi uygulamalarına dikkat çekilerek, bu durumun hem İslami hem de Hristiyan kutsallara yönelik tehlikeler barındırdığı ifade edildi.
1969'DAN BUGÜNE MESCİD-İ AKSA
Mescid-i Aksa'da 1969 yılında çıkan yangın, Avustralya vatandaşı Michael Dennis Rohan tarafından başlatıldı. Bu yangında caminin güney kısmındaki Kıble Mescidi'nin doğu tarafında bulunan eşyaların tamamı yok olmuş, Selahaddin Eyyubi dönemine ait tarihi minber de büyük zarar görmüştü. Rohan, gözaltına alındı ancak İsrail mahkemesi tarafından "akli dengesi yerinde olmadığı" iddiasıyla yargılanması sonlandırılmış ve Avustralya'ya gönderilmiştir.