Yemen'deki Husilerin askeri kapasitesine ilişkin uluslararası bir araştırma, grubun silah ve mühimmat temininde kullandığı geniş tedarik ağını ortaya koydu. The Century Foundation tarafından hazırlanan ve Asharq Al-Awsat'ta ele alınan rapora göre, 2021-2025 yılları arasında ele geçirilen malzemelerin yüzde 35'i Çin, yüzde 21'i İran menşeli çıktı. Araştırmada, Husilerin yalnızca hazır silah temin etmediği, farklı ülkelerden sağlanan parçalarla füze ve insansız hava aracı (İHA) üretim kapasitesini de geliştirdiği belirtildi.
HUSİLERİN SİLAH GÜCÜ NASIL BÜYÜDÜ?
Yemen'de faaliyet gösteren Husilerin askeri kapasitesindeki değişim, ülkede iç savaşın başladığı döneme dayanıyor.
Grup, 2014 yılında başkent Sana'yı ele geçirirken Yemen ordusunun kontrolündeki silah, mühimmat ve askeri teçhizatın bir bölümüne de sahip oldu. İlk yıllarda büyük ölçüde mevcut askeri stokları kullanan Husiler, sonraki dönemde uzun menzilli füze ve İHA sistemlerini geliştirmeye yöneldi.
The Century Foundation'ın Peter Salisbury, Henry Thompson ve Veena Ali-Khan tarafından hazırlanan Kaçakçılardan Tedarik Zincirlerine başlıklı raporu, bu dönüşümde uluslararası tedarik bağlantılarının rolünü inceledi.
Araştırmaya göre Husilerin askeri kapasitesinin büyümesinde ele geçirilen ordu stokları, dışarıdan sağlanan teknik destek ve Yemen'deki üretim faaliyetleri birlikte etkili oldu.
ELE GEÇİRİLEN PARÇALARIN YÜZDE 35'İ ÇİN MENŞELİ
Raporda, 2021-2025 döneminde Husilerle bağlantılı sevkiyatlarda ele geçirilen silah parçaları ve diğer malzemelerin menşei değerlendirildi.
İncelenen kayıtlarda Çin yüzde 35 ile ilk sırada yer aldı. İran menşeli malzemelerin oranı ise yüzde 21 olarak belirlendi. Araştırmada Hindistan, Almanya, Hollanda, Güney Kore, İsviçre, ABD, Tayland ve Vietnam menşeli ürünlere de rastlandığı aktarıldı.
Ancak bir malzemenin belirli bir ülkede üretilmiş olması, o ülke yönetiminin Husilere doğrudan silah sağladığını göstermiyor. Raporda, ticari ürünlerin farklı aracılar ve uluslararası nakliye ağları üzerinden el değiştirebildiği belirtildi.
İran'ın Husilere teknik ve askeri destek sağladığı yönündeki iddialar da araştırmada yer aldı. Tahran yönetimi ise gruba silah gönderdiği suçlamalarını reddederek yalnızca siyasi destek verdiğini savunuyor.
HAZIR SİLAHLARIN YERİNİ ÜRETİM PARÇALARI ALDI
Araştırmanın öne çıkan bulgularından biri, Husilerin tedarik yöntemlerinde yaşanan değişim oldu.
Rapora göre 2024 ve 2025 yıllarında ele geçirilen malzemelerin yüzde 80'inden fazlasını, tamamlanmış silah sistemleri yerine silah üretiminde kullanılabilecek parçalar ve ham maddeler oluşturdu.
Bu değişime örnek olarak Ağustos 2025'te Aden Limanı'nda ele geçirilen 44 konteynerlik sevkiyat gösterildi. Konteynerlerde İHA parçaları ve gelişmiş üretim ekipmanlarının bulunduğu belirtildi.
Söz konusu bulgular, Husilerin dışarıdan temin edilen bileşenleri Yemen'deki üretim ve montaj faaliyetlerinde kullanmaya yöneldiğine işaret ediyor.
25 ÜLKEYE UZANAN TEDARİK AĞI İNCELENDİ
Araştırmacılar, Husilerle bağlantılı tedarik faaliyetlerini değerlendirmek amacıyla Mart 2024 ile Kasım 2025 arasında gerçekleştirilen 140'tan fazla sevkiyat yakalama operasyonunun kayıtlarını inceledi.
Çalışmada deniz kuvvetleri, gümrük birimleri, sınır muhafızları ve farklı ülkelerin güvenlik kurumlarından elde edilen veriler kullanıldı. Raporda, tedarik bağlantılarının 25 ülkeye kadar uzandığı belirtildi.
Sevkiyatların yalnızca deniz yoluyla yapılmadığı, farklı ülkelerden geçen ticari taşımacılık hatlarının da kullanıldığı aktarıldı. Cibuti ve Somali bağlantılı güzergâhlar, araştırmada değerlendirilen rotalar arasında yer aldı.
RAPOR HUSİLERİN ASKERİ KAPASİTESİNE DİKKAT ÇEKTİ
The Century Foundation'ın araştırması, Husilerin askeri gücünün yalnızca kaçak yollarla ülkeye sokulan hazır silahlara dayanmadığını ortaya koydu.
Rapora göre grubun kapasitesinin gelişmesinde 2014'te ele geçirilen Yemen ordusu stokları, dışarıdan sağlanan teknik destek, uluslararası ticari tedarik bağlantıları ve yerel üretim faaliyetleri birlikte rol oynadı.
Çalışmada, farklı ülkelerde üretilen parçaların Yemen'deki silah sistemlerinde kullanılabildiği belirtilirken tedarik ağının çok sayıda aracı ve nakliye güzergâhına yayıldığı vurgulandı.
Çin ve İran menşeli ürünlere ilişkin oranların, incelenen ve menşei belirlenen malzemeleri kapsadığı; Husilerin bütün silah envanterinin aynı dağılıma sahip olduğu anlamına gelmediği belirtildi.