İsrail ile Birleşik Krallık arasındaki diplomatik ilişkiler, işgal altındaki Batı Şeria'ya yönelik yeni yaptırımlar nedeniyle gerildi. Londra yönetiminin yasa dışı İsrail yerleşimleriyle ticareti sınırlandırma kararına Tel Aviv'den bir dizi karşılık geldi. İsrail, İngiltere'nin Doğu Kudüs'teki başkonsolosluğunun kapatılmasını isterken İngiliz personel ve yetkilileri etkileyen ek kısıtlamalar duyurdu. Cenevre Uluslar Enstitüsü Rektör Yardımcısı Dr. Blerim Mustafa, AA Analiz için kaleme aldığı değerlendirmede yaşanan gelişmelerin İsrail'in uluslararası ilişkilerine olası etkilerini ele aldı.
İNGİLTERE'DEN YASA DIŞI YERLEŞİMLERE TİCARET KISITLAMASI
Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Ed Miliband, 8 Eylül 2026'da Avam Kamarası'nda yaptığı konuşmada, Batı Şeria'daki yasa dışı İsrail yerleşimleriyle ticaretin kısıtlanacağını açıkladı.
Miliband, kararın gerekçeleri arasında Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi ve yerleşimcilerin gerçekleştirdiği hak ihlallerini gösterdi. İsrail hükümetinin bu uygulamalara yeterli müdahalede bulunmadığını savundu.
Batı Şeria'daki İsrail yerleşimleri, Uluslararası Adalet Divanının 19 Temmuz 2024 tarihli danışma görüşünde de uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendiriliyor.
İSRAİL'DEN LONDRA'YA KARŞI HAMLELER
İngiltere'nin kararına İsrail yönetiminden diplomatik karşılık geldi.
Dr. Mustafa'nın aktardığına göre İsrail, Doğu Kudüs'teki İngiltere Başkonsolosluğunun 30 gün içinde kapatılmasını istedi.
İsrail yönetimi ayrıca ABD öncülüğündeki Uluslararası Gazze Destek Merkezi'nde çalışan İngiliz personelin çıkarılması, Filistin Yönetimi güvenlik güçlerine verilen İngiliz eğitim desteğinin durdurulması ve bazı İngiliz yetkililer ile vatandaşlara giriş yasağı getirilmesi yönünde adımlar açıkladı.
Bu gelişmeler, iki ülke arasındaki anlaşmazlığın ticari kısıtlamaların ötesine geçtiğini ortaya koydu.
İSRAİL GÜVENLİK YÖNETİMİNDE YERLEŞİMCİ TARTIŞMASI
Analizde, İsrail iç güvenlik birimlerinde yasa dışı yerleşimlerle ilgili yaşandığı aktarılan görüş ayrılıklarına da yer verildi.
İsrail basınındaki haberlere göre İç İstihbarat Servisi Şin-Bet Direktörü David Zini, Yerleşimler ve Ulusal Misyonlar Bakanı Orit Strock ile görüşmesinde Filistinli sivillere yönelik saldırıları önlemek amacıyla bazı yerleşimci grupların idari gözetim altına alınmasını önerdi.
Dr. Mustafa, söz konusu görüş ayrılığının İsrail yönetiminin yerleşim politikaları konusunda kendi güvenlik kurumları içinde de tartışmalar yaşandığına işaret edebileceğini değerlendirdi.
27 EKİM SEÇİMLERİ ÖNCESİ DİPLOMATİK GERİLİM
İngiltere ile İsrail arasında yaşanan gelişmeler, İsrail'de 27 Ekim'de yapılması planlanan genel seçimler öncesine denk geldi.
Analizde, Avrupa ülkelerinin yerleşimlere yönelik ticari kısıtlamalarının İsrail yönetimine uluslararası hukuk ve Filistin politikaları konusunda siyasi mesaj verdiği değerlendirmesi yapıldı.
Bununla birlikte Londra'nın İsrail'e yeni misillemelerle karşılık vermesinin seçim sürecinde farklı siyasi sonuçlar doğurabileceği ihtimali de ele alındı.
BATI ŞERİA'DAKİ YERLEŞİMLER FİLİSTİN'İN GELECEĞİNİ ETKİLİYOR
Dr. Mustafa, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim politikasının iki devletli çözümün önündeki başlıca engellerden biri olduğunu savundu.
Gazze'deki ağır yıkımın ardından Batı Şeria'nın bağımsız bir Filistin devletinin kurulabilmesi açısından taşıdığı öneme işaret eden Mustafa, yerleşimlerin genişlemesinin Filistin topraklarının bütünlüğünü olumsuz etkilediğini belirtti.
Analizde, Avrupa ülkelerinin ticaret kısıtlamalarının siyasi bir mesaj taşıdığı, ancak bu adımların sahadaki uygulamaları değiştirmekte ne ölçüde etkili olacağının henüz belirsiz olduğu vurgulandı.
Mustafa, İsrail'in mevcut yerleşim politikalarını sürdürmesi halinde uluslararası alandaki siyasi ilişkilerinin daha fazla zorlanabileceği değerlendirmesinde bulundu.