Küba yönetimi, derinleşen enerji krizi ve ABD'nin petrol kısıtlamalarının sürdüğü dönemde petrol arama ve üretim sektörüne yabancı yatırım girişini kolaylaştıracak yeni bir düzenlemeye gitti. Bu kapsamda 1938 ve 1959 tarihli yasalar yürürlükten kaldırılırken yerli ve yabancı şirketler için sözleşme koşulları esnetildi.
SÖZLEŞME SÜRELERİ UZATILDI
Küba basınında yer alan bilgilere göre, eski yasaların mevcut anayasa ve güncel sosyoekonomik koşullar karşısında işlevini yitirdiği değerlendirildi. Kanun hükmünde kararnameyle petrol arama ve çıkarma faaliyetlerine yönelik yatırım koşulları yeniden düzenlendi.
Üretim paylaşım sözleşmeleri, 10 yıllık uzatma seçeneğiyle 40 yıla kadar yapılabilecek. Petrol imtiyazlarında ise yine 10 yıllık uzatma imkanıyla süre 30 yıla kadar çıkabilecek. Petrol hizmet sözleşmeleri de yatırımcıların sektöre katılabileceği temel modeller arasında yer aldı. Üretim paylaşım sözleşmelerinde maliyetlerin karşılanması için karada ve sığ sularda yüzde 65, derin sularda ise yüzde 75 üst sınır belirlendi.
DEVLET KAYNAKLAR ÜZERİNDEKİ HAKİMİYETİNİ KORUYACAK
Yeni düzenleme yabancı yatırımın önünü açarken devletin petrol ve doğal gaz kaynakları üzerindeki kontrolünü ortadan kaldırmıyor. Petrol, gaz ve bunlarla birlikte bulunan maddelerin yatakları "tüm halkın sosyalist mülkiyetinde" kabul edilmeye devam edecek.
Devlet, ulusal güvenlik gerekçesiyle ruhsat veya imtiyaz başvurularını reddedebilecek. Ayrıca ülkenin enerji güvenliği için ihtiyaç duyduğu hidrokarbon kaynaklarının temininde rekabetçi piyasa koşulları çerçevesinde öncelik hakkını koruyacak.
Düzenlemeye göre hidrokarbon faaliyetlerinden kaynaklanan zararlar konusunda işletmeciler, kusur veya ihmal kanıtlanmasa bile sorumlu tutulabilecek. Acil durumlar dışında doğal gazın atmosfere bırakılması veya yakılarak imha edilmesi de yasaklanıyor.
YABANCI SERMAYE İÇİN YENİ ÇERÇEVE
Yeni mevzuat kapsamında tesislerin ve operasyonların fiziki güvenliğinden doğrudan işletmeci şirketler sorumlu olacak. İhlal ve suçlara yönelik ağır yaptırımlar da düzenlemede yer aldı.
Küba yönetiminin yeni sistemle sermaye sıkıntısı yaşayan enerji sektörüne uluslararası yatırım çekmeyi ve yabancı yatırımcılara hukuki güvence sağlamayı hedeflediği belirtiliyor. Bununla birlikte hidrokarbon kaynakları üzerindeki devlet kontrolünün sürdürülmesi amaçlanıyor.
ABD'nin petrol ablukası ve ekonominin önemli sektörlerine yönelik ikincil yaptırımlarının ülkedeki ekonomik kırılganlığı artırdığı aktarılıyor. Küba'da elektrik kesintileri yaşanırken toplu taşıma büyük ölçüde aksıyor, hastaneler ise asgari düzeyde hizmet verebiliyor. Kayıt dışı piyasalarda gıda ve ilaç fiyatlarının da yüksek seviyelere çıktığı belirtiliyor.