Pakistan'ın İran'a yönelik uyarısının arkasında Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a düzenlediği son saldırılar bulunuyor.
Husiler, Suudi Arabistan'ın Khamis Mushait kentindeki bir hava üssü ile çevredeki kentlerde bulunan petrol altyapısını hedef aldı. Saldırılarda 73 kişinin yaralandığı bildirildi.
Saldırı, bölgede devam eden çatışmanın doğrudan Suudi Arabistan topraklarına taşınması nedeniyle dikkat çekti. Reuters'a göre olay, ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'a karşı başlattığı savaşın ardından Suudi Arabistan'a gerçekleştirilen en büyük saldırılardan biri oldu.
Husi askeri sözcüsü Yahya Seri ise daha sonra Suudi savaş uçaklarının Yemen'in çeşitli bölgelerine 12 saat içerisinde 54 hava saldırısı düzenlediğini belirterek bunların karşılıksız kalmayacağını söyledi.
PAKİSTAN İRAN'A MESAJ GÖNDERDİ
Suudi Arabistan'a yönelik saldırıların ardından Pakistan diplomatik olarak devreye girdi.
Reuters'ın Suudi, Pakistanlı ve İranlı kaynaklara dayandırdığı haberine göre İslamabad yönetimi, Riyad'ın uyarısını Tahran'a iletti.
Mesajda İran'dan, Yemen'deki Husi müttefikleri üzerindeki nüfuzunu kullanarak Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları durdurması istendi.
Pakistan'ın girişimindeki temel amaç, mevcut vekâlet çatışmasının daha geniş bir bölgesel güvenlik krizine dönüşmesini önlemek.
MEKKE ANLAŞMASI NEDEN GÜNDEME GELDİ?
Pakistan'ın İran'a yönelik uyarısını önemli hale getiren nokta, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026'da imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması.
Anlaşma savunma amaçlı oluşturuldu ve üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının üç ülkenin tamamına yönelik saldırı olarak kabul edilmesini öngörüyor.
Pakistan Dışişleri Bakanlığının anlaşmanın imzalanmasının ardından yaptığı resmi açıklamada da düzenlemenin herhangi bir ülkeyi hedef almadığı ve dış saldırılara karşı ortak caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçladığı vurgulanmıştı.
Üç ülke ayrıca 31 Ağustos'ta İstanbul'da anlaşma kapsamında ilk Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda ortak savunma kapasitesi, askeri uyumluluk, savunma sanayisi iş birliği ve ortak teknoloji geliştirilmesi gibi başlıklar ele alındı.
PAKİSTAN: BİRİMİZE SALDIRI ÜÇÜMÜZE YAPILMIŞ SAYILIR
Son Husi saldırılarının ardından Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif de Mekke Anlaşması'nın hangi durumda devreye girebileceğine ilişkin konuştu.
Asif, anlaşmanın temel hükmüne dikkat çekerek ülkelerden birine yönelik saldırının üç ülkenin tamamına yapılmış saldırı olarak değerlendirileceğini söyledi.
Yemen'deki çatışmaların Suudi Arabistan'a sıçraması veya ülkeye yönelik sebepsiz bir saldırı gerçekleşmesi durumunda anlaşmanın devreye gireceğini belirten Asif, Pakistan'ın anlaşmadan kaynaklanan yükümlülüklerine bağlı olduğunu ifade etti.
Dolayısıyla Pakistan'ın açıklaması doğrudan Husilerin Suudi Arabistan topraklarını hedef alan son saldırılarına dayanıyor.
TÜRKİYE DE ANLAŞMANIN TARAFI
Mekke Anlaşması'nın taraflarından birinin Türkiye olması nedeniyle gerilimin Ankara açısından da önemi bulunuyor.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan anlaşma, ortak savunma ve caydırıcılık mekanizması oluşturuyor.
Ancak anlaşmanın gündeme gelmesi Türkiye'nin doğrudan savaşa gireceği anlamına gelmiyor. Mevcut açıklamalar, Suudi Arabistan'a yönelik saldırıların devam etmesi veya çatışmanın ülke topraklarına daha fazla yayılması durumunda ortak savunma mekanizmasının işletilmesi ihtimali üzerine yapılıyor.
İRAN'DAN “HUSİLERİ KONTROL ETMİYORUZ” YANITI
Pakistan'ın mesajının Tahran'a ulaştığını üst düzey bir İranlı yetkili de doğruladı.
Yetkiliye göre İran'ın Pakistan'a verdiği yanıt, “İran Husileri kontrol etmiyor” şeklinde oldu.
Buna karşılık Reuters'a konuşan iki İranlı kaynak, Tahran'ın geçen hafta Husilere Suudi Arabistan'a saldırmaları yönünde talimat verdiğini ileri sürdü. Kaynaklar, İran'ın Husilere ek finansman ve silah sözü verdiğini ve bazı Devrim Muhafızları komutanlarının saldırıların koordinasyonuna yardımcı olmak üzere Yemen'e gittiğini öne sürdü.
Söz konusu bilgiler Reuters'ın kaynaklarına dayanan beyanlar niteliğinde; İran yönetiminin bunları resmi olarak kabul ettiği yönünde bir açıklama bulunmuyor.
TÜRK, SUUDİ VE PAKİSTANLI ASKERİ YETKİLİLER RİYAD'DA BULUŞTU
Gerilimin ardından dikkat çeken bir başka gelişme de Riyad'da yaşandı.
Reuters'a konuşan Pakistanlı bir kaynağa göre Suudi yetkililer, üst düzey Türk ve Pakistanlı askeri temsilcilerle bir araya gelerek olası karşılığı değerlendirdi.
Kaynak, üç ülkenin askerlerinin Yemen'e girmemesi ve olası bir karşılığın Suudi Arabistan topraklarından verilmesi konusunda mutabık kaldığını aktardı.
Bununla birlikte ikinci bir Pakistanlı kaynak, misilleme saldırılarına katılım konusunda henüz karar alınmadığını söyledi.
Pakistan'ın olası askeri rolünün de savunma amaçlı ve Suudi Arabistan topraklarının korunmasıyla sınırlı olması öngörülüyor.
AMAÇ GERİLİMİN DAHA FAZLA BÜYÜMESİNİ ENGELLEMEK
Pakistan'ın İran'a gönderdiği mesajın bu nedenle doğrudan bir “savaş tehdidi” olarak değil, Husi saldırılarının devam etmesi halinde üçlü savunma mekanizmasının devreye girebileceğine yönelik ciddi bir uyarı olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
İslamabad yönetiminin önceliğinin diplomatik çözüm olduğu belirtilirken, saldırıların Suudi Arabistan topraklarında devam etmesi Mekke Anlaşması'nın ilk ciddi güvenlik sınavına dönüşebilir.