ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminde ekonomi politikaları ve İran savaşı, Beyaz Saray üzerindeki siyasi baskıyı artırıyor.
Haberde aktarılan anketlere göre Trump’ın kamuoyu desteği yüzde 33 seviyesine kadar geriledi. Yaklaşan ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçilerin Kongre’deki çoğunluğunu koruyup koruyamayacağı da tartışılmaya başlandı.
TRUMP’IN DESTEĞİ YÜZDE 33’E GERİLEDİ
Yüksek mortgage faizleri, artan enerji maliyetleri, kamu borcundaki yükseliş ve bütçe açığı Amerikan ekonomisinin en çok tartışılan başlıkları arasında bulunuyor.
İran savaşıyla enerji piyasalarında yaşanan dalgalanma ve kamu harcamalarındaki artışın da seçmenlerin ekonomi algısı üzerindeki baskıyı artırdığı belirtiliyor.
“İRAN’I BİRAZ DAHA BOMBALAMALI MIYIM?”
Trump, Güney Carolina’da düzenlenen mitingde Cumhuriyetçi seçmenlerden desteğini sürdürmelerini istedi.
Kongre’deki Cumhuriyetçi çoğunluğun korunmasının yönetimi açısından önemine işaret eden Trump, seçimi kazanmak için daha ne yapması gerektiğini sorarak, “Geri dönüp İran’ı biraz daha bombalamalı mıyım?” dedi.
ABD’NİN BORCU 40 TRİLYON DOLARA ULAŞTI
Ekonomik tartışmaların merkezindeki başlıklardan biri de kamu borcu oldu.
ABD’nin toplam kamu borcunun 40 trilyon dolara ulaştığı ve yeni bir rekor kırdığı belirtilirken, uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin de 19 yılın en yüksek seviyelerine çıktığı aktarıldı.
Yatırımcıların artan borç yükü, bütçe açığı ve savaş harcamalarına ilişkin kaygıları tahvil piyasalarında baskı yaratıyor.
HAZİNE’NİN HAMLESİ PİYASAYI RAHATLATMADI
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, uzun vadeli borçlanmanın artırılması ve bütçe açığının düşürülmesine yönelik yeni adımlar üzerinde çalışıldığını açıkladı.
Ancak alınan önlemlerin uzun vadeli Hazine tahvillerinin getirilerini aşağı çekmeye yetmediği, doların değer kaybının da yatırımcı endişelerinin sürdüğünü gösterdiği ifade edildi.
Trump ise borsalardaki rekor seviyelere işaret ederek ABD ekonomisinin güçlü olduğunu savunuyor.
BÜYÜME HEDEFLERİN ALTINDA KALDI
ABD ekonomisinin 2026’nın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 1,5 büyüdüğü belirtiliyor.
Bu oran, Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in yüzde 5-6 seviyesindeki öngörüsünün ve Bessent’ın yüzde 3’lük hedefinin oldukça altında kaldı.
Tüketici enflasyonunun mayısta yüzde 4,2’ye çıktıktan sonra temmuzda yüzde 3,4’e gerilediği, ancak fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmadığı aktarılıyor.
İRAN SAVAŞI ENERJİ HESABINI DEĞİŞTİRDİ
İran savaşıyla birlikte küresel petrol arzına yönelik kaygılar da arttı.
Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık 20 milyon varillik petrol akışının aksama ihtimali, enerji fiyatları üzerindeki en önemli risklerden biri olarak görülüyor.
ABD dünyanın en büyük petrol üreticisi konumunu korusa da ülkenin üretimindeki artışın bu yıl günlük yaklaşık 200 bin varille sınırlı kalmasının beklendiği belirtiliyor.
EKONOMİSTLERDEN GÜVEN UYARISI
Cornell Üniversitesi ekonomi profesörü Eswar Prasad, Trump yönetiminin döviz ve tahvil piyasalarına yönelik müdahalelerinin güven sorununu çözmek yerine büyütebileceğini savundu.
KPMG US Başekonomisti Diane Swonk ise savaşın yeni harcama ihtiyaçları yarattığını ve kamu harcamalarının mevcut seyrinin mali sürdürülebilirlik açısından risk oluşturduğunu belirtti.
GÖZLER ARA SEÇİMLERDE
Trump yönetimi borsadaki yükselişi ve enflasyondaki gerilemeyi ekonomik başarı olarak gösterirken, seçmenlerin karşısında yüksek konut kredisi faizleri, enerji maliyetleri ve rekor kamu borcu bulunuyor.
Yaklaşan ara seçimlerde Trump’ın ekonomi politikaları ve İran savaşına ilişkin tutumunun sandığa nasıl yansıyacağı, ABD siyasetinin en önemli başlıklarından biri olacak.