SON GELİŞMELER
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Eğitim Bir-Sen, Milli Eğitim Akademisi için 7 politika önerisi sundu

Haber görseli
Eğitim Bir-Sen, öğretmen yetiştirme ve atama politikalarında yeni bir dönemi başlatması öngörülen Milli Eğitim Akademisi'ni mercek altına alan raporunu yayımladı. Türkiye genelinde yaklaşık 6 bin öğretmen ve okul yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirilen saha araştırmasına dayanılarak Akademi müfredatına ilişkin somut tavsiyeler ve ayrıca 7 stratejik politika önerisi sunuldu. 125 sayfalık kapsamlı çalışmada, Türkiye'de öğretmen yetiştirme sisteminin yeniden yapılandırılmasında merkezi bir aktör olarak konumlandırılan Milli Eğitim Akademisi, kurumsal, pedagojik ve yönetsel açılardan çok yönlü analiz edildi. 21. yüzyıldaki toplumsal ve teknolojik dönüşümün, öğretmenlik mesleğini nasıl yeniden tanımladığına dikkati çeken rapor, Milli Eğitim Akademisi'nin bu süreçte üstlenebileceği kritik rolü detaylı biçimde ortaya koydu. 7 başlıkta politika önerileri şöyle:

TEST ESASLI ÖĞRETMEN SEÇİMİNDEN ÇOK BOYUTLU DEĞERLENDİRMEYE GEÇİŞ

Raporda, test odaklı öğretmen seçiminin mesleğin derinliklerini göz ardı ettiği vurgulanarak akademi temelli, nesnel ve çok boyutlu bir değerlendirme modeline geçilmesi gerektiği belirtildi. Buna göre, öğretmen adayları, yalnızca sınav puanlarıyla değil insani ve mesleki nitelikleriyle değerlendirilmeli. Empati, iletişim, pedagojik sezgi ve sınıf yönetimi gibi mesleğin temel yetkinlikleri de ölçülmeli. Milli Eğitim Akademisi'nin koordinasyonunda uygulamalı vaka çalışmaları ve ders simülasyonu gibi süreçlerle öğretmen adaylarının gerçek yetenekleri nesnel biçimde açığa çıkarılmalı. Böylece uzun vadede bu yaklaşımın mesleğe daha donanımlı, bilinçli ve öğrencilerine ilham verebilen öğretmenler kazandırarak eğitimde niteliğin artmasına katkı sağlayabileceği belirtildi.

ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE UYGULAMA ODAKLI DÖNÜŞÜM

Rapora göre, Milli Eğitim Akademisi, teori ile pratiği bütünleştirecek şekilde bir eğitim sunmalı. Deneyim temelli mentörlük, proje odaklı, mikro öğretim ve vaka analizlerine dayanan uygulama ağırlıklı şekilde kurgulanacak dersler, öğretmen adaylarının sınıf içi becerilerini geliştirmelerine imkan sağlamalı.

ÖĞRETMENLERİN SÜREKLİ MESLEKİ GELİŞİMİNİN STRATEJİK VE BÜTÜNCÜL BİR SÜRECE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ

Raporda, öğretmenlerin sürekli mesleki gelişiminin stratejik ve bütüncül bir sürece Milli Eğitim Akademisi önderliğinde dönüştürülmesi önerisi de yer aldı. Raporda, sürekli mesleki gelişimlerin eğitim fakülteleri ve hizmet içi eğitim programlarıyla desteklenerek kariyer, maaş ve ödüllendirme gibi teşviklerle güçlendirilmesinin önemine işaret edildi; ayrıca programların öğretmenlerin bireysel ihtiyaçlarına uygun biçimde çeşitlendirilmesi ve daha etkin düzenlenmesi önerildi. Mesleki gelişimin angarya değil öğretmenlerin kariyerini güçlendiren ve eğitim sisteminin kalitesini artıran bir süreç haline getirilmesi gerektiği ifade edildi.

EĞİTİM YÖNETİMİNDE AKADEMİ TEMELLİ YENİ BİR LİYAKAT KÜLTÜRÜ MİMARİSİNİN KURULMASI

Raporda, Milli Eğitim Akademisi'nin liyakat temelli bir yönetim kültürü inşasına odaklanarak Türk eğitim sisteminde değişim ve gelişim için sağlam bir zemin hazırlayabileceğine işaret edildi ve "Akademi, bu amaca yönelik şeffaflık, hesap verebilirlik ve objektiflik ilkeleriyle hareket etmeli, önerilen eğitim programları, değerlendirme sistemleri ve veri temelli çalışmalarla eğitim yöneticilerinin liyakat esaslı performansı ödüllendirilerek kurumsal dönüşüm sağlanmalıdır" değerlendirmesi yapıldı.

AKADEMİ İÇİN ESNEK, DİNAMİK VE UYGULAMA TEMELLİ MÜFREDAT TASARIMI

Raporda, Milli Eğitim Akademisi'nin müfredatının belirlenmesinde, "deneyim temelli öğrenme", "proje tabanlı eğitim ve mikro-öğretim", "vaka analizi ve saha deneyimi", "esnek, modüler ve farklılaştırılmış müfredat", "dijital okuryazarlık ve yenilikçi teknoloji kullanımı" olmak üzere 5 temel yaklaşım önerisi yer aldı.

KURUMSAL UYUM VE AKADEMİK ÖZGÜRLÜK ARASINDA AKADEMİ'NİN  YAPI VE SİSTEM DENGESİ

Eğitim-Bir-Sen'in raporunda, Akademi'nin başarısının, kurumsal yapısının sağlam temellere dayalı olarak geliştirilmesine ve sürekli iyileştirilmesine bağlı olduğu vurgulandı. Daha az hiyerarşik, daha fazla iş birlikçi ve bilimsel temelli karar süreçlerine öncelik veren bir yapı oluşturulması gerektiğinin altı çizilerek, "Mevcut yapının güçlü yönlerini koruyup, zayıf yönlerini gidererek hem bir Bakanlık birimi disiplinine sahip hem de üniversite benzeri özgür ve yenilikçi ortam sunan bir Akademi modeli mümkün gözükmektedir" ifadesine yer verildi.

ÖĞRETMEN ADAYLARININ STATÜSÜNDE MEVZUAT AÇIĞI

Raporda, 7528 sayılı Kanun çerçevesinde Akademi'de eğitime alınan öğretmen adaylarının hukuki statüsünün yasal düzenleme konusu edilmesi ve mevzuat boşluğunun giderilmesi önerisi yer aldı. Öğretmen adaylarının 657 sayılı Kanun bağlamında "aday memur" olarak değerlendirilmesi ve ücretlerin de buna göre belirlenmesi gerektiği belirtildi.   Kaynak: İHA