Mersin 1. İdare Mahkemesi, öğretmenlikten idari göreve geçen eğitimcilerin başöğretmenlik başvurularını ilgilendiren bir karara imza attı. Mahkeme, asıl kadrosu öğretmen olan bir eğitimcinin şube müdürlüğünde geçirdiği hizmet süresinin başöğretmenlik için gerekli kıdem hesabında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
Karar, başöğretmenlik eğitim programına katılmak isteyen ancak şube müdürü olarak görev yaptığı gerekçesiyle başvurusu reddedilen bir öğretmenin açtığı dava sonucunda verildi. Eğitim-Bir-Sen'in hukuki destek sağladığı süreçte mahkeme, başvurunun reddine ilişkin idari işlemi iptal etti.
Yargı kararının, öğretmen kadrosunda bulunmasına rağmen Millî Eğitim Bakanlığının farklı birimlerinde görev yapan eğitimciler açısından benzer uyuşmazlıklarda dayanak oluşturabileceği belirtiliyor. Ancak karar, bütün şube müdürlerine doğrudan başöğretmenlik unvanı verildiği anlamına gelmiyor.
ŞUBE MÜDÜRÜNÜN BAŞÖĞRETMENLİK BAŞVURUSU REDDEDİLMİŞTİ
Davaya konu olayda, asıl kadrosu öğretmen olan bir eğitimci başöğretmenlik eğitim programına katılmak için başvuruda bulundu.
İlgili kişi, başvuru sırasında ilçe millî eğitim müdürlüğünde şube müdürü olarak görev yapıyordu.
Öğretmenlikte 20 yıllık hizmet süresini tamamladığını belirten eğitimcinin başvurusu, 18 Ekim 2024 tarihinde şube müdürlüğü görevinde bulunduğu gerekçesiyle reddedildi.
Bunun üzerine öğretmen, Eğitim-Bir-Sen'in desteğiyle işlemin iptali için yargıya başvurdu.
MERSİN 1. İDARE MAHKEMESİ RET İŞLEMİNİ İPTAL ETTİ
Açılan davada öğretmenin asıl kadrosu ile idari görevlerde geçirdiği hizmet sürelerinin nasıl değerlendirileceği ele alındı.
Mersin 1. İdare Mahkemesi, davacı eğitimcinin öğretmen kadrosunda bulunmasını ve Bakanlığın diğer birimlerinde geçirdiği süreleri dikkate aldı.
Mahkeme, başöğretmenlik eğitim programına katılmak için gerekli 20 yıllık hizmet şartının karşılandığı sonucuna ulaşarak başvurunun reddine ilişkin idari işlemin iptaline karar verdi.
Böylece davacı öğretmenin şube müdürlüğü dönemindeki hizmetinin başöğretmenlik kıdem hesabında değerlendirilmesi gerektiği yönünde karar verilmiş oldu.
ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNDE GEÇEN SÜRELER ÖĞRETMENLİKTEN SAYILIR MI?
Mahkemenin değerlendirmesinde Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği'nin 12. maddesinin (ç) bendi esas alındı.
Kararda, Millî Eğitim Bakanlığının diğer birimlerinde geçirilen hizmet sürelerinin ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde öğretmenlik hizmetinden sayılması gerektiği belirtildi.
Bu kapsamda öğretmenin şube müdürlüğü görevini yürütmesinin, mesleki hizmet süresinin hesaplanmasında tek başına engel oluşturamayacağı değerlendirildi.
Davacı eğitimcinin asıl kadrosunun öğretmen olması ve daha sonra yeniden öğretmenlik görevini sürdürmesi de mahkemenin dikkate aldığı unsurlar arasında yer aldı.
BAŞÖĞRETMENLİK İÇİN 20 YILLIK HİZMET ŞARTI
Davada üzerinde durulan temel konulardan biri, başöğretmenlik eğitim programına başvuruda aranan 20 yıllık hizmet süresinin hesaplanması oldu.
Mahkeme, davacı öğretmenin Bakanlığın farklı birimlerinde geçirdiği dönemlerin de ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaştı.
Buna göre hizmet süresinin belirlenmesinde yalnızca başvuru tarihindeki görev unvanına bakılmasının yeterli olmadığı ortaya konuldu.
Öğretmenin geçmiş görevleri, asıl kadrosu ve yönetmelikte hizmetten sayılan dönemler de değerlendirmeye dahil edildi.
KARAR TÜM ŞUBE MÜDÜRLERİNİ KAPSIYOR MU?
Mersin 1. İdare Mahkemesinin kararı, benzer durumda bulunan eğitimciler açısından önem taşısa da bütün şube müdürlerine otomatik olarak başöğretmenlik hakkı tanımıyor.
Her başvuruda kişinin asıl kadrosu, görev geçmişi, toplam hizmet süresi ve ilgili mevzuatta belirlenen diğer koşulların ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.
Özellikle öğretmen kadrosundan idari görevlere geçen ve daha sonra yeniden öğretmenliğe dönen eğitimciler için kararın yol gösterici olabileceği ifade ediliyor.
Ancak kararın verilmiş olması, genel bir mevzuat değişikliği yapıldığı veya başöğretmenlik şartlarının tüm personel için kaldırıldığı anlamına gelmiyor.
EĞİTİM-BİR-SEN DAVAYI YARGIYA TAŞIDI
Başöğretmenlik eğitim programına başvurusu reddedilen öğretmenin hukuki süreci Eğitim-Bir-Sen tarafından takip edildi.
Sendika, dava kapsamında öğretmenin asıl kadrosunun ve Bakanlığın farklı birimlerinde geçirdiği hizmet sürelerinin dikkate alınması gerektiğini savundu.
Mersin 1. İdare Mahkemesi, yapılan değerlendirme sonucunda davacı lehine hüküm kurarak ret işlemini iptal etti.
Karar, öğretmenlikten idari görevlere geçen personelin kariyer basamaklarına ilişkin hizmet sürelerinin hesaplanması konusunu yeniden gündeme taşıdı.
BAŞÖĞRETMENLİK BAŞVURUSU REDDEDİLENLER NE YAPABİLİR?
Kararın ardından benzer durumda bulunan öğretmenlerin hizmet kayıtları ve başvuru koşulları önem kazandı.
Özellikle şube müdürlüğü veya Bakanlığın diğer birimlerinde görev yapmış eğitimcilerin, hizmet sürelerinin hangi statüde değerlendirildiğini incelemeleri gerektiği belirtiliyor.
Asıl kadronun öğretmen olup olmadığı, idari görevlerde geçirilen yıllar, toplam hizmet süresi ve başvurunun reddedilme gerekçesi, her dosyada ayrı değerlendirilmesi gereken unsurlar arasında bulunuyor.
Mahkemenin kararı, benzer gerekçelerle başvurusu reddedilen eğitimciler için hukuki değerlendirmelerde kullanılabilecek bir örnek oluşturuyor.
BAŞÖĞRETMENLİKTE YENİ BİR DÖNEM Mİ BAŞLIYOR?
Mersin'de verilen karar, öğretmen kökenli yöneticilerin kariyer basamaklarında hizmet süresi hesabına ilişkin önemli bir değerlendirme içeriyor.
Mahkeme, davacı öğretmenin şube müdürlüğünde geçirdiği sürenin ilgili yönetmelik kapsamında dikkate alınması gerektiğine hükmederek başvurunun reddedilmesine yönelik işlemi iptal etti.
Bununla birlikte kararın bütün eğitimcilere doğrudan uygulanacağı veya her şube müdürünün başöğretmen olacağı yönünde bir sonuç bulunmuyor.
Benzer durumda olan kişilerin başvuruları, kendi hizmet geçmişleri ve yürürlükteki şartlar çerçevesinde değerlendirilecek.