Doların gelişmiş ülke para birimleri karşısındaki değerini ölçen dolar endeksi, 2025 yılını 98,3 seviyesinden tamamlamasının ardından 2026’nın ilk çeyreğinde dalgalı bir seyir izledi.
Fed’in faiz indirimlerini sürdüreceği beklentileriyle ocak ayında 95,5’e kadar gerileyen endeks, yaklaşık son 4 yılın en düşük seviyesini gördü. Orta Doğu’da artan jeopolitik risklerin enflasyon endişelerini güçlendirmesiyle dolar endeksi mart ayında yeniden 100 seviyesinin üzerine çıktı.
JEOPOLİTİK GELİŞMELER DOLARI DESTEKLEDİ
ABD/İsrail ile İran arasındaki gerilimin enerji maliyetlerini artırması, küresel merkez bankalarının para politikalarında daha güvercin adımlar atacağı beklentilerini zayıflattı.
Enflasyonist baskıların yeniden güçlenebileceği endişeleriyle Fed’in daha şahin bir politika izleyebileceği öngörüleri de doları destekledi.
Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin azalabileceğine yönelik beklentilerle nisanda 97,6’ya gerileyen dolar endeksi, mayısta 99,5’e, haziranda ise 101,8’e yükseldi.
İLK 9 AYDA YÜZDE 3,3 ARTTI
Haziran sonunda 101,2 seviyesinde bulunan dolar endeksi, üçüncü çeyrekte daha yatay bir seyir izledi. Endeks, eylül sonunda 101,5 seviyesine çıkarak çeyreği sınırlı yükselişle tamamladı.
Böylece dolar endeksi yılın ilk 9 ayında yüzde 3,3 değer kazandı.
Endeks, bu hafta ABD’de açıklanan istihdam, büyüme ve kişisel tüketim harcamaları verilerinden gelen karışık sinyallerin ardından 102,2 seviyesine çıkarak yaklaşık 1,5 yılın zirvesini test etti.
“MEVCUT TABLO DOLAR AÇISINDAN DESTEKLEYİCİ”
KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, dolar endeksindeki güçlü performansta yüksek petrol fiyatları ve ABD Hazine tahvil getirilerindeki yükselişin etkili olduğunu belirtti.
Yüksek petrol fiyatlarının enflasyon endişelerini canlı tuttuğunu ve Fed’in daha şahin duruşunu desteklediğini ifade eden Waterer, tahvil getirilerindeki yükselişin de doları göreli getiri açısından daha cazip hâle getirdiğini söyledi.
Waterer, petrol fiyatlarının yüksek kalması, Hazine tahvil getirilerinin desteklenmesi ve piyasalarda Fed’den yeni faiz artırımı beklentilerinin sürmesi durumunda dolar endeksinin yıl sonuna kadar yukarı yönlü eğilimini koruyabileceğini belirtti.
Petrol fiyatlarında belirgin bir gerilemenin ise faiz artırımı beklentilerini zayıflatabileceğini kaydeden Waterer, “Şimdilik ise yüksek petrol fiyatları ve yüksek tahvil getirilerinin oluşturduğu mevcut tablo, dolar açısından destekleyici bir görünüm sunuyor.” dedi.
ABD’DEKİ VERİLER DOLARA DESTEK SAĞLADI
Societe Generale FX Strateji Başkanı Kit Juckes, Fed’in para politikasına ilişkin beklentilerdeki değişim, ABD’deki güçlü ekonomik veriler ve yüksek petrol fiyatlarının doların değer kazanmasında etkili olduğunu ifade etti.
Juckes, Jackson Hole toplantısından bu yana Fed’e yönelik beklentilerin değiştiğine işaret ederek, dolar endeksinin toplantı öncesinde 99 seviyesindeyken 103’e kadar yükseldiğini belirtti.
Fed’in 16 Eylül’deki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında politika faizini yüzde 4’e yükselttiğini hatırlatan Juckes, ağustos ayında tarım dışı istihdamın 162 bin kişi arttığını ve 55 binlik piyasa beklentisinin üzerinde gerçekleştiğini kaydetti.
ENERJİ FİYATLARI DA ÖNE ÇIKTI
Juckes, küresel petrol arzının Ukrayna’daki savaşın yanı sıra Hürmüz Boğazı’nın kısmen kapanmasından etkilendiğini belirtti.
Ham petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde dengelendiğini kaydeden Juckes, özellikle dizel fiyatlarındaki yükselişin Asya ve Avrupa’da ekonomik büyümeye ilişkin endişeleri artırdığını ve bu gelişmenin doları desteklediğini ifade etti.
DOLARIN GÜVENLİ LİMAN ÖZELLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ
Rabobank Kıdemli FX Stratejisti Jane Foley de Fed’in faiz artırımı ihtimalinin son aylarda dolara destek verdiğini söyledi.
G10 ülkelerindeki tahvil getirilerinde yaşanan sert yükselişin doların güvenli liman özelliğini öne çıkardığını belirten Foley, diğer likit G10 para birimlerinin mevcut koşullarda cazibesinin sınırlı kalmasının doların güvenli liman ve göreli getiri avantajını desteklediğini kaydetti.