İstanbul'da geçen hafta yaşanan sel felaketinin bilançosuna ilişkin yeni açıklama geldi. İstanbul Valisi Davut Gül, 7 kişinin yaşamını yitirdiği taşkınlarda doğrudan ve dolaylı ekonomik zararın yaklaşık 10 milyar liraya ulaştığını bildirdi. Dere yataklarındaki yapılaşmaya işaret eden Gül, yaşanan felaketin İstanbul ve Marmara Bölgesi için bir dönüm noktası olması gerektiğini söyledi. Ataşehir'de düzenlenen Marmara Havzası Havza Su Kurulu Toplantısı'nda konuşan Gül, sel felaketinde yaşanan kayıpların yalnızca yağış miktarıyla açıklanamayacağını belirtti.
SELİN FATURASI 10 MİLYAR LİRAYA YAKLAŞTI
Geçen hafta İstanbul'da meydana gelen taşkınlarda 7 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Gül, felaketin ekonomik boyutuna ilişkin bilgi verdi.
Sel nedeniyle yaklaşık 10 milyar liralık doğrudan ve dolaylı zarar oluştuğunu açıklayan Gül, can kayıplarının ise hiçbir maddi karşılıkla ölçülemeyeceğini vurguladı. Yağışların ne zaman ve hangi şiddette gerçekleşeceğinin kesin olarak bilinemeyeceğini belirten Gül, afetlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi.
“50 SENELİK, 100 SENELİK HEPİMİZİN KUSURLARI”
Selin etkilerini artıran unsurlara değinen Gül, dere yataklarındaki yapılaşma ve ruhsatsız binalara dikkat çekti. Riskli alanlarda yapılaşmaya izin verilmesinin yalnızca vatandaşların değil, ilgili kamu kurumlarının da sorumluluğunda olduğunu ifade eden Gül, "Bu tabii 3 senenin, 5 senenin, 10 senenin meselesi değil. 50 senelik, 100 senelik hepimizin ve bizden öncekilerin de kusurları." dedi. Taşkın yaşanan bölgelerde dere yataklarının daraltıldığını belirten Gül, kurallara aykırı yapılaşmanın önlenmesi ve suyun doğal akışını sağlayacak tedbirlerin uygulanması gerektiğini söyledi.
“17 AĞUSTOS DEPREMİ GİBİ MİLAT OLMALI”
Yaşanan felaketin ardından su yönetimi ve şehirleşme politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Gül, 1999 Marmara Depremi'ni hatırlattı.
Gül, "Bu aşamadan sonra nasıl 17 Ağustos depremi bir milat oldu, geçen hafta yaşadığımız taşkınlarla İstanbul'umuz başta olmak üzere Marmara için bir milat olması lazım." ifadelerini kullandı. Taşkın riskinin azaltılması için dere ıslahı, suyun uygun alanlarda depolanması ve mevcut altyapının güçlendirilmesinin önemine işaret etti.
MARMARA'NIN SU SORUNU İÇİN 85 MİLYAR LİRA GEREKİYOR
Toplantıda konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever ise Marmara Havzası'nın su ihtiyacına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sever, havzadaki su açığının giderilmesi ve gerekli önlemlerin hayata geçirilmesi için 85 milyar liralık yatırım gerektiğini açıkladı. Türkiye'de Gediz, Meriç-Ergene, Akarçay ve Konya havzalarının halihazırda su açığı verdiğini belirten Sever, önlem alınmaması durumunda 2030 yılına kadar başka havzalarda da benzer sorunların yaşanabileceğini ifade etti.
YAĞMUR SUYU VE GRİ SU İÇİN YENİ ÇÖZÜMLER
Su kaynaklarının daha verimli kullanılması gerektiğini belirten Sever, binalarda yağmur suyunun değerlendirilmesi ve gri suyun arıtılarak yeniden kullanılmasının önemini anlattı. Yağmur suyunun şehirlerde doğal yollarla tutulmasını sağlayan sünger şehir uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini de söyledi. Toplantıda Marmara Havzası Taşkın Yönetim Planı ile 2025 ve 2026 yıllarında alınan su kurulu kararları da değerlendirildi.