Küresel piyasaların odağı bu hafta ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasına ilişkin gelecek yeni sinyallere çevrildi. Fed Başkanı Kevin Warsh, Wyoming'de gerçekleştirilecek Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu kapsamında cuma günü kürsüye çıkacak. Warsh'ın Fed Başkanı sıfatıyla Jackson Hole'da yapacağı ilk konuşma olması nedeniyle toplantının önemi daha da artarken, yatırımcılar özellikle faizlerin önümüzdeki dönemde izleyeceği patikaya ilişkin mesajları takip edecek.
PİYASALAR DAHA NET BİR FAİZ MESAJI BEKLİYOR
Warsh'ın temmuz ayındaki Fed toplantısının ardından yaptığı değerlendirmeler, para politikasının bundan sonraki yönüne ilişkin piyasalarda net bir beklenti oluşturmakta yetersiz kalmıştı. Özellikle enflasyonla mücadelenin nasıl sürdürüleceği ve faizlerin ne kadar süre yüksek seviyelerde tutulacağı konusunda güçlü bir yönlendirme gelmemesi, uzun vadeli ABD tahvil getirilerinde yukarı yönlü hareketi beraberinde getirmişti.
Bu nedenle Jackson Hole konuşmasında Warsh'ın önceki açıklamalarına kıyasla daha belirgin bir politika çerçevesi ortaya koyup koymayacağı yakından izlenecek.
ENFLASYON FED'İN HEDEFİNİN ÜZERİNDE
Fed'in para politikası açısından temel belirleyicilerden biri olmaya devam eden ABD enflasyonu, yüzde 2'lik hedefin üzerinde seyrediyor. Son ekonomik göstergeler fiyat artışlarının hızında bazı yavaşlama sinyalleri verse de enflasyon baskılarının tamamen ortadan kalkmadığına işaret ediyor. Bu tablo, Fed açısından faiz kararlarında hareket alanını sınırlayan başlıca unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor. Enflasyonun kalıcı şekilde gerilediğine yönelik güçlü işaretlerin oluşmaması, sıkı para politikasının daha uzun süre korunabileceği beklentisini destekliyor.
GÖZLER PCE ENFLASYONUNDA
Jackson Hole öncesinde piyasaların takip edeceği en önemli verilerden biri de Fed'in enflasyon göstergesi olarak yakından izlediği kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi olacak. Çarşamba günü açıklanacak temmuz verisinde PCE fiyat endeksinin yıllık bazda yüzde 3,6 artış göstermesi bekleniyor. Verinin beklentilerin üzerinde veya altında gerçekleşmesi, Fed'in gelecek dönemde atabileceği adımlara yönelik piyasa fiyatlamalarını etkileyebilir.
Enflasyonda beklenenden güçlü bir görünüm, sıkı para politikasının daha uzun süre devam edeceği beklentisini artırabilir. Fiyat baskılarında belirgin bir yavaşlama görülmesi ise Fed'in faiz politikasında daha esnek hareket edebileceğine yönelik beklentileri güçlendirebilir.
TAHVİL FAİZLERİNDE YÜKSEK SEYİR SÜRÜYOR
ABD'de uzun vadeli tahvil getirilerinin yüksek seviyelerde kalması da piyasaların önemli gündem maddeleri arasında bulunuyor. Enflasyon görünümünün yanı sıra ABD'nin bütçe ve mali açıklarına yönelik endişeler, uzun vadeli borçlanma maliyetleri üzerinde baskı yaratıyor. Tahvil getirilerindeki yükseliş finansman koşullarını sıkılaştırırken, hisse senetlerinden dolara ve altına kadar birçok varlığın fiyatlamasında etkili oluyor. Bu nedenle Warsh'ın yalnızca kısa vadeli faiz kararlarına değil, enflasyon beklentileri ve finansal koşullara ilişkin değerlendirmeleri de piyasalar açısından önem taşıyacak.