Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Bangkok'ta düzenlenen IMF-Dünya Bankası toplantıları kapsamında Türkiye ekonomisinin görünümüne ve para politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karahan, küresel gelişmelerin enflasyon ve cari denge üzerindeki etkilerine değinirken yatırım fonlarına yönelik tedbirler, Türk lirasına olan talep ve sıkı para politikasının sürdürülebilirliği konusunda mesajlar verdi.
FON PİYASASINDA BULAŞMA RİSKİNE KARŞI TEDBİR
Son dönemde işlem kısıtlaması uygulanan yatırım fonlarına ilişkin gelişmeleri değerlendiren Karahan, söz konusu fonlardan finansal sistemin diğer alanlarına yayılabilecek risklerin önceden alınan tedbirlerle sınırlandırıldığını bildirdi. Karahan'ın açıklamaları, fon piyasasında yaşanan gelişmelerin finansal istikrar üzerindeki olası etkilerinin yakından takip edildiğine işaret etti. Sıkı para politikası koşullarına rağmen Türk lirası cinsinden varlıklara yönelik tercihin güçlü kaldığını belirten Karahan, olumsuz küresel koşulların da cari dengede kontrol dışı bir bozulmaya yol açmadığını ifade etti.
ENFLASYONDA ENERJİ FİYATLARININ ETKİSİ
Karahan, 2026 yılında enerji fiyatlarında yaşanan yükselişin enflasyonla mücadeleyi zorlaştıran önemli unsurlardan biri olduğunu söyledi. Arz kaynaklı maliyet baskılarının dezenflasyon sürecinin hızını düşürdüğünü belirten Karahan, buna karşın enflasyonun ana eğiliminde yavaşlamanın sürdüğüne dikkat çekti. Ekonomideki zayıf talep koşullarının, enerji başta olmak üzere arz yönlü gelişmelerin fiyatlara yansımasını sınırladığını aktaran Karahan, özellikle temel mal grubunda talep koşullarının dezenflasyonu desteklediğini vurguladı.
ENFLASYON BEKLENTİLERİNDE İHTİYATLI DURUŞ
TCMB Başkanı, enflasyon beklentilerinin mevcut seviyesinin para politikasında temkinli yaklaşımın korunmasını gerektirdiğini belirtti. Para Politikası Kurulunun faiz kararlarını her toplantıda güncel ekonomik veriler ve enflasyon görünümü doğrultusunda değerlendirdiğini ifade eden Karahan, politika faizinin belirlenmesinde gerçekleşen enflasyon, enflasyon beklentileri ve fiyat artışlarının ana eğiliminin dikkate alındığını aktardı. Karahan, para politikasındaki sıkılığın enflasyonun belirlenen ara hedeflerle uyumlu şekilde gerilemesini sağlayacak düzeyde tutulacağını bildirdi.
ENFLASYON HEDEFİNDEN SAPMA OLURSA SIKILAŞMA GELEBİLİR
Karahan, enflasyon görünümünün belirlenen ara hedeflerden belirgin şekilde uzaklaşması durumunda para politikası duruşunun daha da sıkılaştırılabileceği mesajını verdi. Fiyat istikrarına ulaşılıncaya kadar sıkı para politikası yaklaşımının sürdürüleceğini belirten Karahan, bu politikanın iç talep, döviz kuru ve beklentiler üzerinden enflasyondaki düşüşü destekleyeceğini ifade etti. Bu çerçevede Merkez Bankasının önümüzdeki dönemde atacağı adımlarda enflasyon verileri ve beklentilerindeki değişim belirleyici olmaya devam edecek.
CARİ AÇIKTA KONTROLLÜ GÖRÜNÜM
Küresel ekonomik koşulların Türkiye'nin dış dengesi üzerindeki etkilerine de değinen Karahan, olumsuz gelişmelere rağmen cari açığın kontrol altında tutulduğunu belirtti. Enerji fiyatlarındaki yükselişin dış ticaret ve enflasyon üzerinde baskı oluşturmasına karşın, uygulanan para politikasının makroekonomik istikrarı desteklediğini ifade etti. Karahan'ın değerlendirmeleri, Merkez Bankasının önümüzdeki süreçte hem enflasyonla mücadeleyi hem de finansal piyasalardaki riskleri yakından izlemeyi sürdüreceğini ortaya koydu.