Fonlara ilişkin yürütülen tasfiye süreci Meclis gündemine taşındı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sorunlu fonların sermaye piyasalarının genelini temsil etmediğini belirterek ekonominin temellerinin sağlam olduğunu söyledi.
131 FON İÇİN ORANLARI AÇIKLADI
Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre tasfiye halindeki 131 fon, toplam fon sayısının yüzde 4,6’sını oluşturuyor. Söz konusu fonların toplam portföy değeri içerisindeki payı ise yüzde 7,7 seviyesinde bulunuyor. Yaşanan sorunun sınırlı bir alanda kaldığını belirten Yılmaz, olumsuz etkilenen yatırımcıların haklarına yönelik adımlar atıldığını, benzer durumların yeniden yaşanmaması için de yeni tedbirlerin değerlendirildiğini ifade etti.
“SİSTEMİK BİR RİSK SÖZ KONUSU DEĞİL”
Fonlardaki gelişmelerin Türkiye ekonomisinin makro görünümü açısından bir sorun oluşturmadığını savunan Yılmaz, finans piyasalarına ilişkin güven mesajı verdi.
“Finans piyasalarımızda sistemik bir risk söz konusu değildir” diyen Yılmaz, sermaye piyasalarının yapısının sağlam olduğunu ve sorunlu fonların tasfiye edilmesinin piyasayı zayıflatmayacağını belirtti.
Yılmaz, tasfiye süreciyle potansiyel risklerin sistemden çıkarılmasının ardından sermaye piyasalarının daha güçlü bir yapıyla yoluna devam edeceğini ifade etti.
YENİ TEDBİRLER VE DÜZENLEMELER GELİYOR
Süreçte yalnızca mevcut sorunların çözülmesine değil, benzer olayların tekrar yaşanmamasına yönelik düzenlemelere de odaklanılacağını belirten Yılmaz, idari ve adli süreçlerin devam ettiğini söyledi. Vatandaşların haklarının korunması ve piyasaların güvenli şekilde işlemesi için gerekli düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirileceğini kaydeden Yılmaz, sorumluluğu bulunan kişiler konusunda gerekli işlemlerin sürdürüleceğini vurguladı.
HAZİNE ZARARLARI KARŞILAMAYACAK
Yılmaz’ın açıklamasında en dikkat çeken başlıklardan biri ise yatırımcı zararlarının nasıl karşılanacağı oldu. Süreçte ortaya çıkan özel zararların Hazine tarafından karşılanmayacağını açıkça belirten Yılmaz, özellikle risk seviyesi yüksek serbest fonlar olmak üzere fon piyasalarında bankacılık sistemindekine benzer bir devlet garantisinin bulunmadığını hatırlattı.
ÖNCELİK FONLARIN KENDİ KAYNAKLARINDA
Tasfiye kapsamında yatırımcılara yapılacak ödemelerde öncelikle fonların mevcut varlık ve kaynaklarının kullanılacağını açıklayan Yılmaz, kamu kaynaklarının devreye sokulmayacağını ifade etti. Böylece tasfiye sürecinde yatırımcıların haklarına yönelik işlemler fonların kendi kaynakları üzerinden yürütülürken, bir yandan da sermaye piyasasında benzer sorunların önüne geçecek yeni tedbirlerin hazırlanması hedefleniyor.