SON GELİŞMELER
lösev
Bize Ulaşın

Dil Seçimi

Ekonomide denge arayışı: Güven Endeksi ne gösteriyor?

Haber görseli

Şubat ayında ekonomik güven endeksinin yeniden 100 seviyesinin üzerine çıkması, ekonomide moral tarafında bir toparlanmaya işaret ediyor. Ancak bu yükseliş, güçlü bir iyimserlikten çok, belirsizlikle yoğrulmuş temkinli bir denge arayışını yansıtıyor.

ÜRETEN UMUTLU, TÜKETEN TEDİRDİN 

Veriler, ekonomideki algının aktörlere göre farklılaştığını ortaya koyuyor. Tüketici güvenindeki artış, hane halkının harcamalarında frene basmayı bıraktığını ancak hâlâ dikkatli davrandığını gösteriyor. Güvenin 100’ün altında kalması, enflasyon, alım gücü ve gelir beklentilerine ilişkin soru işaretlerinin sürdüğüne işaret ediyor. Buna karşılık reel kesim güven endeksinin 104 seviyesinin üzerinde olması, üretici cephesinde daha olumlu bir tabloya işaret ediyor. Sipariş beklentileri, üretim planları ve kapasite kullanımına dair algının görece güçlü olması, toparlanmanın önce üretim tarafında hissedildiğini düşündürüyor. Bu ayrışma, ekonomide “üretenin umutlu, tüketenin temkinli” olduğu bir tabloyu ortaya koyuyor.

İÇ TALEP VE TURİZM DESTEK, İNŞAAT BASKI ALTINDA

Sektörel kırılmada perakende ve hizmet sektörlerinin güvenini koruduğu hatta güçlendirdiği görülüyor. İç talebin tamamen çökmemesi ve turizm beklentilerinin canlı kalması, bu sektörlerde güveni ayakta tutan temel unsurlar olarak öne çıkıyor. Ancak aynı tablo inşaat sektörü için geçerli değil. Yüksek finansman maliyetleri, konut satışlarındaki yavaşlama ve maliyet baskıları, sektörde güvenin zayıflamasına neden oluyor. Bu durum, ekonomik toparlanmanın sektörler arasında homojen dağılmadığını net biçimde ortaya koyuyor.

KIRILGAN BİR YÜKSELİŞ Mİ?

Ekonomistler, güven endeksindeki yükselişin anlamlı olmakla birlikte kırılgan olduğuna dikkat çekiyor. Mevcut iyileşmenin kalıcı hale gelmesi için özellikle şu başlıkların belirleyici olacağı ifade ediliyor:

  • Enflasyonda yalnızca düşüş değil, istikrar

  • Finansmana erişimde öngörülebilirlik

  • İç talepte ani sıçrama yerine kontrollü toparlanma

  • Jeopolitik ve küresel finansal risklerin sürpriz yaratmaması

Bu koşullar sağlanmadığı takdirde, güven endeksindeki yükselişin kısa süreli bir moral toparlanması olarak kalabileceği uyarısı yapılıyor.

RAKAMLAR DENGEDE, BEKLENTİ TEMKİNLİ

Şubat ayı ekonomik güven verileri, ekonominin ne sert bir kötümserlikte ne de güçlü bir iyimserlikte olduğunu gösteriyor. Ortaya çıkan tablo, denge arayan, temkinli ama tamamen umutsuz olmayan bir ekonomi görünümüne işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde açıklanacak enflasyon, istihdam ve kredi verileri, bu temkinli iyimserliğin güçlenip güçlenmeyeceğini belirleyecek. Ekonomik güvenin kalıcı bir iyileşmeye dönüşüp dönüşmeyeceği ise, yalnızca verilerle değil, gündelik hayatın hissiyatıyla da test edilecek.

Kaynak: Haber Merkezi