Türkiye ekonomisinin enflasyonla mücadelesi, para politikasında rasyonelleşme adımlarının atıldığı Haziran 2023’ten bu yana 31 ayı aşkın süredir kesintisiz devam ediyor. Ancak gelinen noktada, hanehalkından reel sektöre kadar geniş bir kesimde ekonomik yorgunluğun derinleştiği görülüyor.
Ekonomist Levent Işık, Manşet Haber'e yaptığı değerlendirmede, alım gücünün sistematik biçimde eridiğini, kredi maliyetlerinin yüzde 50’lerin üzerine çıktığını ve sanayicinin ihracat pazarlarında rekabet gücünü kaybettiğini belirterek, bu süreçte “biraz daha sabır” söyleminin toplum nezdinde artık karşılık bulmadığını ifade etti.
OCAK ENFLASYONU UMUTLARI GÖLGELEDİ
2026 yılına girilirken piyasalarda, dezenflasyon sürecinin meyvelerinin toplanacağına yönelik beklentiler öne çıkmıştı. Ancak ocak ayı enflasyon verisi bu beklentileri ciddi biçimde zedeledi. Aylık enflasyonun piyasa beklentisi olan yüzde 4,2’nin üzerine çıkarak yüzde 4,84 olarak gerçekleşmesi, yıllık enflasyonun ise yüzde 30,65 seviyesinde kalması, Levent Işık’a göre basit bir veri sapması değil; yapısal katılıkların hâlâ ne kadar güçlü olduğunun göstergesi.
SAĞLIK, GIDA VE HİZMETLER ENFLASYONU SÜRÜKLÜYOR
Verinin detayları incelendiğinde tablo daha da netleşiyor. Özellikle sağlık grubunda görülen yüzde 14,85’lik artış dikkat çekerken, gıda fiyatlarındaki yüzde 6,59’luk yükseliş mevsim normallerinin üzerinde seyretti. Hizmet enflasyonunun ana kalemleri olan kira ve ulaştırma fiyatlarındaki katılık ise enflasyonun yalnızca talep kaynaklı olmadığını; maliyet ve yönetilen fiyatlar kanalından da beslendiğini ortaya koyuyor.
YÜZDE 19 HEDEFİ MATEMATİKSEL OLARAK ZORA GİRDİ
Işık, bu görünümün Orta Vadeli Program ve Merkez Bankası raporlarında 2026 sonu için öngörülen yüzde 19’luk üst bant hedefinin matematiksel zeminini ortadan kaldırdığını vurguluyor. Ocak ayında gerçekleşen yüzde 4,84’lük enflasyon sonrası, yılın kalan 11 ayında toplamda yalnızca yüzde 13,5’lik bir artış alanı kaldığına dikkat çekiliyor. Bu da aylık ortalama enflasyonun yaklaşık yüzde 1,15 seviyesinde tutulmasını zorunlu kılıyor.
MEVSİMSEL RİSKLER VE HİZMET ENFLASYONU GERÇEĞİ
Önümüzde Ramazan ve Kurban bayramları, eğitim harcamaları gibi mevsimsel fiyat baskılarının bulunduğunu hatırlatan Işık, hizmet enflasyonunun aylık yüzde 3’ün altına inmekte direnç gösterdiği bir ortamda, 11 ay boyunca yüzde 1,15 ortalamasının “iktisadi bir projeksiyondan çok mucize beklentisi” olduğunu ifade ediyor.
MERKEZ BANKASI ZOR BİR TERCİHLE KARŞI KARŞIYA
Bu noktada ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası için ciddi bir ikilem oluşmuş durumda. Hedeflerin yukarı yönlü revize edilmesi, erken faiz indirimi algısı yaratabilir ve döviz kurunda oynaklığa yol açabilir. Ancak diğer yandan, gerçekleşmesi giderek imkânsız hale gelen yüzde 19 hedefinde ısrar edilmesinin Merkez Bankası’nın en önemli sermayesi olan güvenilirliği zedeleyeceği uyarısı yapılıyor.
“GÜVEN OLMADAN BEKLENTİLER DÜZELMEZ”
Levent Işık’a göre, matematiği tutmayan ve sahadaki fiyatlarla örtüşmeyen hedefler piyasa aktörleri tarafından ciddiye alınmaz. Güvenin zedelendiği bir ortamda ise faizler ne kadar yüksek olursa olsun fiyatlama davranışlarının düzelmesi mümkün değil.
HEDEF REVİZYONU KAÇINILMAZ MI?
Işık, gelinen aşamada en rasyonel yolun, faiz indirimi ister ertelensin ister alınsın, enflasyon hedefinin yukarı yönlü revize edilmesi olduğunu savunuyor. Reel sektör ve piyasa oyuncularının artık “iyimser senaryolar” değil, öngörülebilir ve gerçekçi hedefler duymak istediği belirtiliyor.
BORSA VE REEL SEKTÖR İÇİN RİSK UYARISI
Önümüzdeki Enflasyon Raporu’nda hedef revizyonuna gidilmemesi halinde, bunun faturasının finansal piyasalara çıkabileceği ifade ediliyor. Mevduat faizlerinin yüzde 40’lar seviyesinde alternatif sunduğu bir ortamda, Borsa İstanbul’un ciddi satış baskısıyla karşılaşabileceği uyarısı yapılıyor. Yüksek finansman maliyetleri altında zorlanan sanayi şirketleri için ise bu durum, toparlanma umutlarının daha da zayıflaması anlamına geliyor.
“MATEMATİKLE SAVAŞILMAZ”
Ekonomist Levent Işık, dünyadaki başarılı enflasyonla mücadele programlarının ortalama 18 ayda sonuç verdiğine dikkat çekerek, 31 ayın ardından hâlâ hedeflerin tartışılıyor olmasının stratejik hatalara işaret ettiğini vurguluyor. “Matematikle savaşılmaz” diyen Işık, ölçülemeyen ve doğru hedeflenemeyen bir enflasyonla mücadelenin başarıya ulaşamayacağını ifade ediyor.
Haber: Melisa Altuntaş
