Türkiye’de kömür, petrol ve doğal gaz kullanımının oluşturduğu hava kirliliğinin sağlık ve ekonomi üzerindeki yükü yeni bir araştırmayla ortaya kondu.
Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA) ile Temiz Hava Hakkı Platformu’nun (THHP) raporuna göre, Türkiye’de PM₂.₅ hava kirliliğinin yüzde 52’si fosil yakıt kullanımından kaynaklanıyor.
Bu kirliliğin sağlık üzerindeki etkilerinin ekonomiye yıllık maliyeti ise yaklaşık 55 milyar dolar olarak hesaplandı.
MALİYET MİLLİ GELİRİN YÜZDE 4,1'İNE ULAŞIYOR
Raporda hesaplanan 55 milyar dolarlık ekonomik yük, Türkiye’nin 2024 yılı gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 4,1’ine denk geliyor.
Bu tutarın Sağlık Bakanlığının 2024 yılı bütçesinin yaklaşık 2,5 katına karşılık geldiği belirtildi.
26 BİN 500 ÖLÜMLE İLİŞKİLENDİRİLDİ
Fosil yakıtlardan kaynaklanan hava kirliliğinin sağlık üzerindeki etkileri de raporun öne çıkan başlıklarından biri oldu.
Çalışmada Türkiye’de yılda yaklaşık 26 bin 500 ölümün fosil yakıt kaynaklı hava kirliliğiyle bağlantılı olduğu belirtildi.
Kalp ve damar hastalıkları, solunum yolu rahatsızlıkları, akciğer kanseri, inme ve diyabet bu etkiler arasında gösterildi.
İŞ GÜCÜNDE 8,5 MİLYON GÜNLÜK KAYIP
Hava kirliliğinin ekonomiye etkisi yalnızca sağlık harcamalarıyla sınırlı kalmıyor.
Rapora göre çalışanların hastalık nedeniyle işten uzak kaldığı süre Türkiye genelinde yılda yaklaşık 8,5 milyon güne ulaşıyor.
Bu durumun iş gücü verimliliği üzerinde de önemli bir kayıp oluşturduğu ifade edildi.
ENERJİ İTHALATI EKONOMİK RİSKİ ARTIRIYOR
Türkiye’nin fosil yakıtlarda ithalata bağımlı olması da ekonomik yükü artıran unsurlar arasında gösterildi.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre enerji ithalat faturası, Hürmüz krizi sırasında Ağustos 2026’da geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 33,8 yükseldi.
Bu tablo, uluslararası enerji fiyatlarında yaşanan dalgalanmaların Türkiye ekonomisine doğrudan yansımasına işaret ediyor.
KARBON MALİYETİ İHRACATI DA ETKİLİYOR
Raporda Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın karbon yoğun üretim yapan Türk ihracatçılar için ilave maliyet yarattığına da dikkat çekildi.
Fosil yakıtların karbon emisyonlarının en büyük kaynakları arasında bulunması, enerji kullanımının dış ticaret üzerindeki etkisini de gündeme getiriyor.
“KİRLİLİĞİN ETKİSİ SINIRLARI AŞIYOR”
CREA Analisti ve raporun başyazarı Vera Tattari, Türkiye’de ortaya çıkan fosil yakıt kaynaklı hava kirliliğinin etkilerinin ülke sınırlarıyla sınırlı kalmadığını söyledi.
Tattari, “Araştırmamız, Türkiye’nin fosil yakıt kaynaklı hava kirliliğinin ülke sınırlarını aştığını gösteriyor. Kara kaynaklı fosil yakıt emisyonları hem Batı Asya’da hem de Avrupa’da binlerce ölüme ve milyarlarca dolarlık ekonomik kayba yol açıyor” ifadelerini kullandı.
FOSİL YAKITLARDAN ÇIKIŞ İÇİN YOL HARİTASI ÇAĞRISI
THHP Koordinatörü Deniz Gümüşel ise fosil yakıtların sağlık ve ekonomi üzerindeki etkisinin azaltılması için bir yol haritası hazırlanması gerektiğini belirtti.
Gümüşel, yeni kömürlü santrallere izin verilmemesi ve mevcut santrallerin işçiler ile bölge halkının ekonomik, sosyal ve sağlık haklarını koruyacak adil bir planla kapatılması gerektiğini ifade etti.
COP31 ÖNCESİ FOSİL YAKIT GÜNDEMİ
Türkiye’nin Kasım ayında COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanmasıyla birlikte fosil yakıtların sağlık, ekonomi ve iklim üzerindeki etkileri de yeniden gündeme taşındı.
Raporda yer alan bulgular, enerji politikalarının ekonomik maliyetinin yanı sıra halk sağlığı ve iş gücü üzerindeki etkilerini de ortaya koydu.