CHP Uşak Milletvekili Op. Dr. Ali Karaoba, Banaz ilçesine bağlı Gürlek Köyü’nde 55 köy muhtarı ve vatandaşlarla bir araya gelerek Murat Dağı havzasında planlanan nikel madenciliği projelerine tepki gösterdi.
Karaoba, projelerin bölgedeki su kaynakları, tarım alanları, meralar ve köy yaşamı üzerindeki olası etkilerinin bütüncül ve bilimsel şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
55 MUHTAR GÜRLEK KÖYÜ’NDE BİR ARAYA GELDİ
Gürlek Köyü Muhtarı Veysel Aslan’ın ev sahipliğinde düzenlenen buluşmaya 55 köy muhtarı katıldı.
Toplantıda Gürlek, Comburt ve Ayrancı köyleri başta olmak üzere bölgede planlanan nikel madenciliği projeleri ele alındı. Muhtarlar ve vatandaşlar, içme suyu kaynakları, tarım arazileri, meralar ve doğal yaşam üzerindeki olası etkiler konusunda kaygılarını dile getirdi.
Buluşmaya CHP Uşak İl Başkanı Can Ocakoğlu, İl Başkanvekili Uğur Dümen, Banaz İlçe Başkanı Ali Pekşen, parti yöneticileri ve İl Genel Meclisi Üyesi Ömür Ünlü de katıldı.
“BU SAHALAR NEDEN BÜTÜNCÜL OLARAK DEĞERLENDİRİLMİYOR?”
Karaoba, Kenz Enerji ve Madencilik tarafından planlanan açık ocak nikel madenciliği projelerinin çevresel değerlendirme süreçlerine ilişkin sorular yöneltti.
Gürlek ve Comburt çevresinde 24,79, 23,88 ve 23,60 hektarlık ayrı proje alanları bulunduğunu belirten Karaoba, sahaların aynı havza içerisinde yer aldığına dikkat çekti.
Karaoba, “Aynı şirketin aynı havzada planladığı, 25 hektarlık sınırın hemen altında kalan bu sahalar neden bütüncül olarak değerlendirilmiyor? Bir projenin çevreye verebileceği etkiyi dosyaları ayırarak ortadan kaldıramazsınız. Bu faaliyetlerin toplam etkisi bilimsel olarak incelenmelidir” dedi.
“UŞAK’IN İÇME SUYU ÜZERİNDEN RİSK ALINAMAZ”
Murat Dağı havzasının Uşak’ın su güvenliği açısından önem taşıdığını belirten Karaoba, Çokrağan Kaynağı, Küçükler Barajı ve Darı Deresi Regülatörü üzerindeki olası etkilerin bağımsız bilimsel çalışmalarla ortaya konulmasını istedi.
Karaoba, “Uşak’ta zaten su sorununu konuşuyoruz. Kuraklığı, azalan su kaynaklarını, çiftçimizin yaşadığı sıkıntıları konuşuyoruz. Şimdi bir de içme suyu kaynaklarımızla bağlantılı olabilecek alanlarda açık ocak madenciliği planlanıyor. Yeraltı sularına, tarım topraklarına ve doğal yaşama etkileri bilimsel olarak açıklığa kavuşturulmadan bu projelere onay verilmesini kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
“KÖYLÜNÜN TOPRAĞI HAKKINDA KÖYLÜYÜ DİNLEMEDEN KARAR VEREMEZSİNİZ”
Toplantıya katılan 55 muhtarın ortak kaygılarının dikkate alınması gerektiğini söyleyen Karaoba, bölge halkının karar alma süreçlerine katılması gerektiğini vurguladı.
Karaoba, “Bu insanlar burada yaşıyor, burada üretiyor, hayvanlarını burada yetiştiriyor. Köylerinin geleceğiyle ilgili kararlar alınırken söz sahibi olmak istiyorlar. 55 muhtarın bir araya gelip aynı kaygıyı dile getirmesi, yetkililerin görmezden gelebileceği bir mesele değildir. Köylünün toprağı hakkında köylüyü dinlemeden karar veremezsiniz” dedi.
Karaoba ayrıca, Murat Dağı bölgesinde geçmişte yürütülen madencilik projelerine ilişkin yargı kararlarının da dikkate alınması gerektiğini belirtti.
“MURAT DAĞI SAHİPSİZ DEĞİLDİR”
İlgili bakanlıklara ve yetkili kurumlara çağrıda bulunan Karaoba, projelerin ÇED süreçlerinin, su kaynaklarına etkilerinin ve hukuki dayanaklarının kamuoyuna açık biçimde değerlendirilmesini istedi.
Karaoba açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Biz madenciliğe değil, suyumuzun, toprağımızın ve köylerimizin geleceğinin riske atılmasına karşıyız. Bir şirketin çıkarı, binlerce insanın temiz suya erişim hakkından daha değerli olamaz. Gürlek yalnız değildir. Comburt yalnız değildir. Ayrancı yalnız değildir. Murat Dağı sahipsiz değildir! Uşak’ın suyunu, toprağını ve geleceğini savunmaya devam edeceğiz.”