Türkiye ile Birleşik Krallık arasında temiz enerji, sürdürülebilir finansman ve yeni yatırım modellerine yönelik işbirliği imkanları İstanbul’da düzenlenen konferansta değerlendirildi.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Genel Merkezi’nde, “COP31’e Doğru Enerji Dönüşümünü Hızlandırmak” temasıyla Türkiye-Birleşik Krallık Temiz Enerji ve Sürdürülebilir Finans Konferansı gerçekleştirildi.
OLPAK: YENİ İŞBİRLİĞİ MODELLERİ GEREKİYOR
DEİK Başkanı Nail Olpak, Türkiye’de yeşil yatırımların hızlandırılması için yeni işbirliği modellerine ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Birleşik Krallık’ın sürdürülebilir finans alanındaki uzmanlığının Türkiye’nin proje kapasitesiyle bir araya gelmesinin önemine işaret eden Olpak, bunun Türkiye’de ve üçüncü ülkelerde yeni yatırımların finansmanına katkı sağlayabileceğini belirtti.
Olpak, yenilenebilir enerji, şebeke modernizasyonu, enerji depolama ve deniz üstü rüzgâr enerjisinde önemli yatırım fırsatları bulunduğunu ifade etti.
“UZUN VADELİ YATIRIMLAR SERMAYE VE GÜVEN GEREKTİRİR”
Enerji ve altyapı yatırımlarının uzun vadeli olduğuna dikkati çeken Olpak, bu süreçte finansman kadar güven unsurunun da belirleyici olduğunu vurguladı.
Olpak, “Bunlar uzun vadeli yatırımlar ve uzun vadeli yatırımlar iki şey gerektirir, inanıyorum ki: sermaye ve güven. Finansın belirleyici hale geldiği yer burasıdır.” dedi.
Türkiye ve Birleşik Krallık’taki şirketlerin, kalkınma bankalarının, ihracat kredi kuruluşlarının ve özel finansman kurumlarının birlikte hareket etmesinin önem taşıdığını belirtti.
TÜRKİYE'NİN 2035 HEDEFİ 120 GİGAVAT
Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosu ve Doğu Avrupa ve Orta Asya Ticaret Müsteşarı David Reed, Türkiye’nin temiz enerji alanında iddialı hedeflere sahip olduğunu söyledi.
Reed, Türkiye’nin 2035 yılına kadar güneş ve rüzgâr enerjisinde 120 gigavat kapasiteye ulaşmayı hedeflediğini belirtti.
Türkiye’nin ayrıca kara rüzgâr enerjisini deniz üstü rüzgâr yatırımlarıyla desteklemeyi, nükleer enerji kapasitesini artırmayı ve küçük modüler reaktör teknolojisini devreye almayı planladığını aktardı.
DENİZ ÜSTÜ RÜZGÂRDA 5 GİGAVAT HEDEFİ
Türkiye’nin 2035’e kadar 5 gigavat deniz üstü rüzgâr enerjisi kapasitesine ulaşmayı hedeflediğini belirten Reed, Birleşik Krallık’ın bu alandaki tecrübesine dikkati çekti.
Birleşik Krallık’ın yaklaşık 15 gigavat kurulu deniz üstü rüzgâr kapasitesine sahip olduğunu söyleyen Reed, bu kapasitenin 2030’a kadar 50 gigavata çıkarılmasının planlandığını ifade etti.
Reed, İngiliz şirketlerinin Türkiye’deki enerji yatırımlarına yönelik hazırlıklarını sürdürdüğünü, Marmara Denizi’ndeki deniz üstü rüzgâr programına da İngiliz uzmanlığının katkı sağladığını kaydetti.
NÜKLEER VE ŞEBEKE YATIRIMLARI DA GÜNDEMDE
Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki potansiyel işbirliği alanlarından birinin de nükleer enerji olduğu belirtildi.
Reed, küçük modüler reaktörlerin yanı sıra yüksek gerilim doğru akım sistemleri, dijital şebekeler ve esneklik piyasalarında Birleşik Krallık’ın deneyiminin Türkiye’deki projelere katkı sağlayabileceğini ifade etti.
“BİRLEŞİK KRALLIK UZUN VADELİ ORTAK OLMAK İSTİYOR”
Temiz enerji dönüşümünün yüksek miktarda özel sektör yatırımı gerektirdiğine dikkati çeken Reed, ihracat kredi kuruluşları, kalkınma bankaları, ticari kredi kuruluşları ve kurumsal yatırımcıların süreçte önemli rol oynayacağını söyledi.
Reed, “Temiz enerji dönüşümü, neslimizin en belirleyici ekonomik fırsatlarından biridir. Birleşik Krallık, bu gelecek inşa edilirken Türkiye'nin uzun vadeli ortağı olmak istiyor.” ifadelerini kullandı.
ÖZEL SEKTÖRÜN ROLÜNE VURGU
DEİK/Türkiye-Birleşik Krallık İş Konseyi Başkanı Murathan Kalyoncu da enerji sektörünün iki ülke arasındaki işbirliğinin geliştirilebileceği önemli alanlardan biri olduğunu belirtti.
Enerji dönüşümünün yalnızca hükümetlerin çalışmalarıyla gerçekleştirilemeyeceğini vurgulayan Kalyoncu, özel sektörün yatırım, inovasyon ve yeni projelerin geliştirilmesinde kritik rol üstlendiğini ifade etti.
Kalyoncu, COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olmasının temiz enerji, sürdürülebilir yatırımlar ve uluslararası işbirliğinin önemini artırdığını söyledi.