ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan Jeffrey Epstein’e ilişkin yayımlanan yeni belgeler, finans ve siyaset bağlantılarının ötesinde farklı bir boyutu ortaya koydu. Açıklanan dokümanlar, Epstein’e düzenli aralıklarla nadir toprak elementleri ve stratejik mineraller hakkında ayrıntılı brifingler iletildiğini gösteriyor. 30 Ocak’ta kamuoyuna yansıyan belgelerde, özellikle küresel nadir element tedariki ve büyük güçler arasındaki rekabete odaklanan analizlerin yer aldığı görülüyor.
ÇİN’İN NADİR ELEMENT HAKİMİYETİ MERKEZDE
Epstein’e gönderilen sunumlarda nadir toprak elementleri, enerji dönüşümü ve yüksek teknoloji üretimi için kritik girdiler olarak tanımlanıyor. Belgelerde, hibrit araçlar ve düşük karbon teknolojilerinde kullanılan 17 elementten oluşan bu grubun küresel güç dengeleri açısından stratejik önemde olduğu vurgulanıyor. Sunumlara göre Çin, dünya nadir element üretiminin yaklaşık yüzde 95’ini gerçekleştiriyor. Pekin yönetiminin ihracatı kısarak fiyatları artırma stratejisinin küresel piyasayı etkilediği, bir dönemde nadir element oksit fiyatlarının ton başına 200 bin doların üzerine çıktığı belirtiliyor. Belgelerde Japonya’nın nadir element tedarikinde Çin’e büyük ölçüde bağımlı olduğu, bu bağımlılığı azaltmak amacıyla alternatif kaynak arayışında bulunduğu da aktarılıyor.
MOĞOLİSTAN “ALTERNATİF KAYNAK” OLARAK SUNULDU
Dosyalarda en ayrıntılı biçimde ele alınan ülke ise Moğolistan. Epstein’e iletilen materyallerde ülkenin nadir toprak elementlerinin yanı sıra uranyum, bakır, kömür ve altın rezervleri yatırım perspektifiyle inceleniyor. Moğolistan’ın Çin’e alternatif bir tedarik merkezi olarak konumlandırıldığı, doğal kaynaklarının henüz tam kapasite işletilmediği ve küresel yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğu ifade ediliyor. Ancak ülke ihracatının büyük bölümünün Çin’e yapılmasının risk oluşturduğu da not ediliyor. Belgelerde ayrıca JP Morgan ve Glencore gibi finans ve emtia şirketlerinden gelen bilgilendirme notlarına da yer verildiği görülüyor.
YATIRIM ÖNERİLERİ VE YAZIŞMALAR
2011 tarihli bir e-postada Epstein’e doğrudan nadir toprak elementleri ve değerli metaller odaklı bir yatırım fonu önerildiği anlaşılıyor. Mesajda, fon yöneticisiyle tanışmasının faydalı olabileceği belirtilerek iş planının paylaşıldığı ifade ediliyor. Epstein’in, Steve Bannon ile yaptığı yazışmalarda da Çin’in küresel etkisi, kritik mineraller ve stratejik yatırımlar gündeme geliyor. Mesajlarda Çin’in Afrika’daki mineraller, liman yatırımları ve “Bir Kuşak Bir Yol” girişimi üzerinden güç kazandığına ilişkin değerlendirmeler yer alıyor. Ayrıca Bill Gates’in eski danışmanı Boris Nikolic’in, Türkiye’de nadir element madenciliğine yönelik büyük bir yatırım planından söz ettiği yazışmalar da dosyalarda bulunuyor.
JEOPOLİTİK YATIRIM PERSPEKTİFİ
Belgeler, Epstein’e yapılan bilgilendirmelerin yalnızca ekonomik getiri odaklı olmadığını; aynı zamanda kritik hammaddeler üzerinden şekillenen küresel güç rekabetini analiz eden jeopolitik bir çerçeve sunduğunu ortaya koyuyor. Sunumların temel mesajı, nadir toprak elementlerinin petrol kadar stratejik hale geldiği ve erken dönemde alternatif kaynaklara yatırım yapan aktörlerin avantaj sağlayacağı yönünde. Açıklanan belgeler, Epstein’in finansal yatırımlarının yanı sıra stratejik madenler ve küresel güç dengeleri konusunda da düzenli bilgi aldığına işaret ediyor.
Kaynak: AA

