Hükümet, temmuz ayında yüzde 29,6 seviyesine ulaşan atıl işgücü sorununu çözmek için harekete geçti. Özellikle “ev gençleri” olarak bilinen ve ne eğitimde ne istihdamda yer alan gençlerin iş gücüne katılması için yeni projeler hayata geçirilecek. 2026-2028 Orta Vadeli Program kapsamında, çocukluk döneminden itibaren üretim bilincini geliştirmeye ve işgücüne katılımı yükseltmeye yönelik adımlar öngörüldü.
SOSYAL YARDIM ALANLARA ÖZEL DESTEK
Potansiyel işgücündeki bireyler, iş ve meslek danışmanlığı hizmetleri aracılığıyla aktif işgücü programlarına yönlendirilecek. Sosyal yardım mekanizması ile istihdam programları arasındaki entegrasyon artırılacak. Böylece sosyal yardım alan bireylerin iş hayatına kazandırılması için beceri geliştirme ve yeniden eğitim programları yaygınlaştırılacak. Ayrıca ebeveyn izni düzenlemeleri de bakım sorumluluklarının daha adil paylaşılmasına yönelik revize edilecek.
EV GENÇLERİNİN ORANI ŞAŞIRTIYOR
Türkiye’de “ev gençleri” olarak tanımlanan, ne okuyan ne çalışan ne de iş arayan gençlerin oranı yüzde 31,3’e ulaştı. Bu da her üç gençten birinin “evde kaldığı” anlamına geliyor. OECD ülkelerinde ise bu oran ortalama yüzde 14,1 seviyesinde bulunuyor.
ATIL İŞGÜCÜ TARİHİ SEVİYELERDE
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, temmuz ayında işsizlik oranı yüzde 8 olarak açıklandı. Ancak geniş tanımlı işsizlik oranı olarak bilinen atıl işgücü, hazirandaki yüzde 32,7 seviyesinden yüzde 29,6’ya gerilese de halen tarihi yüksek seviyelerde seyrediyor.
ATIL İŞGÜCÜ
Atıl işgücü, resmi işsizlik oranına yansımayan ancak iş gücü içinde değerlendirilen kişileri kapsıyor. Üç ana grubu bulunuyor:
-
İş aramayan ancak çalışmaya hazır olanlar,
-
Mevsimlik çalışanlar,
-
Eksik istihdamda olanlar (yarı zamanlı çalışıp tam zamanlı iş isteyenler).