İstanbul'un Şile ilçesinde yaşayan 68 yaşındaki Burhan Reşid, çocukluk yıllarında dedesinin demirci atölyesinde başlayan çekiç merakını 6 binden fazla parçalık koleksiyona dönüştürdü. Dünyanın farklı ülkelerinden 31 yıldır çekiç toplayan Reşid, "Çekiçhane" adını verdiği yerde sergilediği birikimini gelecekte kurmayı planladığı müzeye taşımak istiyor.
DEDESİNİN ATÖLYESİNDE BAŞLAYAN TUTKU
1958 yılında Bağdat'ta, Şileli bir anne ile Irak Türkmeni bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Burhan Reşid, ortaokul ve lise eğitimini Şile'de tamamladı. Bu dönemde sıcak demircilik yapan dedesi Derviş Cemal'in atölyesinde çalışarak çekiçlerle tanıştı.
Daha önce iki farklı koleksiyon oluşturan Reşid, 1995 yılında çekiç biriktirmeye başladı. Koleksiyonunu çoğunlukla internet üzerinden edindiği parçalarla genişleten Reşid'e Fransa, Hollanda, İngiltere, ABD, İsveç ve Almanya'daki arkadaşları da zaman zaman yeni çekiçler buluyor.1709 TARİHLİ ÇEKİÇ DE KOLEKSİYONDA
Türk ve İslam Eserleri Müzesi'nin denetiminde kayıtlı koleksiyoner olan Reşid'in biriktirdiği parçalar, farklı dönemlerin mesleklerini ve üretim tekniklerini yansıtıyor.Koleksiyonda 1709 tarihli bir marangoz çekici, şeker kırmak için kullanılan özel bir çekiç ve üzerinde at figürü bulunan nalbant çekici yer alıyor. Farklı yüz ifadeleriyle süslenmiş sanatsal örneklerin yanı sıra savaşlarda tünel kazan lağımcıların kullandığı çekiç ve kazmalar da bulunuyor.
Reşid'in dikkat çektiği diğer parçalar arasında 1908'de patenti alınan, aranan kişilerin ilanlarını asmak için tasarlanmış bir çekiç ile Amerikan Merkez Bankasında çekleri geçersiz hale getirmek amacıyla kullanılan bir örnek de var.ÇEKİÇLER ÜLKELERİN TASARIM ANLAYIŞINI YANSITIYOR
Reşid, aynı iş için üretilen çekiçlerin ülkeden ülkeye farklı özellikler taşıdığını belirtiyor. Fransız, İngiliz ve Japon çekiçlerinin tasarımlarında belirgin ayrımlar bulunduğunu anlatan koleksiyoner, Türkiye'deki keserlerle Avrupa'daki örneklerin de birbirinden farklı olduğunu söylüyor.Parçaları değerlendirirken yalnızca yaşlarına değil, işçiliklerine ve geçmişte hangi amaçla kullanıldıklarına da dikkat eden Reşid, eski aletlerin dönemin meslek kültürüne ilişkin izler taşıdığını ifade ediyor.
EN BÜYÜK HEDEFİ MÜZE KURMAK
Burhan Reşid, yıllar içinde oluşturduğu koleksiyonun kendisinden sonra da korunmasını istiyor. Bunun için müze kurma seçeneklerini araştıran Reşid, projenin mali ve idari zorluklarının bulunduğunu belirtiyor.
Koleksiyonunun geleceğine ilişkin düşüncelerini paylaşan Reşid, "Bütün koleksiyonerlerin korkulu rüyasıdır. Benden sonra bu koleksiyon ne olacak?" sözleriyle endişesini dile getiriyor. Müze açmanın zahmetli ancak mümkün olduğunu söyleyen Reşid, "Benim nihai amacım zaten bir müze açmak." diyerek hedefini açıklıyor.