İzmir'de 2018 yılında bir inşaat şantiyesinde cansız bedeni bulunan 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık'ın ölümüne ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Aralarında dönemin Narlıdere ilçe emniyet müdürü ile inşaat şirketinin ortaklarının da bulunduğu 26 sanık hakkında hazırlanan ek iddianame mahkeme tarafından kabul edildi.
26 SANIK İÇİN 7,5 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan 262 sayfalık iddianamede, 25'i tutuklu 26 sanık hakkında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "yalan tanıklık" suçlamaları yöneltildi. Sanıkların 6 aydan 7 yıl 6 aya kadar değişen sürelerde hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Dosyada dönemin Narlıdere ilçe emniyet müdürü İ.Y, polis merkezi amiri İ.K, olay yeri ve suç inceleme birimlerinde görev yapan bazı isimler ile inşaat şirketinin ortakları M.M.T. ve oğlu M.T.T. de sanıklar arasında bulunuyor.
"DEMİR ÇUBUKLA ÖLDÜRÜLMÜŞ OLABİLECEĞİ" DEĞERLENDİRMESİ
İddianamede Büyükışık'ın ölüm şekline ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmeye yer verildi. Yeni bilgi ve bulgular doğrultusunda Büyükışık'ın sırt bölgesine sert şekilde demir çubukla vurularak öldürülmüş olabileceği yönünde kanaate varıldığı belirtildi. Bununla birlikte iddianamede, soruşturmanın ölümün gerçekleşme biçimine ilişkin varsayımsal bir kabul üzerine kurulmadığının altı çizildi. 30 Temmuz 2018 tarihli otopsi raporunda ise ölümün çok sayıda kaburga kırığı ve iç organ yaralanmalarına bağlı iç kanama sonucu meydana geldiğinin belirtildiği aktarıldı.
DELİLLERLE İLGİLİ ÇARPICI TESPİTLER
Ek iddianamenin önemli bölümlerinden birini olayın ardından delillerin nasıl toplandığı ve muhafaza edildiğine ilişkin incelemeler oluşturdu. Savcılık; olay yerinin başlangıçta korunmaması, Büyükışık'a ait eşya ve araçtaki izlerin zamanında incelenmemesi, biyolojik örneklerin yaklaşık 13 ay sonra kriminal incelemeye gönderilmesi ve olay yeri görüntülerinin uzun süre dosyaya ulaştırılmaması gibi çok sayıda aksaklık bulunduğunu belirtti.
Şantiyedeki kamera kayıtlarının tamamının temin edilmediği, sonradan dosyaya giren bir görüntünün kaynak bilgilerinin silindiği ve görüntü üzerinde oynama yapıldığına ilişkin teknik tespitlerin bulunduğu da iddianamede yer aldı. Savcılık, bütün bu unsurlar birlikte değerlendirildiğinde delillerin muhafaza zincirinin ciddi şekilde zedelendiği değerlendirmesinde bulundu.
DÖNEMİN İLÇE EMNİYET MÜDÜRÜ HAKKINDA İDDİALAR
İddianamede dönemin Narlıdere ilçe emniyet müdürü İ.Y. hakkında da çeşitli iddialara yer verildi. İ.Y'nin adli görevlendirmesi bulunmamasına rağmen olayın ilk anlarından itibaren kolluk faaliyetlerinin sevk ve idaresine dahil olduğu, şirket yöneticileriyle yoğun iletişim kurduğu ve delillere ilişkin süreçlerde etkili olduğu öne sürüldü. İ.Y'nin daha önce tanık sıfatıyla verdiği bazı beyanların gerçeğe aykırı olduğu da iddia edildi.
DOSYALAR BİRLEŞTİRİLDİ
İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi, ek iddianameyi kabul etti ve dosyanın mevcut davayla birleştirilmesine karar verdi. Böylece 26 sanık hakkındaki yeni dosya; 5 şantiye çalışanının "kasten öldürme", 8 polisin ise "görevi kötüye kullanma" suçlamalarıyla yargılandığı 13 sanıklı davayla birlikte görülecek.
OLAY 2018'DE YAŞANDI
Dorukhan Büyükışık'ın cansız bedeni 13 Mayıs 2018'de İzmir'in Narlıdere ilçesindeki Bulut Orman Evleri inşaat alanında, 7 katlı bir apartman bloğunun önünde bulunmuştu. Olayın ilk aşamasında intihar olduğu değerlendirilmişti. Ailenin şikayeti sonrasında dosyada farklı soruşturmalar yürütüldü. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde oluşturulan özel ekip de dosyayı yeniden incelemeye aldı. Bu çalışmaların ardından 21 Mayıs'ta 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, şüphelilerin tamamı tutuklanmıştı. Daha sonra bir kişi tahliye edilmişti.