Kamuoyunda “Ayhan Bora Kaplan suç örgütü” davası olarak bilinen dosyada yargılama, istinaf sürecinin ardından yeniden devam ediyor.
İlk davada 61 sanık yargılanmış, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi 3 Aralık 2024’te Ayhan Bora Kaplan’a çeşitli suçlardan toplam 68 yıl hapis cezası vermişti. Diğer sanıklardan 36’sı da farklı sürelerde hapis cezalarına çarptırılmıştı.
Daha sonraki süreçte bazı hükümler istinaf tarafından bozuldu. Operasyonu gerçekleştiren bazı polisler, Kaplan’ın avukatları ve “M7” kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik hakkında açılan dosyalar da ana dosyayla birleştirildi. Böylece yeniden görülen dava 76 sanıklı hale geldi.
SERDAR SERTÇELİK DOSYANIN EN ÇOK TARTIŞILAN İSİMLERİNDEN OLDU
Serdar Sertçelik, soruşturma aşamasında “M7” koduyla gizli tanık olarak ifade vermişti. Sertçelik’in beyanları, Kaplan ve bazı kamu görevlileri hakkında çeşitli iddialar içeriyordu. Daha sonra kimliğini açıklayan Sertçelik, gizli tanık yapılırken baskı, tehdit ve şantaja maruz kaldığını ileri sürdü.
Sertçelik bir dönem yurt dışına çıktı. Mayıs 2024’te Macaristan’da sahte kimlikle yakalandığı ve hakkında iade süreci yürütüldüğü kamuoyuna yansımıştı.
SERTÇELİK: “BU BİR KUMPAS”
3 Eylül’deki duruşmada ilk savunmayı Serdar Sertçelik yaptı.
Sertçelik, bazı siyasi ve emniyet mensupları tarafından takip edildiğini, yurt dışına çıkış sürecinin de bu yapının parçası olduğunu ileri sürdü. Soruşturma aşamasında kendisine baskı uygulandığını ve sahte deliller üretildiğini savundu.
Sertçelik, bazı kişilerin kendisine siyasi içerikli ifadeler kullandığını öne sürerek yaşananların önceden planlanmış bir “kumpas” olduğunu iddia etti.
“TEHDİT VE BASKIYLA GİZLİ TANIK OLDUM” İDDİASI
Sertçelik daha önceki duruşmalarda da benzer iddialarda bulunmuştu.
Kendisinin darp, tehdit ve baskıyla gizli tanık olmaya zorlandığını, “mülakat odası” olarak nitelendirdiği yerde kendisine ne söylemesi gerektiğinin aktarıldığını savunmuştu. Mahkeme sürecinde bu beyanların doğruluğu tartışılmaya devam ediyor.
AYHAN BORA KAPLAN SUÇLAMALARI REDDETTİ
Duruşmada daha sonra Ayhan Bora Kaplan savunma yaptı.
Kaplan, gözaltına alındığı dönemde kamuoyuna “kaçarken yakalandığı” şeklinde bilgi verildiğini ancak gözaltı sırasında hakkında yakalama kararı bulunmadığını ileri sürdü.
Emniyette bazı ifadeleri imzalamasının istendiğini savunan Kaplan, dosyanın daha soruşturmanın başından itibaren ön yargılı biçimde hazırlandığını iddia etti.
“ÖRGÜT İDDİASINA DELİL KOYAMADILAR”
Kaplan, hakkındaki suç örgütü yöneticiliği suçlamasına da itiraz etti.
Kendisine bağlı 60 kişinin bulunduğunun iddia edildiğini ancak bu kişilerle iletişim kurduğuna veya talimat verdiğine ilişkin somut delil gösterilemediğini savunan Kaplan, örgüt suçlamasının ispatlanamadığını ileri sürdü.
Kaplan’ın savunmasının özünü, dosyada örgütsel hiyerarşiyi ve emir-talimat ilişkisini ortaya koyan yeterli somut delil bulunmadığı iddiası oluşturdu.
ERDOĞAN VE 15 TEMMUZ VURGUSU
Kaplan’ın en dikkat çeken açıklaması ise medya ve siyaset üzerinden yaptığı değerlendirme oldu.
Kaplan, dosyanın başından itibaren medyada hedef gösterildiğini savunarak muhalif basının kendilerine yönelik olumsuz yayın yaptığını ileri sürdü.
“Ne kadar Cumhurbaşkanı’nı, bakanını sevmeyen varsa bize yüklendi, bizi hedef gösterdi. Sırf 15 Temmuz’da sokaklara çıktık diye.”
Kaplan’ın bu sözleri, 3 Eylül’deki duruşmanın en çok öne çıkan bölümlerinden biri oldu.
TELEFON VE MESAJ KAYITLARI DA TARTIŞMA KONUSU
Kaplan, önceki duruşmalarda Serdar Sertçelik’e ait olduğu öne sürülen bir telefonun sonradan oluşturulduğunu ve telefondaki mesajların dava sürecindeki gelişmelere göre kurgulandığını da iddia etmişti.
Ayrıca bazı kişiler arasındaki görüşmelerin baz kayıtlarının incelenmesini talep etmişti.
AVUKATLAR DA “HUKUKA AYKIRILIK” İDDİASINDA BULUNDU
Sanık savunmalarının ardından avukatlar söz aldı.
Serdar Sertçelik’in avukatı, gizli tanık sürecinin planlı yürütüldüğünü ve müvekkilinin psikolojik baskı altında ifade verdiğini savundu.
Ayhan Bora Kaplan’ın avukatı ise soruşturmanın hukuki temellerinin tartışmalı olduğunu öne sürdü ve dosyadaki diğer gizli tanık “Ü5”in mahkemede dinlenmesini talep etti.
DAVA NEDEN BU KADAR TARTIŞILIYOR?
Dosya yalnızca Kaplan’a yöneltilen suç örgütü suçlamaları nedeniyle değil, gizli tanık Serdar Sertçelik’in daha sonra verdiği ifadeleri geri çekmesi ve soruşturma sürecindeki bazı polisleri suçlaması nedeniyle de genişledi.
Sertçelik’in yurt dışına çıkışı, gizli tanık görüşmelerine ilişkin ses kayıtlarının ortaya çıkması ve polisler hakkında ayrı soruşturma açılması, davayı zaman içinde çok daha geniş bir yargı dosyasına dönüştürdü.