VA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, küresel endeks sağlayıcısı MSCI'ın Türk hisse senetlerine yönelik bazı endeks değişikliklerini dondurma kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kararın Türkiye için önemli bir fırsat olabileceğini söyleyen Babacan, gerekli düzenlemelerin yapılmaması halinde olumsuz sonuçlarla karşılaşılabileceğini savundu. Fon piyasasında yaşanan sorunlara da değinen Babacan, yeni bir yasadan önce mevcut denetim mekanizmalarının işletilmesi ve sorumluların görevden alınması gerektiğini söyledi.
MSCI'IN TÜRKİYE KARARI İÇİN "ALLAH KORUSUN" UYARISI
MK TV'de Gizem Fidan ve Hakan Aygün'ün sorularını yanıtlayan Babacan, MSCI'ın Türkiye'ye ilişkin değerlendirme takvimini Haziran 2027'ye kadar uzatmasını yorumladı. Kuruluşun alınan önlemlerin sonuçlarını izlemek istediğini belirten Babacan, bu sürede somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
Babacan, MSCI'ın kararının Türkiye açısından doğru değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Tabii bu çok önemli fırsat eğer doğru değerlendirilirse. Doğru değerlendirilmezse o zaman Allah korusun bu iş kötüye gider yani. Aleyhimize dönebilir. Yani çok hızlı hareket etmek lazım" dedi.
MSCI, 15 Ekim'de yaptığı açıklamada Türk hisselerine ilişkin bazı endeks değişikliklerini ikinci bir duyuruya kadar durdurduğunu bildirdi. Kuruluş, Haziran 2027'ye kadar yeterli ilerleme sağlanamaması halinde Türkiye'nin gelişmekte olan piyasa sınıflandırmasının yeniden değerlendirilmesi için danışma süreci başlatılabileceğini belirtti.
"YENİ BİR YASAYA İHTİYAÇ YOK"
Türkiye'deki fon soruşturması hakkında da konuşan Babacan, hükümetin yaşanan gelişmelere karşı yeterince hızlı hareket etmediğini savundu. Mevcut Sermaye Piyasası Kanunu'nun piyasa denetimi açısından yeterli olduğunu belirten Babacan, asıl sorunun yasal düzenlemelerin uygulanmasında olduğunu ileri sürdü.
Görev ihmali veya sorumluluğu bulunan kişilerin görevden alınması gerektiğini söyleyen Babacan, "Yoksa sermaye piyasasında bu tür şeyler bir daha olmasın diye yeni bir yasaya ihtiyaç yok. Çünkü bizim SPK sapasağlam. Yani Sermaye Piyasası Kanunu sapasağlam bir kanun." ifadelerini kullandı.
Babacan, fon mağdurlarına yapılacak geri ödemeler için düzenleme gerekiyorsa bunun Meclise sunulabileceğini ancak benzer olayların önlenmesi için yeni bir kanunun zorunlu olmadığını savundu.
ERDOĞAN'IN SÖZLERİNE YANIT: "CERRAH KİM?"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın fon piyasasındaki sorunlarla ilgili kullandığı "Tıpkı bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz" sözlerini de değerlendiren Babacan, yürütülen sürecin daha şeffaf olması gerektiğini söyledi.
Devletin elindeki kayıtların kamuoyuna ayrıntılı biçimde açıklanmadığını savunan Babacan, soruşturma ve denetim süreçlerini kimin yönettiğinin netleştirilmesini istedi.
Babacan, "Fakat şu anda bu neşter kimin elinde? Bu operasyonu kim yapıyor? Yapılacaksa böyle bir operasyon kim yapıyor? Sorumlusu kim?" sözleriyle hükümete sorular yöneltti.
Fon piyasasında yaşanan sorunların ortaya çıkmasında ihmali veya sorumluluğu bulunan yöneticilerin görevlerine devam edip etmediğinin açıklanması gerektiğini belirten Babacan, aynı kişilerin çözüm sürecinde görev almasının doğru olmayacağını savundu.
"BU İŞİN SİYASİ SORUMLUSU KİM?"
Fon mağdurlarına geri ödeme yapılmasına ilişkin kanun teklifinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelerine de değinen Babacan, düzenlemenin siyasi sorumlularının komisyonda bulunmamasını eleştirdi.
Geçmişte bakanlık yaptığı dönemde hazırlanan kanun tekliflerini komisyonlarda bizzat savunduğunu hatırlatan Babacan, fon soruşturmasına ilişkin düzenlemede de yetkililerin kamuoyuna açıklama yapması gerektiğini söyledi.
Babacan, "Bu işin siyasi sorumlusu kim? SPK Başkanı yok. Komisyonda yok." ifadelerini kullanarak sorumluluk üstlenilmesi çağrısında bulundu.
DEVA Partisi lideri, fon piyasasındaki sorunların çözülmesi için şeffaflığın artırılması, sorumluların belirlenmesi ve yatırımcıların haklarının korunması gerektiğini ifade etti.