Adalet Bakanı Akın Gürlek, katıldığı canlı yayında Türkiye'nin gündemindeki Gülistan Doku soruşturmasına dair önemli açıklamalarda bulundu. 2020 yılında başlayan soruşturmanın 2025 yılında gelen yeni ihbar ve delillerle hareketlendiğini belirten Gürlek, "Burada bizim tek uğraşımız, kızcağızımızın bir mezarı varsa ailesinin yerini bilmesi ve dua etmesidir. Başsavcılığımız bu konuda çok titiz bir çalışma yürütüyor" ifadelerini kullandı.
GİZLİ TANIK BEYANLARI VE DELİL KARARTMA İDDİALARI
Soruşturmanın seyrini değiştiren gelişmelere değinen Bakan Gürlek, dosyadaki gizli tanık beyanlarının kamera kayıtları ve HTS verileriyle örtüştüğünü vurguladı. Gizli tanığın "Naaş önce buraya gömüldü, sonra yeri değiştirildi" dediğini aktaran Gürlek, sim kart verilerinin ve hastane kayıtlarının silindiğine dair tespitlerin bulunduğunu söyledi. "Ceset yoksa cinayet yoktur" tabirinin yanlış olduğunu belirten Bakan, yargının delillere göre hareket ettiğini hatırlattı.
"YARGI DOSYANIN KAPAĞINDAKİ İSME BAKMAZ"
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'e yönelik suçlamalar ve tutuklamalar hakkında konuşan Gürlek, yargının bağımsızlığına vurgu yaptı. Gürlek, "Yargı; vali, kaymakam veya siyasetçi ayrımı yapmaz. Dosyanın kapağındaki isme, makama veya mevkiye bakmaz; sadece suç var mı yok mu ona bakar" dedi. Firari şüpheli Umut Altaş hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını hatırlatan Bakan, adaletin tesisi için tüm delillerin toplanmaya devam ettiğini belirtti.
HASSAS DOSYALAR İÇİN ÖZEL EKİP KURULDU
Kamuoyunda infial yaratan ancak takipsizlikle sonuçlanan dosyalar için Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde özel bir ekip kurduklarını açıklayan Gürlek, bu dosyaların "farklı bir gözle" yeniden incelendiğini söyledi. Bakanlık olarak soruşturma makamı olmadıklarını ancak gözden kaçan bir detay olup olmadığını titizlikle analiz ettiklerini ve ilgili savcılıklarla müzakere yürüttüklerini ifade etti.